Teminat Senetleri Üzerine İnceleme

Arslan | Ataman > Makale ve Yayınlar > Uncategorized > Teminat Senetleri Üzerine İnceleme

TEMİNAT AMACIYLA DÜZENLENEN KAMBİYO SENETLERİ  ÜZERİNE BİR İNCELEME 

Kadir Arslan* 

GİRİŞ 

Kıymetli evrakın özellik arz eden bir alt türü olan ve içerdiği hak açısından sadece para  alacakları için düzenlenebilen kambiyo senetleri1, hukukumuzda poliçe, bono ve çek için  kullanılan genel ifadedir. İtalyanca kökenli olan “kambiyo” kelimesi, paranın değiş-tokuşu  anlamını taşımaktadır2. Kambiyo senetlerinin konusunun para alacağı olması ve taraflar  arasında paranın tedavülü işlevini görmesinden dolayı poliçe, bono ve çeki betimlemek için  kambiyo senetleri ifadesi kullanılmaktadır. 

Hukukumuzda kambiyo senetlerinin oldukça sıkı şekil şartlarına tabi olduklarını ve özel  hükümler ile düzenlendiklerini görmekteyiz. Hızlı tedavül edilebilmesi ve çeşitli işlevleri  yerine getirebilmesi nedeniyle uygulamada yoğun şekilde kullanılan kambiyo senetlerinin ticari  hayatta işlem güvenliğini sağlamak amacıyla bu sıkı düzenlemelere tabi olduklarını söylemek  mümkündür3. Kambiyo senetleri uygulamada ödeme, kredi, vadelendirme gibi işlevleri yerine  getirmenin yanı sıra yoğun olarak teminat amacıyla da kullanılmaktadır. Zira kambiyo senedi  alacaklısının daha hızlı ve özel bir takip yolu olan kambiyo senetlerine dayalı takip yoluna (İİK  md. 167-170) başvurabilmesi, alacaklının alacağını ispat yükünün olmaması, yine uygulamada  kambiyo senedine dayanarak ihtiyati haciz kararı almanın daha kolay olması gibi sebeplerden  ötürü alacağın teminatı için ticari hayatta alacaklılar tarafından sıkça kambiyo senedi talep  edilmektedir. Bununla beraber, kambiyo senetlerinin niteliği ve sıkı şekil şartlarına tabi  olmasından ötürü özellikle teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin kavram ve içerik  olarak uygulamada karışıklığa yol açtığı ve hem doktrinde hem de yüksek mahkeme  içtihatlarına konu oldukları görülmektedir. 

Biz de bu çalışmamızda kambiyo senetleri konusunu teminat amacıyla düzenlenen  kambiyo senetleri özelinde inceleyecek; kambiyo senetlerinin genel özelliklerine, teminat  işlevlerine, ileri sürülebilecek def’ilere ve uygulamada karşılaşılan sorunlara çalışmamızda yer  

  

* Avukat (İstanbul Barosu – 43889), Arabulucu (10871), Türk Alman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel  Hukuk Doktora Programı Öğrencisi. Orcid numarası: 0000-0002-4002-386X. 

1 Mehmet Bahtiyar, Kıymetli Evrak Hukuku, 17. Bası, 2019, Beta Yayınevi, s.45 

2 Abuzer Kendigelen ve İsmail Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku (Kıymetli Evrak Hukuku), 1. Bası, 2019, On İki  Levha Yayınevi, s.123 

3 Kendigelen ve Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku, s.125

vereceğiz. Bu kapsamda özellikle doktrindeki görüşler ve yüksek mahkeme içtihatları ışığında  teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerine yönelik bir çerçeve oluşturmaya çalışacağız.  

  1. KAMBİYO SENETLERİ VE TEMİNAT UNSURU 
  2. Kavram 

Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nda “teminat senedi” olarak adlandırılan bir kıymetli  evrak türü bulunmasa da4teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin uygulamada çoğu  zaman “teminat senedi” olarak tanımlandığı görülmektedir. Ancak bu ifade doktrinde bizim de  katıldığımız görüş tarafından eleştirilmektedir5. Zira kambiyo senetlerine hâkim olan soyutluk  (mücerretlik) ilkesi uyarınca bu senetler, düzenlenme sebepleri olan temel ilişkiden soyutturlar.  Bu sebeple bir kambiyo senedi teminat amacı ile düzenlenmiş olsa dahi bu durum –şekil  şartlarını ihtiva ettiği sürece– senedin niteliğini değiştirmeyeceği için bu tür senetlerin teminat  senedi olarak anılması doğru değildir. Teminat senedi ifadesi yerine bizim de çalışmamızın  başlığında kullandığımız “teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senedi” ibaresinin  kullanılması daha doğru olacaktır. 

Kambiyo senetlerinin teminat olarak düzenlenmesi konusunu incelerken kavram  karışıklığına yol açmamak için kısaca rehin cirosu ve cironun teminat işlevi konularına da  değinmekte fayda görüyoruz. TTK md. 689 uyarınca senedin arkasına bedeli teminattır kaydı  düşülerek yapılacak olan ciro, rehin cirosu hükmünde olacaktır. Rehin cirosu ile senedi elinde  bulunduran hamil kural olarak senetten doğan bütün hakları kullanabilmekte ancak senedi  üçüncü kişilere devir amacıyla ciro edememektedir. Bizim çalışmamızın konusu, kambiyo  senedinin keşideci/düzenleyen tarafından başlangıçta teminat amacıyla düzenlenerek lehtara  verilmesi olduğu için rehin cirosu çalışma konumuzun dışındadır.  

Kambiyo senetlerinde teminat konusu cironun işlevleri ile ilgili olarak da gündeme  gelmektedir. Kanunen emre yazılı senet olarak sayılan kambiyo senetleri, ciro ve zilyetliğin  devri ile üçüncü kişilere devredilebilmektedir. Bu kapsamda devir cirosunun temlik, teşhis ve  teminat olmak üzere üç ayrı işlevi bulunmaktadır6. Temlik işlevi, senet üzerindeki hak  sahipliğinin devri anlamına gelirken, teşhis işlevi ile senetteki ciro zincirine bakılarak hak  sahipliğinin tespit edilebilmesi kastedilmektedir. Temlik ve teşhis işlevlerinin yanı sıra devir  

  

4 Hasan Pulaşlı, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 8. Bası, Adalet Yayınevi, 2020, s.263. 5 Ayşe Odman Boztosun, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı, Legal Hukuk Dergisi, S.53, s.1487. Yazar,  teminat senedi ifadesi yerine “teminat kaydı” ibaresini tercih etmektedir. İçerik olarak yazara katılmakla birlikte,  bu ifadenin TTK md. 689’da düzenlenen rehin cirosu (“bedeli teminattır” kaydı) ile karıştırılma ihtimali olduğu  için biz bu ifadeyi kullanmayı tercih etmiyoruz. 

6 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.211; Bahtiyar, age, s.80

cirosunun teminat işlevi ile ifade edilen ise cirantanın yapmış olduğu devir cirosu ile  kendisinden sonra gelenlere karşı sorumluluk altına girmesidir. Görüleceği üzere devir  cirosunun temlik işlevi ile çalışma konumuzun doğrudan ilgisi bulunmadığı için bu husus da  çalışma konumuzun dışında kalmaktadır. 

  1. Kambiyo Senetlerinin Özellikleri 

Kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olduğuna, kanunen emre yazılı olduğuna7,  temel borç ilişkisinden mücerret olduğuna, sadece para alacağını ihtiva edebildiğine yukarıda  değinmiştik. Kambiyo senetlerinin ortak özelliklerinden bir diğeri ve çalışma konumuz ile  doğrudan ilgili olan unsur ise kambiyo senetlerinin kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi/havalesi  içermesidir. Bu kapsamda bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini (TTK  md. 776/1-b) içermesi gerekirken, poliçe ve çekin belirli bir bedelin ödenmesi hususunda  kayıtsız ve şartsız havaleyi (TTK md.671/1-b ve md.780/1-b) içermesi gerekmektedir. Bu  kayıtlar kambiyo senedi açısından zorunlu şekil şartı olup, eksikliği halinde senedin geçersizliği  sonucu doğmaktadır8

Kambiyo senedinin konusunu oluşturan alacağın herhangi bir kayda veya şarta  bağlanamaması özellikle bu senetlerin teminat olarak verildiği durumlar açısından önem arz  etmektedir. Zira teminatın niteliği gereği alacaklı tarafından teminata başvurulabilmesi için bazı  şartların varlığı aranmaktadır. Bu durum ise senet metninde yer alan ibarenin kayıtsız ve şartsız  olmasını engellemekte ve doğrudan senedin geçersizliği sonucunu doğurabilmektedir. 

  1. TEMİNATA İLİŞKİN KAYITLAR VE KAMBİYO SENEDİNE  ETKİLERİ 

Kambiyo senedini teminat amacıyla düzenlemeye yönelik olarak verilecek beyanlarda,  içerik olarak esaslı bir fark olmasa da doktrinde farklı sınıflandırılmalar yapıldığı  görülmektedir9. Kanaatimizce söz konusu teminat kayıtlarını, öncelikle senet metninde yer alan  

  

7 Kambiyo senetleri kanunen emre yazılı olmakla beraber, poliçe ve bononun nama yazılı olması da mümkündür.  Bununla beraber çek, nama, emre veya hamiline yazılabilen tek kambiyo senedi türüdür. 8 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.146, 165 ve 279. 

9 Bu konuda Çamoğlu, teminat kayıtlarını somut kayıtlar, soyut kayıtlar ve senede yansımamış teminat anlaşması  şeklinde üçe ayırmaktadır. (Ersin Çamoğlu, Kambiyo Senetlerinde Borçlunun Defileri, Banka ve Ticaret Hukuku  Dergisi, C.35, S.3, 2019, s.25-26); Öte yandan Pulaşlı, teminat kayıtlarını soyut kayıtlar, temel ilişkiye atıf yapan  kayıtlar ve senedin ödemesini şarta bağlayan kayıtlar şeklinde üçe ayırmakta, senet metninde yer almayan kayıtları  teminat kayıtlarından ayrı bir başlık altında incelemektedir (Pulaşlı, age, s.267); Odman Boztosun ise soyut  kayıtlar, asıl borç ilişkisini gösteren ancak senette belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlamayan kayıtlar ve  asıl borç ilişkisini gösterip göstermemesi önemli olmaksızın senette belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlayan  kayıtlar şeklinde üçlü bir ayrım yapmaktadır. (Odman Boztosun, agm, s.1492); 

ve senet metninde yer almayan (ayrı bir belgede düzenlenen) kayıtlar şeklinde gruplandırmak  daha sistematik olacaktır. Senet metninde yer alan kayıtları ise soyut kayıtlar ve temel ilişkiyi  gösteren somut kayıtlar şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutmak uygun olacaktır10.  

  1. Senet Metninde Yer Alan Kayıtlar 

1.1. Soyut Kayıtlar 

Senet metninde veya senet üzerinde herhangi bir yerde bulunan teminat senedi veya  teminat içindir türündeki kayıtlar taraflar arasındaki temel ilişkiyi göstermede yetersiz oldukları  için soyut teminat kayıtları olarak kabul edilmektedirler. Doktrinde senet üzerinde yer alan bu  türdeki soyut teminat kayıtlarının yazılmamış sayılacağı ve senedin kambiyo vasfını ortadan  kaldırmayacağı ifade edilmektedir11.  

Bu noktada Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da doktrindeki görüş ile aynı doğrultuda  olduğunu söylemek mümkündür. Yargıtay, kambiyo senedi üzerinde “teminat senedidir” ve  benzer şekilde yer alan kayıtları soyut teminat kaydı olarak görmekte ve hangi hukuki ilişkinin  teminatı olarak düzenlendiği açık olmayan senetlerde bu kayıtların senedin kambiyo vasfına  etki etmeyeceğini belirtmektedir12

1.2. Temel İlişkiyi Gösteren-Somut Kayıtlar 

Senet metnindeki teminat kaydı, yukarıda belirtildiği gibi soyut bir kayıt olabileceği gibi  uygulamada taraflar arasındaki temel ilişkiyi, diğer bir ifade ile teminat altına alınan borcun  kaynağını gösteren kayıtlar kullanıldığı da görülmektedir. Bu kapsamda örneğin senet üzerine  

  

10 Bilge Aytuğar, Çekte Rehin Cirosu ve Teminat Çeki Uygulaması, Terazi Hukuk Dergisi, C.15, S.163, 2020,  s.493-494 

11Reha Poroy ve Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 22.Bası, 2018, Vedat Kitapçılık, s.268; Hüseyin  Ülgen, Mehmet Helvacı, Abuzer Kendigelen ve Arslan Kaya, Kıymetli Evrak Hukuku, 9. Bası, 2014, On İki Levha  Yayınevi, s.252-253; Kendigelen, (Kıymetli Evrak Hukuku), s.190; Çamoğlu, agm, s.26; Odman Boztosun, agm,  s.1492; Aytuğar, agm, s.493;  

12 Bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını  ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı  denilmektedir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E. 2020/591 K. 15.09.2020 T.)” 

Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Takipte dayanılan  20.10.2013 vade tarihli ve 13.500,00 TL tutarlı bononun arka yüzünde “teminat senedidir” ibaresi bulunmaktadır.  Bonoda teminat kaydı varsa da neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu ibare bononun mücerrettik vasfını  ortadan kaldırmaz. Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin  ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile  teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve  2001/12-233 E., 2001/257 K.; 20.06.2001 gün ve 2001/12-496 E., 2001/534 K.; 24.02.2010 gün ve 2010/19-67  E., 2010/99 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir.(Yargıtay HGK 2017/1140 E. 2018/563 K.  28.03.2018 T.)” 

“Somut olayda; takip dayanağı bonunun arkasında “teminat senedidir” ibaresi mevcut ise de hangi hukuki ilişkinin  teminatı olduğu açıkça yazılmamış olup bono üzerindeki bu ibare tek başına senedin teminat senedi olduğu  iddiasını ispata yeterli değildir. (Yargıtay 12. HD 2016/7745 E. 2016/25709 K. 20.12.2016 T.)”

01.01.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklı borçların teminatıdır şeklinde bir ibare koyulması  halinde taraflar arasındaki temel ilişkiye senet üzerinde yer verilmiş olmaktadır.  Senet üzerindeki soyut kayıtların aksine, temel ilişkiyi gösteren kayıtlar açısından  doktrinde bir görüş birliği olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu hususta Odman Boztosun,  belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlamadan sadece temel ilişkiyi gösteren kayıtların  senedin geçerliliğine etki etmediğini, bunun karşısında ödeme için belirli bir şart öngören  kayıtların ise senedi geçersiz kılacağını savunmuştur13. Çamoğlu ise, ödemeyi belirli bir şarta  bağlayan kayıtların senedi geçersiz kılacağı konusunda Odman Boztosun ile aynı görüşte  olmasına karşın, bu yönde bir şart içermese dahi temel ilişkiyi gösteren kayıtların da dolaylı bir  şart öngördüğü için senedin geçersizliğine yol açacağını ifade etmiştir14. Kendigelen de benzer  şekilde, mücerret bir teminat kaydına yer vermek yerine bir adım öteye geçerek senet metninde  temel ilişkiye atıf yapılmasının, ödemeyi temel ilişkideki bir şarta bağlama iradesini  yansıtmasından ötürü bu kayıtların senedin geçersizliğine sebep olacağını savunmaktadır15.  Kanaatimizce de senet metni üzerinde temel ilişkiye atıf yapıldığı bir durumda kambiyo  senedinin mücerretliğinden söz edebilmek mümkün olmayacağı için bu durumda senedin  kambiyo vasfını yitirmesi söz konusu olacaktır. 

Senet metninde yer alan teminat kayıtlarının hangi koşullarda senedin kambiyo vasfını  ortadan kaldıracağı hususunda Yargıtay’ın ifayı belirli bir şarta bağlayan, taraflar arasındaki  sözleşmeye atıf yapan (tarih, konu veya tarafların belirtilmesi gibi) ya da sair şekilde temel  ilişkiyi gösteren kayıtları senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıran kayıtlar olarak kabul ettiği  ve kambiyo senedinin geçersizliğine hükmettiği görülmektedir.16 

  

13 Odman Boztosun, agm, s.1492 

14 Çamoğlu, agm, s.25-26 

15 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.191; Abuzer Kendigelen, Çek Hukuku, 6. Bası, 2021, On İki Levha  Yayıncılık, s.193-194; benzer şekilde Aytuğar da, senet üzerinde temel ilişkinin gösterilmesinin mücerretlik  ilkesine aykırı olacağını ve senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını ifade etmektedir. (Aytuğar, agm, s.494) 16 “Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda  mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile  takip yapılamaz. Örneğin “hisse devrinin teminatıdır”, “… ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır”, “eseri …….  tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir” şeklindeki kayıtlar. Bononun  teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği  için hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; düzenleyen tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı  da ileri sürülebilir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E. 2020/591 K. 15.09.2020 T.)” 

“Somut olayda, takip konusu senedin arka yüzünde, “İş bu senet teminat senedidir. İşbu senet 27.11.2019 tarihinde  Antalya ili, Serik İlçesi1406 parselde bulunan gayrimenkul satışına istinaden tanzim edilmiştir” ibarelerinin  bulunduğu dolayısıyla senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunu da açıklayacak şekilde teminat olarak verildiği,  kaldı ki dosyada mevcut 03.03.2020 tarihli ek protokol ve alacaklının 17.10.2020 tarihli cevap dilekçesi hep  birlikte değerlendirildiğinde senedin teminat olarak verildiği, Senedin arka yüzünde yer alan şerh ile bahsi geçen  beyan ve belgelere göre, veriliş nedeninin taşınmaz satım sözleşmesi olduğunun anlaşılması karşısında, senedin,  Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-b maddesinde belirtilen “kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi” 

  1. Senet Metninde Yer Almayan Kayıtlar 

Kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlendiğine/verildiğine ilişkin kayıt her zaman  senet metninde yer almayabilir. Bazı durumlarda taraflar senet metninde bir beyanda  bulunmasalar dahi, temel ilişkiye yönelik olarak aralarında mevcut diğer sözleşme veya  belgelerde kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği yönünde bir beyanda bulunabilirler.  Söz konusu ihtimalde kambiyo senedi üzerinde senedin geçerliliğine etki edecek bir kayıt  olmadığı için taraflar arasında senetten bağımsız olarak yapılan sözleşme veya düzenlenen  belgeler senedin kambiyo vasfını etkilemeyecektir17. Bu durumda senet, üzerinde imzası  bulunan kişiler açısından hak ve borçların doğumu için geçerli kalmaya devam edecektir.  

Bu noktada taraflar arasında senet harici verilen teminat beyanlarının temel ilişki  bakımından akıbetinin ne olacağı hususunun değerlendirilmesi gerekecektir. Senet metni  dışında ayrı bir sözleşme veya belgede yer alan teminat kayıtlarının temel ilişkiye yönelik  geçerliliği açısından Yargıtay’ın oldukça sıkı bir inceleme yaptığı ve taraflar arasındaki  sözleşmede söz konusu kambiyo senedine şüphe bırakmayacak şekilde açık bir atıf yapılması  şartını aradığı görülmektedir. Bu kapsamda Yargıtay, sözleşmede ilgili senedin düzenlenme  tarihi, tarafları, bedeli ve vadesine kadar net bir şekilde belirtilmediği hallerde bu kayıtları  geçerli kabul etmemektedir18. Ancak kanaatimizce Yargıtay’ın bu katı yorumu uygulamada her  

  

unsurunu taşımadığı dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşılmaktadır.(Yargıtay 12. HD  2021/3820 E. 2021/7599 K. 16.9.2021 T.)” 

17 Odman Boztosun, agm, s. 1489 

18 “Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun  sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde  atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş  olabilir. Senedin sözleşme kapsamında verildiğinin kanıtlanması veya bu hususun tarafların kabulünde olduğu  ancak sözleşmede açıkça senedin teminat olarak verildiğinin belirtilmediği hâllerde ise; senedin sözleşme  kapsamında teminat amacıyla mı yoksa ifa amacıyla mı verildiği gündeme gelir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E.  2020/591 K. 15.09.2020 T.)” 

“Somut olayda, takip dayanağı bononun üzerinde “teminat senedi” olduğuna dair herhangi bir ibarenin  bulunmadığı, Davacı yanın dayandığı “… Arkeoloji ve Maden Müzesi Şantiyesi Elektrik Tesisat İşleri Alt  Yüklenici Ana Sözleşmesi”nin incelenmesinde, 13/07/2017 tarihli olup, taraflarının Kerte İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.  İle Oskır Mühendislik. … olduğu, sözleşmenin 7. maddesinin 2. bendinde “bu sözleşmenin konusu olan işlerin tam  ve eksiksiz yapılması amacıyla alt yükleniciden alınacak kesin teminat 450.000,00 TL tutarlı teminat senedi  olacaktır” düzenlemesinin yer aldığı ancak sözleşmenin tarafları ile dayanak senedin alacaklı ve borçlu yanları,  miktarı ve tanzim tarihleri aynı olsa da senedin vade tarihi hususunda anılan sözleşmede açık bir sarahat  bulunmadığının yanında sözleşmede senedin düzenleme tarihine açıkça bir atıf yapılmadığı, davalı alacaklının  cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanları gözetildiğinde, takibe konu bononun teminat senedi olarak  düzenlendiği yönünde kabulünün de bulunmadığı, senedin, neyin teminatı olduğu hususunun, dolayısıyla teminat  senedi olduğuna ilişkin iddianın, tarafların imzasını taşıyan ve senede açıkça atıf yapan İİK 169/a maddesinde  yazılı belgelerle kanıtlanamadığı görülmüştür. (Yargıtay 12. HD 2020/6334 E. 2021/2075 K. 24.02.2021 T.)” 

“HGK’nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği  üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile  kanıtlanmalıdır. İİK’nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu  olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. 

(Yargıtay 12. HD 2021/3820 E. 2021/7599 K. 16.9.2021 T.)”

zaman uygulanabilir değildir. Özellikle teminatın sunulması için sözleşmenin imza tarihinden  sonra belirli bir süre öngörülen hallerde veya vadenin belirlenebilir olmadığı dönemlik işlerde  sözleşmenin imzası sırasında düzenleme veya vade tarihinin belirtilmesi mümkün olmayabilir.  Bu sebeple kanaatimizce tarafları aynı olan ve sözleşmede bedeli belirtilmiş olan bir kambiyo  senedi açısından söz konusu teminat kaydının geçerli kabul edilmesi uygun olacaktır. 

III. TEMİNAT AMACIYLA DÜZENLENEN KAMBİYO  SENETLERİNDE İLERİ SÜRÜLEBİLECEK DEF’İLER 1. Kıymetli Evrakta Def’i Kavramı 

Teminat amaçlı düzenlenen kambiyo senetlerine ilişkin olarak borçlu tarafından ileri  sürülebilecek def’ileri incelemeden önce genel hatlarıyla kıymetli evrakta def’i kavramına  kısaca değinmek isteriz. Kıymetli evrakta def’i kavramı, genel olarak itirazı da içerecek şekilde  borçlunun kıymetli evraka karşı ileri sürebileceği tüm savunmalar için kullanılan geniş bir  ifadedir19. Kıymetli evrak hukukunda borçlunun def’ileri için doktrinde etkilerine ve doğum  kaynaklarına göre farklı tasnifler yapıldığı görülmektedir. Etkilerine göre def’iler, herkese karşı  ileri sürülebilen mutlak def’iler ve sadece ilgilileri arasında ileri sürülebilen nisbi def’iler olarak  ikiye ayrılmaktadır. Bunun yanı sıra kıymetli evrakta def’ileri doğum kaynaklarına20 göre; senet  metninden anlaşılan def’iler, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin def’iler21 ve şahsi  def’iler olarak üçlü bir ayrıma tabi tutmak mümkündür22

  1. Teminat Kayıtlarına İlişkin Def’iler 

Kambiyo senedi üzerinde yer verilen soyut teminat kayıtlarının senedin geçerliliğine  etki etmediğini ve bu kayıtların yazılmamış sayıldığını yukarıda izah etmiştik. Dolayısıyla bu  kayıtlar açısından senet borçlusunun ileri sürebileceği bir def’i söz konusu değildir23. Senet  borçlusunun def’i ileri sürebileceği kayıtlar, senet metninde yer alan somut kayıtlar ile senet  

  

19 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.86; Çamoğlu, agm, s. 6 

20 Öztan ise aynı ayrımı defilerin etkilerine göre ve maddi özelliklerine göre sınıflandırarak yapmaktadır. Fırat  Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2013, 18. Bası, Turhan Kitabevi, s.46-48 

21 TTK md. 659 ve 825’te kullanılan ifadeden ötürü, senetteki taahhüdün geçersizliğine ilişkin defileri “geçersizlik  defileri” olarak tanımlayan yazarlar da mevcuttur. (Poroy, a.g.e., s. 102; Sami Karahan, Zekeriyya Arı, Hayri  Bozgeyik, Tahir Saraç ve Mücahit Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, Konya 2013, Mimoza Yayınevi, s. 102;  Özgür Doğan, Kambiyo Senetlerinde Geçersizlik Defileri, 2020, Seçkin Yayıncılık, s.56. 

22 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.90; Bahtiyar, age, s.29-35

23 Senet metni üzerinde yer alan soyut teminat kayıtlarının üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarına etkisi yönünden  değerlendirme için bakınız Aytuğar, agm, s.493

metninde yer almayan ancak ilgili kambiyo senedine açık atıf yapılan teminat anlaşmalarından  ibarettir.  

2.1. Senet Metnindeki Teminat Kayıtlarına Yönelik Def’iler 

Senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki temel ilişkiyi gösteren ya da senetteki  ödeme vaadini/havaleyi şarta bağlayan kayıtların senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını  yukarıda açıklamıştık. Bu kayıtların varlığı halinde borçlu açısından senet metninden anlaşılan  bir mutlak def’i söz konusu olmaktadır24. Senet borçlusu, senet metninde yer alan bu  kayıtlardan ötürü senedin geçersizliğini herkese karşı ileri sürebilecektir25

2.2. Senet Metninde Yer Almayan Teminat Kayıtlarına Yönelik Def’iler Teminat kayıtlarına yönelik def’i ileri sürülebilecek bir diğer durum da teminat kaydının  senet haricinde bir belgede yer aldığı hallerdir. Burada artık ortada geçerli bir kambiyo senedi  olduğu için borçlunun senet metnine dayanarak bir mutlak def’i ileri sürmesi söz konusu  değildir. Doktrinde bizim de katıldığımız genel kabul, senet metninde yer almayan ancak  taraflar arasındaki sözleşme veya benzer belgelerde yer verilen teminat kayıtlarının şahsi  def’iye konu olabileceği, bu kapsamda borçlunun temel ilişkiye dayanarak alacaklıya karşı  teminat şartlarının gerçekleşmediği yönünde bir şahsi def’i ileri sürebileceği yönündedir26.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2021 yılı içerisinde vermiş olduğu bir kararda, kambiyo  senetlerinde bedelsizlik iddiasının bir şahsi def’i olduğu belirtilmiş; teminat amacıyla  düzenlenen bir kambiyo senedinde teminat altına alınan edim yerine getirilinceye kadar geçici  bedelsizliğin söz konusu olacağı, edimin yerine getirilmesi ile birlikte geçici bedelsizliğin kesin  bedelsizliğe dönüşeceği ifade edilmiştir. Edimin yerine getirilmemesi durumunda ise kambiyo  

  

24 “Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması  durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine  özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet  metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu  hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla  senet metninden anlaşılan bu def’i mutlak defi niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. (Yargıtay  HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T.)” 

25 Çamoğlu, agm, s.24-25; Karşı görüş olarak Odman Boztosun, senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki  temel ilişkiyi gösteren kayıtları, taahhüdü/havaleyi şarta bağlamadığı sürece nisbi def’i olarak kabul etmekte ve  sadece ilgililer arasında ileri sürülebileceğini belirtmektedir. Yazar bu görüşün gerekçesi olarak, teminat  kayıtlarının TTK kapsamında düzenlenen mutlak def’iler arasında sayılmadığını, aksinin kabulü halinde bu  durumunda kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracağını ifade etmektedir. Yazarın bu hususta  poliçeye ilişkin kişisel def’ileri düzenleyen 6762 sayılı TTK md. 599 hükmüne atıf yaptığı görülmektedir. Ancak  kanaatimizce TTK md. 825/1’de (6762 sayılı TTK md. 737) yer alan “Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan  alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı kim ise ona  karşı, şahsen haiz bulunduğu def’ileri ileri sürebilir.” hükmü kapsamında söz konusu kayıtların senet metninden  anlaşılan mutlak def’i olarak kabul edilmesi ve herkese karşı ileri sürülebilmesi gerekmektedir. 

26 Çamoğlu, agm, s.26-27; Kendigelen ve Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku, s.114, 191; Pulaşlı, age, s.274.

senedine ilişkin bedelsizliğin ortadan kalkacağı ve bu yönde bir def’i ileri sürülemeyeceği  vurgulanmıştır27

Bu noktada senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin kambiyo  vasfına/geçerliliğine etki edip etmediği hususunda da durmak gerekecektir. Hukuk Genel  Kurulu’nun yukarıda örnek gösterdiğimiz kararının aksine, Yargıtay’ın geçmiş tarihlerde bu  hususta birbiri ile çelişen kararlar verdiği görülmektedir28. Bir kısım kararlarda, senet üzerinde  teminata ilişkin herhangi bir ibare olmamasına rağmen sözleşmede senede atıf yapıldığı  hallerde alacağın mevcut olup olmadığının tespiti için yargılama yapılması gerekeceği ve bu  durumda kayıtsız şartsız bir ödeme vaadinden söz edilmeyeceğinden hareketle bu durumdaki  senetlerin kambiyo senedi vasfını taşımadığına hükmettiği görülmektedir29. Buna karşın  Yargıtay’ın, senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin kambiyo vasfına etki  etmeyeceğini kabul ettiği kararları da mevcuttur30. Konuyla ilgili Kuru da senedin önündeki  veya arkasındaki yazılar veya ayrı belge ile teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde bu  belgenin kambiyo senedi sayılmayacağını ve kambiyo senetlerine mahsus takibe konu  edilemeyeceğini belirtmektedir31. Benzer şekilde Ülgen de, bu hususta Kuru ile aynı görüşü  savunmakta ve Yargıtay’ın bu yönde verdiği kararlara atıf yaparak senedin teminat senedi olup  olmadığının ancak yargılama sonucunda tespit edilebileceğinden ötürü bu senetlere dayanarak  kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurulamayacağını ifade etmektedir32. Buna karşın  doktrinde senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin geçerliliğine etki  etmeyeceğini savunan yazarlar da bulunmaktadır33. Bize göre de, senet metninde teminata  yönelik herhangi bir beyanın yer almadığı hallerde artık dış dünyada şeklen geçerli bir senedin  varlığı söz konusudur. Senedin teminat amacıyla düzenlendiği ve teminat şartlarının  gerçekleşmediği iddiası ise bedelsizliğe ilişkin bir def’idir. Bu sebeple ortada şeklen geçerli bir  senet mevcutken, senet haricindeki bir belgeye dayanarak burada senedi tamamen hükümsüz  kılmak ve kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceğini savunmak yerinde değildir. 

  

27 Yargıtay HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T. 

28 Egemen Atay, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı (Teminat Senetleri), 2. Bası, Seçkin Kitabevi, 2020, s. 40 29 Atay, agm, s.40; Yargıtay HGK 2005/12-533 E. 2005/527 K. 28.09.2005 T.; Yargıtay 12 HD. 2010/32476 E.  2011/13907 K. 27.06.2011 T. 

30 Yargıtay HGK 2017/333 E. 2019/416 K. 09.04.2019 T. 

31 Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2. Bası, 2013, Adalet Yayınevi, s.753 

32 Ülgen, age, s.148-149. 

33 Karşı görüş olarak Atay, kıymetli evrakın doğum teorilerinden olan “görüşüne güven ilkesi ile birleştirilmiş akit  teorisi” gereği kambiyo senedinin doldurulup bir verme sözleşmesi ile karşı tarafa teslim edilmesi ile birlikte  doğmuş olduğunu, bu aşamadan sonra ayrı bir belge ile geçersiz kılınamayacağını, bu kapsamda tarafların ayrı bir  belgede teminat kaydına yer vermesinin senedin kambiyo vasfına ve geçerliliğine etki etmeyeceğini belirtmektedir  (Atay, age, s.60). Benzer şekilde Aytuğar da, şahsi def’ilerin senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacağını, aksi  halde kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetinin ortadan kaldırılmış olacağını ifade etmektedir (Aytuğar, agm,  s.496)

Bu hususta üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da, kendisine karşı kambiyo  senetlerine özgü haciz yoluna dayanılarak takip başlatılan borçlunun, senet metninde yer  almayan bir teminat kaydını ileri sürmesi durumunda, bu savunmanın İİK md. 169 uyarınca  itiraz mı yoksa İİK md. 170/a uyarınca şikâyet mi şeklinde değerlendirileceğidir. Yukarıda izah  ettiğimiz üzere senet metninde teminata ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı hallerde ortada  şeklen geçerli bir kambiyo senedi olacağı için burada artık borçlu tarafından şikâyet yoluna  gidilemeyeceği, ancak İİK md. 168/5 ve 169 kapsamında borçlu olmadığına yönelik bir itirazda  bulunabileceğini düşünmekteyiz. 

Senet metninde yer almayan teminat kayıtları ile ilgili son olarak senedi ciro veya teslim  ile devralan üçüncü kişilerin durumunu da incelemek gerekecektir. Bu tür teminat kayıtlarının  şahsi def’iye konu edilebileceklerini yukarıda belirtmiştik. Şahsi def’iler, kural olarak ancak  ilgilileri arasında ileri sürülebilen def’ilerdir. Bu kuralın istisnası, TTK md. 687 uyarınca  hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği haller şeklinde  düzenlenmiştir. Bu kapsamda üçüncü kişinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispat  edilemediği durumlarda, senet metnine dayanmayan teminat kaydına ilişkin def’inin üçüncü  kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Zira kambiyo senetlerinin kamu güvenliğine  sahip olması ilkesi gereği senet metninden anlaşılamayan def’ilere karşı senedi ciro ile iyiniyetli  şekilde iktisap eden üçüncü kişilerin korunması gerekmektedir34. Yargıtay içtihatlarının da bu  yönde olduğunu söylemek mümkündür35

SONUÇ 

Teminat verenler açısından masrafsız ve kolay düzenlenebilir olması, teminat alanlar  açısından ise kambiyo senedinin tedavül kabiliyetine ve icra takibinde sağladığı kolaylıklara  güvenilerek tercih edilen “teminat senedi” uygulamasının kendi içerisinde pek çok sorun  barındırdığı görülmektedir. Biz de yukarıda genel hatları ile konuya ışık tutmaya çalıştık. 

  

34 Poroy ve Tekinalp, age, s.269; Pulaşlı, age, s.274-275. 

35Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını 2004 sayılı  İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bononun  sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def’i olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687.  maddesinin 1. fıkrası uyarınca kişisel defiler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü  kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi  mümkün değildir. (Yargıtay 9. HD 2021/6671 E. 2021/11145 K. 30.06.2021 T.)” 

Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro  görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin  teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir. Senet ciro  edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin  hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. (Yargıtay HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T.)”

Teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetleri üzerinde yorum yapmak için öncelikle  teminata yönelik beyanın nerede ve nasıl yer aldığını incelemek gerekmektedir. Senet metninde  yer alan, ancak taraflar arasındaki temel ilişkiyi göstermeyen kayıtların (“teminattır, teminat  senedidir” vb.) senedin geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır. Senet alacaklısı, bu türden  kayıtlar içeren bir kambiyo senedini takibe koyabilir, borçlunun senedin teminat amacıyla  verildiği iddiası dinlenmez. Öte yandan senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki temel  ilişkiyi gösteren kayıtlar açısından ise tam tersi bir durum söz konusudur. Bu kapsamda örneğin  senet metninde bir sözleşmeye atıf yapılması ya da belirli şartın öngörülmesi halinde artık  kambiyo senetlerinde hâkim olan “kayıtsız şartsız bir ödeme vaadi/havalesi” unsuru ortadan  kalkacağı için bu tür kayıtlar senedin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmakta ve bu hususta  borçluya herkese karşı ileri sürülebilen bir def’i imkânı tanımaktadır. Diğer bir ifade ile bu tür  kayıtları içeren senetlerin senet alacaklısı yönünden bir faydası bulunmamaktadır. 

Senet metni haricinde, tarafların ayrı bir belge ile senedin teminat amacıyla verildiğini  kayıt altına aldıkları hallerde ise daha tartışmalı bir durum söz konusu olmaktadır. Öncelikle  Yargıtay’ın, senet metni dışındaki kayıtların taraflar arasında geçerli kabul edilebilmesi için bu  kayıtlarda söz konusu senede açık bir atıf yapılması şartını aradığı görülmektedir. Bunun yanı  sıra bu kayıtların sadece tarafları arasında ileri sürülebilen bir kişisel def’i olduğu hususunda  da bir tartışma yoktur. Ancak burada senet metni dışında yer alan bir teminat kaydının, senedin  geçersizliğine yol açıp açmayacağı hususunda hem doktrinde farklı görüşler ileri sürülmekte,  hem de Yargıtay’ın bu hususta birbiri ile çelişen kararları yer almaktadır. 

Sonuç olarak kanaatimizce uygulamada çok yoğun şekilde kullanılan bir hukuki  enstrüman ile ilgili açık bir kanuni düzenleme olmaması ve uygulamanın içtihatlar ile  şekillenmesi sağlıklı değildir. Özellikle birbiri ile çelişen Yargıtay kararları da göz önüne  alındığında teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin hak mağduriyetlerine yol açtığı  ortadadır. Konunun önemine istinaden kanun koyucu tarafından bu hususta mevzuatta yer alan  boşluğun giderilmesi uygun olacaktır.

KAYNAKÇA 

ATAY Egemen, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı (Teminat Senetleri), 2. Bası, Seçkin  Kitabevi, 2020. 

AYTUĞAR Bilge, Çekte Rehin Cirosu ve Teminat Çeki Uygulaması, Terazi Hukuk Dergisi,  C.15, S.163, 2020, s.481-501. 

BAHTİYAR Mehmet, Kıymetli Evrak Hukuku, 17. Bası, 2019, Beta Yayınevi. 

ÇAMOĞLU Ersin, Kambiyo Senetlerinde Borçlunun Defileri, Banka ve Ticaret Hukuku  Dergisi, C.35, S.3, 2019, s.5-35. 

DOĞAN Özgür, Kambiyo Senetlerinde Geçersizlik Defileri, 2020, Seçkin Yayıncılık. 

KARAHAN Sami, ARI Zekeriyya, BOZGEYİK Hayri, SARAÇ Tahir ve ÜNAL Mücahit,  Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, 2013, Mimoza Yayınevi. 

KENDİGELEN Abuzer ve KIRCA İsmail, Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, 2019, On İki  Levha Yayınevi. 

KENDİGELEN Abuzer, Çek Hukuku, 6. Bası, 2021, On İki Levha Yayıncılık. KURU Baki, İcra ve İflas Hukuku, 2. Bası, 2013, Adalet Yayınevi. 

ODMAN BOZTOSUN Ayşe, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı, Legal Hukuk Dergisi,  S.53, s.1487-1501. 

ÖZTAN Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku, 2013, 18. Bası, Turhan Kitabevi. 

POROY Reha ve TEKİNALP Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 22.Bası, 2018, Vedat  Kitapçılık. 

PULAŞLI Hasan, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 8. Bası, 2020, Adalet Yayınevi. 

ÜLGEN Hüseyin, HELVACI Mehmet, KENDİGELEN Abuzer ve KAYA Arslan, Kıymetli  Evrak Hukuku, 9. Bası, 2014 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.