TEMİNAT AMACIYLA DÜZENLENEN KAMBİYO SENETLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
Kadir Arslan*
GİRİŞ
Kıymetli evrakın özellik arz eden bir alt türü olan ve içerdiği hak açısından sadece para alacakları için düzenlenebilen kambiyo senetleri1, hukukumuzda poliçe, bono ve çek için kullanılan genel ifadedir. İtalyanca kökenli olan “kambiyo” kelimesi, paranın değiş-tokuşu anlamını taşımaktadır2. Kambiyo senetlerinin konusunun para alacağı olması ve taraflar arasında paranın tedavülü işlevini görmesinden dolayı poliçe, bono ve çeki betimlemek için kambiyo senetleri ifadesi kullanılmaktadır.
Hukukumuzda kambiyo senetlerinin oldukça sıkı şekil şartlarına tabi olduklarını ve özel hükümler ile düzenlendiklerini görmekteyiz. Hızlı tedavül edilebilmesi ve çeşitli işlevleri yerine getirebilmesi nedeniyle uygulamada yoğun şekilde kullanılan kambiyo senetlerinin ticari hayatta işlem güvenliğini sağlamak amacıyla bu sıkı düzenlemelere tabi olduklarını söylemek mümkündür3. Kambiyo senetleri uygulamada ödeme, kredi, vadelendirme gibi işlevleri yerine getirmenin yanı sıra yoğun olarak teminat amacıyla da kullanılmaktadır. Zira kambiyo senedi alacaklısının daha hızlı ve özel bir takip yolu olan kambiyo senetlerine dayalı takip yoluna (İİK md. 167-170) başvurabilmesi, alacaklının alacağını ispat yükünün olmaması, yine uygulamada kambiyo senedine dayanarak ihtiyati haciz kararı almanın daha kolay olması gibi sebeplerden ötürü alacağın teminatı için ticari hayatta alacaklılar tarafından sıkça kambiyo senedi talep edilmektedir. Bununla beraber, kambiyo senetlerinin niteliği ve sıkı şekil şartlarına tabi olmasından ötürü özellikle teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin kavram ve içerik olarak uygulamada karışıklığa yol açtığı ve hem doktrinde hem de yüksek mahkeme içtihatlarına konu oldukları görülmektedir.
Biz de bu çalışmamızda kambiyo senetleri konusunu teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetleri özelinde inceleyecek; kambiyo senetlerinin genel özelliklerine, teminat işlevlerine, ileri sürülebilecek def’ilere ve uygulamada karşılaşılan sorunlara çalışmamızda yer
* Avukat (İstanbul Barosu – 43889), Arabulucu (10871), Türk Alman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı Öğrencisi. Orcid numarası: 0000-0002-4002-386X.
1 Mehmet Bahtiyar, Kıymetli Evrak Hukuku, 17. Bası, 2019, Beta Yayınevi, s.45
2 Abuzer Kendigelen ve İsmail Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku (Kıymetli Evrak Hukuku), 1. Bası, 2019, On İki Levha Yayınevi, s.123
3 Kendigelen ve Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku, s.125
vereceğiz. Bu kapsamda özellikle doktrindeki görüşler ve yüksek mahkeme içtihatları ışığında teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerine yönelik bir çerçeve oluşturmaya çalışacağız.
- KAMBİYO SENETLERİ VE TEMİNAT UNSURU
- Kavram
Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu’nda “teminat senedi” olarak adlandırılan bir kıymetli evrak türü bulunmasa da4teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin uygulamada çoğu zaman “teminat senedi” olarak tanımlandığı görülmektedir. Ancak bu ifade doktrinde bizim de katıldığımız görüş tarafından eleştirilmektedir5. Zira kambiyo senetlerine hâkim olan soyutluk (mücerretlik) ilkesi uyarınca bu senetler, düzenlenme sebepleri olan temel ilişkiden soyutturlar. Bu sebeple bir kambiyo senedi teminat amacı ile düzenlenmiş olsa dahi bu durum –şekil şartlarını ihtiva ettiği sürece– senedin niteliğini değiştirmeyeceği için bu tür senetlerin teminat senedi olarak anılması doğru değildir. Teminat senedi ifadesi yerine bizim de çalışmamızın başlığında kullandığımız “teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senedi” ibaresinin kullanılması daha doğru olacaktır.
Kambiyo senetlerinin teminat olarak düzenlenmesi konusunu incelerken kavram karışıklığına yol açmamak için kısaca rehin cirosu ve cironun teminat işlevi konularına da değinmekte fayda görüyoruz. TTK md. 689 uyarınca senedin arkasına bedeli teminattır kaydı düşülerek yapılacak olan ciro, rehin cirosu hükmünde olacaktır. Rehin cirosu ile senedi elinde bulunduran hamil kural olarak senetten doğan bütün hakları kullanabilmekte ancak senedi üçüncü kişilere devir amacıyla ciro edememektedir. Bizim çalışmamızın konusu, kambiyo senedinin keşideci/düzenleyen tarafından başlangıçta teminat amacıyla düzenlenerek lehtara verilmesi olduğu için rehin cirosu çalışma konumuzun dışındadır.
Kambiyo senetlerinde teminat konusu cironun işlevleri ile ilgili olarak da gündeme gelmektedir. Kanunen emre yazılı senet olarak sayılan kambiyo senetleri, ciro ve zilyetliğin devri ile üçüncü kişilere devredilebilmektedir. Bu kapsamda devir cirosunun temlik, teşhis ve teminat olmak üzere üç ayrı işlevi bulunmaktadır6. Temlik işlevi, senet üzerindeki hak sahipliğinin devri anlamına gelirken, teşhis işlevi ile senetteki ciro zincirine bakılarak hak sahipliğinin tespit edilebilmesi kastedilmektedir. Temlik ve teşhis işlevlerinin yanı sıra devir
4 Hasan Pulaşlı, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 8. Bası, Adalet Yayınevi, 2020, s.263. 5 Ayşe Odman Boztosun, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı, Legal Hukuk Dergisi, S.53, s.1487. Yazar, teminat senedi ifadesi yerine “teminat kaydı” ibaresini tercih etmektedir. İçerik olarak yazara katılmakla birlikte, bu ifadenin TTK md. 689’da düzenlenen rehin cirosu (“bedeli teminattır” kaydı) ile karıştırılma ihtimali olduğu için biz bu ifadeyi kullanmayı tercih etmiyoruz.
6 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.211; Bahtiyar, age, s.80
cirosunun teminat işlevi ile ifade edilen ise cirantanın yapmış olduğu devir cirosu ile kendisinden sonra gelenlere karşı sorumluluk altına girmesidir. Görüleceği üzere devir cirosunun temlik işlevi ile çalışma konumuzun doğrudan ilgisi bulunmadığı için bu husus da çalışma konumuzun dışında kalmaktadır.
- Kambiyo Senetlerinin Özellikleri
Kambiyo senetlerinin sıkı şekil şartlarına tabi olduğuna, kanunen emre yazılı olduğuna7, temel borç ilişkisinden mücerret olduğuna, sadece para alacağını ihtiva edebildiğine yukarıda değinmiştik. Kambiyo senetlerinin ortak özelliklerinden bir diğeri ve çalışma konumuz ile doğrudan ilgili olan unsur ise kambiyo senetlerinin kayıtsız ve şartsız bir ödeme vaadi/havalesi içermesidir. Bu kapsamda bononun kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini (TTK md. 776/1-b) içermesi gerekirken, poliçe ve çekin belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız ve şartsız havaleyi (TTK md.671/1-b ve md.780/1-b) içermesi gerekmektedir. Bu kayıtlar kambiyo senedi açısından zorunlu şekil şartı olup, eksikliği halinde senedin geçersizliği sonucu doğmaktadır8.
Kambiyo senedinin konusunu oluşturan alacağın herhangi bir kayda veya şarta bağlanamaması özellikle bu senetlerin teminat olarak verildiği durumlar açısından önem arz etmektedir. Zira teminatın niteliği gereği alacaklı tarafından teminata başvurulabilmesi için bazı şartların varlığı aranmaktadır. Bu durum ise senet metninde yer alan ibarenin kayıtsız ve şartsız olmasını engellemekte ve doğrudan senedin geçersizliği sonucunu doğurabilmektedir.
- TEMİNATA İLİŞKİN KAYITLAR VE KAMBİYO SENEDİNE ETKİLERİ
Kambiyo senedini teminat amacıyla düzenlemeye yönelik olarak verilecek beyanlarda, içerik olarak esaslı bir fark olmasa da doktrinde farklı sınıflandırılmalar yapıldığı görülmektedir9. Kanaatimizce söz konusu teminat kayıtlarını, öncelikle senet metninde yer alan
7 Kambiyo senetleri kanunen emre yazılı olmakla beraber, poliçe ve bononun nama yazılı olması da mümkündür. Bununla beraber çek, nama, emre veya hamiline yazılabilen tek kambiyo senedi türüdür. 8 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.146, 165 ve 279.
9 Bu konuda Çamoğlu, teminat kayıtlarını somut kayıtlar, soyut kayıtlar ve senede yansımamış teminat anlaşması şeklinde üçe ayırmaktadır. (Ersin Çamoğlu, Kambiyo Senetlerinde Borçlunun Defileri, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.35, S.3, 2019, s.25-26); Öte yandan Pulaşlı, teminat kayıtlarını soyut kayıtlar, temel ilişkiye atıf yapan kayıtlar ve senedin ödemesini şarta bağlayan kayıtlar şeklinde üçe ayırmakta, senet metninde yer almayan kayıtları teminat kayıtlarından ayrı bir başlık altında incelemektedir (Pulaşlı, age, s.267); Odman Boztosun ise soyut kayıtlar, asıl borç ilişkisini gösteren ancak senette belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlamayan kayıtlar ve asıl borç ilişkisini gösterip göstermemesi önemli olmaksızın senette belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlayan kayıtlar şeklinde üçlü bir ayrım yapmaktadır. (Odman Boztosun, agm, s.1492);
ve senet metninde yer almayan (ayrı bir belgede düzenlenen) kayıtlar şeklinde gruplandırmak daha sistematik olacaktır. Senet metninde yer alan kayıtları ise soyut kayıtlar ve temel ilişkiyi gösteren somut kayıtlar şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutmak uygun olacaktır10.
- Senet Metninde Yer Alan Kayıtlar
1.1. Soyut Kayıtlar
Senet metninde veya senet üzerinde herhangi bir yerde bulunan teminat senedi veya teminat içindir türündeki kayıtlar taraflar arasındaki temel ilişkiyi göstermede yetersiz oldukları için soyut teminat kayıtları olarak kabul edilmektedirler. Doktrinde senet üzerinde yer alan bu türdeki soyut teminat kayıtlarının yazılmamış sayılacağı ve senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağı ifade edilmektedir11.
Bu noktada Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarının da doktrindeki görüş ile aynı doğrultuda olduğunu söylemek mümkündür. Yargıtay, kambiyo senedi üzerinde “teminat senedidir” ve benzer şekilde yer alan kayıtları soyut teminat kaydı olarak görmekte ve hangi hukuki ilişkinin teminatı olarak düzenlendiği açık olmayan senetlerde bu kayıtların senedin kambiyo vasfına etki etmeyeceğini belirtmektedir12.
1.2. Temel İlişkiyi Gösteren-Somut Kayıtlar
Senet metnindeki teminat kaydı, yukarıda belirtildiği gibi soyut bir kayıt olabileceği gibi uygulamada taraflar arasındaki temel ilişkiyi, diğer bir ifade ile teminat altına alınan borcun kaynağını gösteren kayıtlar kullanıldığı da görülmektedir. Bu kapsamda örneğin senet üzerine
10 Bilge Aytuğar, Çekte Rehin Cirosu ve Teminat Çeki Uygulaması, Terazi Hukuk Dergisi, C.15, S.163, 2020, s.493-494
11Reha Poroy ve Ünal Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 22.Bası, 2018, Vedat Kitapçılık, s.268; Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Abuzer Kendigelen ve Arslan Kaya, Kıymetli Evrak Hukuku, 9. Bası, 2014, On İki Levha Yayınevi, s.252-253; Kendigelen, (Kıymetli Evrak Hukuku), s.190; Çamoğlu, agm, s.26; Odman Boztosun, agm, s.1492; Aytuğar, agm, s.493;
12 Bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E. 2020/591 K. 15.09.2020 T.)”
“Yukarıda yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Takipte dayanılan 20.10.2013 vade tarihli ve 13.500,00 TL tutarlı bononun arka yüzünde “teminat senedidir” ibaresi bulunmaktadır. Bonoda teminat kaydı varsa da neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu ibare bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nun 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2001 gün ve 2001/12-233 E., 2001/257 K.; 20.06.2001 gün ve 2001/12-496 E., 2001/534 K.; 24.02.2010 gün ve 2010/19-67 E., 2010/99 K. sayılı kararlarında da aynı hususlar benimsenmiştir.(Yargıtay HGK 2017/1140 E. 2018/563 K. 28.03.2018 T.)”
“Somut olayda; takip dayanağı bonunun arkasında “teminat senedidir” ibaresi mevcut ise de hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu açıkça yazılmamış olup bono üzerindeki bu ibare tek başına senedin teminat senedi olduğu iddiasını ispata yeterli değildir. (Yargıtay 12. HD 2016/7745 E. 2016/25709 K. 20.12.2016 T.)”
01.01.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklı borçların teminatıdır şeklinde bir ibare koyulması halinde taraflar arasındaki temel ilişkiye senet üzerinde yer verilmiş olmaktadır. Senet üzerindeki soyut kayıtların aksine, temel ilişkiyi gösteren kayıtlar açısından doktrinde bir görüş birliği olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu hususta Odman Boztosun, belirli bir meblağın ödenmesini şarta bağlamadan sadece temel ilişkiyi gösteren kayıtların senedin geçerliliğine etki etmediğini, bunun karşısında ödeme için belirli bir şart öngören kayıtların ise senedi geçersiz kılacağını savunmuştur13. Çamoğlu ise, ödemeyi belirli bir şarta bağlayan kayıtların senedi geçersiz kılacağı konusunda Odman Boztosun ile aynı görüşte olmasına karşın, bu yönde bir şart içermese dahi temel ilişkiyi gösteren kayıtların da dolaylı bir şart öngördüğü için senedin geçersizliğine yol açacağını ifade etmiştir14. Kendigelen de benzer şekilde, mücerret bir teminat kaydına yer vermek yerine bir adım öteye geçerek senet metninde temel ilişkiye atıf yapılmasının, ödemeyi temel ilişkideki bir şarta bağlama iradesini yansıtmasından ötürü bu kayıtların senedin geçersizliğine sebep olacağını savunmaktadır15. Kanaatimizce de senet metni üzerinde temel ilişkiye atıf yapıldığı bir durumda kambiyo senedinin mücerretliğinden söz edebilmek mümkün olmayacağı için bu durumda senedin kambiyo vasfını yitirmesi söz konusu olacaktır.
Senet metninde yer alan teminat kayıtlarının hangi koşullarda senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağı hususunda Yargıtay’ın ifayı belirli bir şarta bağlayan, taraflar arasındaki sözleşmeye atıf yapan (tarih, konu veya tarafların belirtilmesi gibi) ya da sair şekilde temel ilişkiyi gösteren kayıtları senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıran kayıtlar olarak kabul ettiği ve kambiyo senedinin geçersizliğine hükmettiği görülmektedir.16
13 Odman Boztosun, agm, s.1492
14 Çamoğlu, agm, s.25-26
15 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.191; Abuzer Kendigelen, Çek Hukuku, 6. Bası, 2021, On İki Levha Yayıncılık, s.193-194; benzer şekilde Aytuğar da, senet üzerinde temel ilişkinin gösterilmesinin mücerretlik ilkesine aykırı olacağını ve senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını ifade etmektedir. (Aytuğar, agm, s.494) 16 “Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Örneğin “hisse devrinin teminatıdır”, “… ile imzalanan sözleşmenin teminatıdır”, “eseri ……. tarihinde tamamlayamamam hâlinde ödeyeceğim”, “inşaat bitiminde ödenecektir” şeklindeki kayıtlar. Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan bu gibi hâllerde bono kayıtsız (koşulsuz) borç vaadi içermediği için hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; düzenleyen tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E. 2020/591 K. 15.09.2020 T.)”
“Somut olayda, takip konusu senedin arka yüzünde, “İş bu senet teminat senedidir. İşbu senet 27.11.2019 tarihinde Antalya ili, Serik İlçesi1406 parselde bulunan gayrimenkul satışına istinaden tanzim edilmiştir” ibarelerinin bulunduğu dolayısıyla senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunu da açıklayacak şekilde teminat olarak verildiği, kaldı ki dosyada mevcut 03.03.2020 tarihli ek protokol ve alacaklının 17.10.2020 tarihli cevap dilekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde senedin teminat olarak verildiği, Senedin arka yüzünde yer alan şerh ile bahsi geçen beyan ve belgelere göre, veriliş nedeninin taşınmaz satım sözleşmesi olduğunun anlaşılması karşısında, senedin, Türk Ticaret Kanunu’nun 776/1-b maddesinde belirtilen “kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi”
- Senet Metninde Yer Almayan Kayıtlar
Kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlendiğine/verildiğine ilişkin kayıt her zaman senet metninde yer almayabilir. Bazı durumlarda taraflar senet metninde bir beyanda bulunmasalar dahi, temel ilişkiye yönelik olarak aralarında mevcut diğer sözleşme veya belgelerde kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiği yönünde bir beyanda bulunabilirler. Söz konusu ihtimalde kambiyo senedi üzerinde senedin geçerliliğine etki edecek bir kayıt olmadığı için taraflar arasında senetten bağımsız olarak yapılan sözleşme veya düzenlenen belgeler senedin kambiyo vasfını etkilemeyecektir17. Bu durumda senet, üzerinde imzası bulunan kişiler açısından hak ve borçların doğumu için geçerli kalmaya devam edecektir.
Bu noktada taraflar arasında senet harici verilen teminat beyanlarının temel ilişki bakımından akıbetinin ne olacağı hususunun değerlendirilmesi gerekecektir. Senet metni dışında ayrı bir sözleşme veya belgede yer alan teminat kayıtlarının temel ilişkiye yönelik geçerliliği açısından Yargıtay’ın oldukça sıkı bir inceleme yaptığı ve taraflar arasındaki sözleşmede söz konusu kambiyo senedine şüphe bırakmayacak şekilde açık bir atıf yapılması şartını aradığı görülmektedir. Bu kapsamda Yargıtay, sözleşmede ilgili senedin düzenlenme tarihi, tarafları, bedeli ve vadesine kadar net bir şekilde belirtilmediği hallerde bu kayıtları geçerli kabul etmemektedir18. Ancak kanaatimizce Yargıtay’ın bu katı yorumu uygulamada her
unsurunu taşımadığı dolayısıyla kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı anlaşılmaktadır.(Yargıtay 12. HD 2021/3820 E. 2021/7599 K. 16.9.2021 T.)”
17 Odman Boztosun, agm, s. 1489
18 “Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Senede açıkça atıf bulunan sözleşmede senedin teminat amacıyla verilmiş olduğu belirtilmiş olabilir. Senedin sözleşme kapsamında verildiğinin kanıtlanması veya bu hususun tarafların kabulünde olduğu ancak sözleşmede açıkça senedin teminat olarak verildiğinin belirtilmediği hâllerde ise; senedin sözleşme kapsamında teminat amacıyla mı yoksa ifa amacıyla mı verildiği gündeme gelir. (Yargıtay HGK 2017/12-269 E. 2020/591 K. 15.09.2020 T.)”
“Somut olayda, takip dayanağı bononun üzerinde “teminat senedi” olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, Davacı yanın dayandığı “… Arkeoloji ve Maden Müzesi Şantiyesi Elektrik Tesisat İşleri Alt Yüklenici Ana Sözleşmesi”nin incelenmesinde, 13/07/2017 tarihli olup, taraflarının Kerte İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. İle Oskır Mühendislik. … olduğu, sözleşmenin 7. maddesinin 2. bendinde “bu sözleşmenin konusu olan işlerin tam ve eksiksiz yapılması amacıyla alt yükleniciden alınacak kesin teminat 450.000,00 TL tutarlı teminat senedi olacaktır” düzenlemesinin yer aldığı ancak sözleşmenin tarafları ile dayanak senedin alacaklı ve borçlu yanları, miktarı ve tanzim tarihleri aynı olsa da senedin vade tarihi hususunda anılan sözleşmede açık bir sarahat bulunmadığının yanında sözleşmede senedin düzenleme tarihine açıkça bir atıf yapılmadığı, davalı alacaklının cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanları gözetildiğinde, takibe konu bononun teminat senedi olarak düzenlendiği yönünde kabulünün de bulunmadığı, senedin, neyin teminatı olduğu hususunun, dolayısıyla teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın, tarafların imzasını taşıyan ve senede açıkça atıf yapan İİK 169/a maddesinde yazılı belgelerle kanıtlanamadığı görülmüştür. (Yargıtay 12. HD 2020/6334 E. 2021/2075 K. 24.02.2021 T.)”
“HGK’nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK’nun 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir.
(Yargıtay 12. HD 2021/3820 E. 2021/7599 K. 16.9.2021 T.)”
zaman uygulanabilir değildir. Özellikle teminatın sunulması için sözleşmenin imza tarihinden sonra belirli bir süre öngörülen hallerde veya vadenin belirlenebilir olmadığı dönemlik işlerde sözleşmenin imzası sırasında düzenleme veya vade tarihinin belirtilmesi mümkün olmayabilir. Bu sebeple kanaatimizce tarafları aynı olan ve sözleşmede bedeli belirtilmiş olan bir kambiyo senedi açısından söz konusu teminat kaydının geçerli kabul edilmesi uygun olacaktır.
III. TEMİNAT AMACIYLA DÜZENLENEN KAMBİYO SENETLERİNDE İLERİ SÜRÜLEBİLECEK DEF’İLER 1. Kıymetli Evrakta Def’i Kavramı
Teminat amaçlı düzenlenen kambiyo senetlerine ilişkin olarak borçlu tarafından ileri sürülebilecek def’ileri incelemeden önce genel hatlarıyla kıymetli evrakta def’i kavramına kısaca değinmek isteriz. Kıymetli evrakta def’i kavramı, genel olarak itirazı da içerecek şekilde borçlunun kıymetli evraka karşı ileri sürebileceği tüm savunmalar için kullanılan geniş bir ifadedir19. Kıymetli evrak hukukunda borçlunun def’ileri için doktrinde etkilerine ve doğum kaynaklarına göre farklı tasnifler yapıldığı görülmektedir. Etkilerine göre def’iler, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’iler ve sadece ilgilileri arasında ileri sürülebilen nisbi def’iler olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunun yanı sıra kıymetli evrakta def’ileri doğum kaynaklarına20 göre; senet metninden anlaşılan def’iler, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin def’iler21 ve şahsi def’iler olarak üçlü bir ayrıma tabi tutmak mümkündür22.
- Teminat Kayıtlarına İlişkin Def’iler
Kambiyo senedi üzerinde yer verilen soyut teminat kayıtlarının senedin geçerliliğine etki etmediğini ve bu kayıtların yazılmamış sayıldığını yukarıda izah etmiştik. Dolayısıyla bu kayıtlar açısından senet borçlusunun ileri sürebileceği bir def’i söz konusu değildir23. Senet borçlusunun def’i ileri sürebileceği kayıtlar, senet metninde yer alan somut kayıtlar ile senet
19 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.86; Çamoğlu, agm, s. 6
20 Öztan ise aynı ayrımı defilerin etkilerine göre ve maddi özelliklerine göre sınıflandırarak yapmaktadır. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2013, 18. Bası, Turhan Kitabevi, s.46-48
21 TTK md. 659 ve 825’te kullanılan ifadeden ötürü, senetteki taahhüdün geçersizliğine ilişkin defileri “geçersizlik defileri” olarak tanımlayan yazarlar da mevcuttur. (Poroy, a.g.e., s. 102; Sami Karahan, Zekeriyya Arı, Hayri Bozgeyik, Tahir Saraç ve Mücahit Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, Konya 2013, Mimoza Yayınevi, s. 102; Özgür Doğan, Kambiyo Senetlerinde Geçersizlik Defileri, 2020, Seçkin Yayıncılık, s.56.
22 Kendigelen, Kıymetli Evrak Hukuku, s.90; Bahtiyar, age, s.29-35.
23 Senet metni üzerinde yer alan soyut teminat kayıtlarının üçüncü kişilerin iyi niyet iddialarına etkisi yönünden değerlendirme için bakınız Aytuğar, agm, s.493
metninde yer almayan ancak ilgili kambiyo senedine açık atıf yapılan teminat anlaşmalarından ibarettir.
2.1. Senet Metnindeki Teminat Kayıtlarına Yönelik Def’iler
Senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki temel ilişkiyi gösteren ya da senetteki ödeme vaadini/havaleyi şarta bağlayan kayıtların senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını yukarıda açıklamıştık. Bu kayıtların varlığı halinde borçlu açısından senet metninden anlaşılan bir mutlak def’i söz konusu olmaktadır24. Senet borçlusu, senet metninde yer alan bu kayıtlardan ötürü senedin geçersizliğini herkese karşı ileri sürebilecektir25.
2.2. Senet Metninde Yer Almayan Teminat Kayıtlarına Yönelik Def’iler Teminat kayıtlarına yönelik def’i ileri sürülebilecek bir diğer durum da teminat kaydının senet haricinde bir belgede yer aldığı hallerdir. Burada artık ortada geçerli bir kambiyo senedi olduğu için borçlunun senet metnine dayanarak bir mutlak def’i ileri sürmesi söz konusu değildir. Doktrinde bizim de katıldığımız genel kabul, senet metninde yer almayan ancak taraflar arasındaki sözleşme veya benzer belgelerde yer verilen teminat kayıtlarının şahsi def’iye konu olabileceği, bu kapsamda borçlunun temel ilişkiye dayanarak alacaklıya karşı teminat şartlarının gerçekleşmediği yönünde bir şahsi def’i ileri sürebileceği yönündedir26. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2021 yılı içerisinde vermiş olduğu bir kararda, kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiasının bir şahsi def’i olduğu belirtilmiş; teminat amacıyla düzenlenen bir kambiyo senedinde teminat altına alınan edim yerine getirilinceye kadar geçici bedelsizliğin söz konusu olacağı, edimin yerine getirilmesi ile birlikte geçici bedelsizliğin kesin bedelsizliğe dönüşeceği ifade edilmiştir. Edimin yerine getirilmemesi durumunda ise kambiyo
24 “Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Başka bir deyişle kambiyo senedinin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağı için senet hükümsüzdür ve bu hükümsüzlük; borçlu tarafından, lehtara veya ciranta konumunda olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Dolayısıyla senet metninden anlaşılan bu def’i mutlak defi niteliğinde olup, üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. (Yargıtay HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T.)”
25 Çamoğlu, agm, s.24-25; Karşı görüş olarak Odman Boztosun, senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki temel ilişkiyi gösteren kayıtları, taahhüdü/havaleyi şarta bağlamadığı sürece nisbi def’i olarak kabul etmekte ve sadece ilgililer arasında ileri sürülebileceğini belirtmektedir. Yazar bu görüşün gerekçesi olarak, teminat kayıtlarının TTK kapsamında düzenlenen mutlak def’iler arasında sayılmadığını, aksinin kabulü halinde bu durumunda kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracağını ifade etmektedir. Yazarın bu hususta poliçeye ilişkin kişisel def’ileri düzenleyen 6762 sayılı TTK md. 599 hükmüne atıf yaptığı görülmektedir. Ancak kanaatimizce TTK md. 825/1’de (6762 sayılı TTK md. 737) yer alan “Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def’ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def’ileri ileri sürebilir.” hükmü kapsamında söz konusu kayıtların senet metninden anlaşılan mutlak def’i olarak kabul edilmesi ve herkese karşı ileri sürülebilmesi gerekmektedir.
26 Çamoğlu, agm, s.26-27; Kendigelen ve Kırca, Kıymetli Evrak Hukuku, s.114, 191; Pulaşlı, age, s.274.
senedine ilişkin bedelsizliğin ortadan kalkacağı ve bu yönde bir def’i ileri sürülemeyeceği vurgulanmıştır27.
Bu noktada senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin kambiyo vasfına/geçerliliğine etki edip etmediği hususunda da durmak gerekecektir. Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda örnek gösterdiğimiz kararının aksine, Yargıtay’ın geçmiş tarihlerde bu hususta birbiri ile çelişen kararlar verdiği görülmektedir28. Bir kısım kararlarda, senet üzerinde teminata ilişkin herhangi bir ibare olmamasına rağmen sözleşmede senede atıf yapıldığı hallerde alacağın mevcut olup olmadığının tespiti için yargılama yapılması gerekeceği ve bu durumda kayıtsız şartsız bir ödeme vaadinden söz edilmeyeceğinden hareketle bu durumdaki senetlerin kambiyo senedi vasfını taşımadığına hükmettiği görülmektedir29. Buna karşın Yargıtay’ın, senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin kambiyo vasfına etki etmeyeceğini kabul ettiği kararları da mevcuttur30. Konuyla ilgili Kuru da senedin önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı belge ile teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde bu belgenin kambiyo senedi sayılmayacağını ve kambiyo senetlerine mahsus takibe konu edilemeyeceğini belirtmektedir31. Benzer şekilde Ülgen de, bu hususta Kuru ile aynı görüşü savunmakta ve Yargıtay’ın bu yönde verdiği kararlara atıf yaparak senedin teminat senedi olup olmadığının ancak yargılama sonucunda tespit edilebileceğinden ötürü bu senetlere dayanarak kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurulamayacağını ifade etmektedir32. Buna karşın doktrinde senet metninde yer almayan teminat kayıtlarının senedin geçerliliğine etki etmeyeceğini savunan yazarlar da bulunmaktadır33. Bize göre de, senet metninde teminata yönelik herhangi bir beyanın yer almadığı hallerde artık dış dünyada şeklen geçerli bir senedin varlığı söz konusudur. Senedin teminat amacıyla düzenlendiği ve teminat şartlarının gerçekleşmediği iddiası ise bedelsizliğe ilişkin bir def’idir. Bu sebeple ortada şeklen geçerli bir senet mevcutken, senet haricindeki bir belgeye dayanarak burada senedi tamamen hükümsüz kılmak ve kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceğini savunmak yerinde değildir.
27 Yargıtay HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T.
28 Egemen Atay, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı (Teminat Senetleri), 2. Bası, Seçkin Kitabevi, 2020, s. 40 29 Atay, agm, s.40; Yargıtay HGK 2005/12-533 E. 2005/527 K. 28.09.2005 T.; Yargıtay 12 HD. 2010/32476 E. 2011/13907 K. 27.06.2011 T.
30 Yargıtay HGK 2017/333 E. 2019/416 K. 09.04.2019 T.
31 Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2. Bası, 2013, Adalet Yayınevi, s.753
32 Ülgen, age, s.148-149.
33 Karşı görüş olarak Atay, kıymetli evrakın doğum teorilerinden olan “görüşüne güven ilkesi ile birleştirilmiş akit teorisi” gereği kambiyo senedinin doldurulup bir verme sözleşmesi ile karşı tarafa teslim edilmesi ile birlikte doğmuş olduğunu, bu aşamadan sonra ayrı bir belge ile geçersiz kılınamayacağını, bu kapsamda tarafların ayrı bir belgede teminat kaydına yer vermesinin senedin kambiyo vasfına ve geçerliliğine etki etmeyeceğini belirtmektedir (Atay, age, s.60). Benzer şekilde Aytuğar da, şahsi def’ilerin senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacağını, aksi halde kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetinin ortadan kaldırılmış olacağını ifade etmektedir (Aytuğar, agm, s.496)
Bu hususta üzerinde durulması gereken bir diğer nokta da, kendisine karşı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna dayanılarak takip başlatılan borçlunun, senet metninde yer almayan bir teminat kaydını ileri sürmesi durumunda, bu savunmanın İİK md. 169 uyarınca itiraz mı yoksa İİK md. 170/a uyarınca şikâyet mi şeklinde değerlendirileceğidir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere senet metninde teminata ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı hallerde ortada şeklen geçerli bir kambiyo senedi olacağı için burada artık borçlu tarafından şikâyet yoluna gidilemeyeceği, ancak İİK md. 168/5 ve 169 kapsamında borçlu olmadığına yönelik bir itirazda bulunabileceğini düşünmekteyiz.
Senet metninde yer almayan teminat kayıtları ile ilgili son olarak senedi ciro veya teslim ile devralan üçüncü kişilerin durumunu da incelemek gerekecektir. Bu tür teminat kayıtlarının şahsi def’iye konu edilebileceklerini yukarıda belirtmiştik. Şahsi def’iler, kural olarak ancak ilgilileri arasında ileri sürülebilen def’ilerdir. Bu kuralın istisnası, TTK md. 687 uyarınca hamilin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği haller şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda üçüncü kişinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispat edilemediği durumlarda, senet metnine dayanmayan teminat kaydına ilişkin def’inin üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Zira kambiyo senetlerinin kamu güvenliğine sahip olması ilkesi gereği senet metninden anlaşılamayan def’ilere karşı senedi ciro ile iyiniyetli şekilde iktisap eden üçüncü kişilerin korunması gerekmektedir34. Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu söylemek mümkündür35.
SONUÇ
Teminat verenler açısından masrafsız ve kolay düzenlenebilir olması, teminat alanlar açısından ise kambiyo senedinin tedavül kabiliyetine ve icra takibinde sağladığı kolaylıklara güvenilerek tercih edilen “teminat senedi” uygulamasının kendi içerisinde pek çok sorun barındırdığı görülmektedir. Biz de yukarıda genel hatları ile konuya ışık tutmaya çalıştık.
34 Poroy ve Tekinalp, age, s.269; Pulaşlı, age, s.274-275.
35“Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def’i olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kişisel defiler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. (Yargıtay 9. HD 2021/6671 E. 2021/11145 K. 30.06.2021 T.)”
“Bu itibarla kambiyo senedinin teminat amacıyla düzenlenmesi hâlinde borçlu, senet lehtarın elindeyse (ciro görmemişse), teminatı talep etme şartlarının oluşmadığını (riskin gerçekleşmediğini) ya da alacaklının senedin teminatını oluşturduğu borç miktarını aşan bir talepte bulunduğunu kişisel def’i olarak öne sürebilir. Senet ciro edilmişse hamil senedin teminat senedi olduğunu biliyor ve borçlunun zararına hareket ediyorsa, anılan def’inin hamile karşı da öne sürülmesi mümkündür. (Yargıtay HGK 2017/40 E. 2021/542 K. 29.04.2021 T.)”
Teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetleri üzerinde yorum yapmak için öncelikle teminata yönelik beyanın nerede ve nasıl yer aldığını incelemek gerekmektedir. Senet metninde yer alan, ancak taraflar arasındaki temel ilişkiyi göstermeyen kayıtların (“teminattır, teminat senedidir” vb.) senedin geçerliliğine bir etkisi bulunmamaktadır. Senet alacaklısı, bu türden kayıtlar içeren bir kambiyo senedini takibe koyabilir, borçlunun senedin teminat amacıyla verildiği iddiası dinlenmez. Öte yandan senet metninde yer alan ve taraflar arasındaki temel ilişkiyi gösteren kayıtlar açısından ise tam tersi bir durum söz konusudur. Bu kapsamda örneğin senet metninde bir sözleşmeye atıf yapılması ya da belirli şartın öngörülmesi halinde artık kambiyo senetlerinde hâkim olan “kayıtsız şartsız bir ödeme vaadi/havalesi” unsuru ortadan kalkacağı için bu tür kayıtlar senedin kambiyo senedi vasfını ortadan kaldırmakta ve bu hususta borçluya herkese karşı ileri sürülebilen bir def’i imkânı tanımaktadır. Diğer bir ifade ile bu tür kayıtları içeren senetlerin senet alacaklısı yönünden bir faydası bulunmamaktadır.
Senet metni haricinde, tarafların ayrı bir belge ile senedin teminat amacıyla verildiğini kayıt altına aldıkları hallerde ise daha tartışmalı bir durum söz konusu olmaktadır. Öncelikle Yargıtay’ın, senet metni dışındaki kayıtların taraflar arasında geçerli kabul edilebilmesi için bu kayıtlarda söz konusu senede açık bir atıf yapılması şartını aradığı görülmektedir. Bunun yanı sıra bu kayıtların sadece tarafları arasında ileri sürülebilen bir kişisel def’i olduğu hususunda da bir tartışma yoktur. Ancak burada senet metni dışında yer alan bir teminat kaydının, senedin geçersizliğine yol açıp açmayacağı hususunda hem doktrinde farklı görüşler ileri sürülmekte, hem de Yargıtay’ın bu hususta birbiri ile çelişen kararları yer almaktadır.
Sonuç olarak kanaatimizce uygulamada çok yoğun şekilde kullanılan bir hukuki enstrüman ile ilgili açık bir kanuni düzenleme olmaması ve uygulamanın içtihatlar ile şekillenmesi sağlıklı değildir. Özellikle birbiri ile çelişen Yargıtay kararları da göz önüne alındığında teminat amacıyla düzenlenen kambiyo senetlerinin hak mağduriyetlerine yol açtığı ortadadır. Konunun önemine istinaden kanun koyucu tarafından bu hususta mevzuatta yer alan boşluğun giderilmesi uygun olacaktır.
KAYNAKÇA
ATAY Egemen, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı (Teminat Senetleri), 2. Bası, Seçkin Kitabevi, 2020.
AYTUĞAR Bilge, Çekte Rehin Cirosu ve Teminat Çeki Uygulaması, Terazi Hukuk Dergisi, C.15, S.163, 2020, s.481-501.
BAHTİYAR Mehmet, Kıymetli Evrak Hukuku, 17. Bası, 2019, Beta Yayınevi.
ÇAMOĞLU Ersin, Kambiyo Senetlerinde Borçlunun Defileri, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.35, S.3, 2019, s.5-35.
DOĞAN Özgür, Kambiyo Senetlerinde Geçersizlik Defileri, 2020, Seçkin Yayıncılık.
KARAHAN Sami, ARI Zekeriyya, BOZGEYİK Hayri, SARAÇ Tahir ve ÜNAL Mücahit, Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, 2013, Mimoza Yayınevi.
KENDİGELEN Abuzer ve KIRCA İsmail, Kıymetli Evrak Hukuku, 1. Bası, 2019, On İki Levha Yayınevi.
KENDİGELEN Abuzer, Çek Hukuku, 6. Bası, 2021, On İki Levha Yayıncılık. KURU Baki, İcra ve İflas Hukuku, 2. Bası, 2013, Adalet Yayınevi.
ODMAN BOZTOSUN Ayşe, Kambiyo Senetlerinde Teminat Kaydı, Legal Hukuk Dergisi, S.53, s.1487-1501.
ÖZTAN Fırat, Kıymetli Evrak Hukuku, 2013, 18. Bası, Turhan Kitabevi.
POROY Reha ve TEKİNALP Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 22.Bası, 2018, Vedat Kitapçılık.
PULAŞLI Hasan, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 8. Bası, 2020, Adalet Yayınevi.
ÜLGEN Hüseyin, HELVACI Mehmet, KENDİGELEN Abuzer ve KAYA Arslan, Kıymetli Evrak Hukuku, 9. Bası, 2014