Eser Sözleşmelerinde Götürü Bedelin Uyarlanması

Arslan | Ataman > Publications > Uncategorized > Eser Sözleşmelerinde Götürü Bedelin Uyarlanması

TAÜHFD, 2019; 1(2): 185-212 Makale Başvuru Tarihi: 21.11.2019 Araştırma Makalesi Makale Kabul Tarihi: 01.12.2019 Forschungsartikel 

ESER SÖZLEŞMELERİNDE GÖTÜRÜ BEDEL VE BU BEDELİN UYARLANMASI 

DER PAUSCHALPREIS IM WERKVERTRAG UND SEINE  ANPASSUNG 

Dr. Tolga ÖZER 

ÖZ 

Çalışmamız kapsamında eser sözleşmesinde götürü bedel kavramını ele aldık. Bu  bağlamda, taraflarca kararlaştırılan bedelin götürü olarak kabul edilmesi için  gerekli şartların neler olduğunu ve götürü bedel türlerini inceledik. Götürü be delle kurulan sözleşmelerde iş sahibinin ödeyeceği bedel önceden ve sabit şekilde  belirlendiğinden, bu tür sözleşmelerde risk daha çok yüklenici üzerindedir. Ancak  kanun koyucu bazı durumlarda yükleniciyi korumuştur. TBK. m. 480 f. 2 uya rınca tarafların öngöremedikleri veya taraflarca öngörülmesinde rağmen göz  ardı edilen olağanüstü bir durumun ortaya çıkması ve bunun yüklenicinin bor cunu ifasını imkânsız hale getirmesi halinde, yüklenici sözleşmenin uyarlanma sını hâkimden talep edebilecek, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmeden  dönebilecektir. Makale kapsamında yüklenicinin uyarlamaya talep edebilmesi  için gerekli olan şartlar ve bu hakkın kullanılmasının sonuçları da özellikle de ğerlendirilmiştir.  

Anahtar Kelimeler: Bedel, götürü bedel, uyarlama, yüklenici, eser  sözleşmesi 

 

 Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı  Araştırma Görevlisi. (ozer@tau.edu.tr). ORCID: 0000-0003-4576-4699. 

186 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 LUMP SUM PRICE AND ITS ADAPTATION 

ABSTRACT 

In my article, I have examined the concept of lump sum price in contracts of work and  services1. In the case that the parties determine the amount of the price in advance and  fixed that the contractor will pay, it is accepted that the contract was settled on lump  sum price. The amount of the lump sum price in principle cannot be changed  subsequently. Hence, in the case of lump sum contracts, the risk is more on the side of  the contractor. However, legislation protects the contractors in some cases. As per  article 480/2 of the Turkish Code of Obligations, if an extraordinary circumstance that  cannot be foreseen or has been ignored by the parties appears and it makes impossible  for the contractor to fulfill his debt, the contract may be adapted or if it is not possible,  be terminated. In my work, I have also examined this right of contractor to adapt or  terminate the contract.  

Keywords: Price, lump sum price, adaptation, contractor, contract of  work and services 

  1. GÖTÜRÜ BEDEL KAVRAMI 
  2. Genel Olarak 

Eser sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen (sinallagmatik) sözleş melerdir. Yüklenicinin eseri tamamlama ve teslim borcuna karşılık iş sa hibinin bedel ödeme borcu bulunmaktadır. Tarafların ödenecek olan bede lin miktarını sözleşme kurulurken önceden ve kesin olarak belirlemeleri  

durumunda TBK. m. 480 uyarınca götürü bedel üzerinden kurulmuş bir  eser sözleşmesi söz konusu olur2.  

1 İsviçre Borçlar Kanunu’nun resmi İngilizce çevirinde eser sözleşmesinin karşılığı olarak  “contract of work and services” terimi kullanıldığından biz de aynı terimi kullanmayı  tercih ettik.  

2 Peter Gauch, Der Werkvertrag, Schulthess Polygraphischer Verlag, Zürih, 2011, N. 900;  Turgut Öz, İnşaat Sözleşmesi, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2016, s. 56; Hasan Erman,  İstisna Sözleşmesinde Beklenilmeyen Haller, İstanbul, 1979, s. 63; Fikret Eren, Borçlar  Hukuku Özel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019 s. 666; Cevdet Yavuz, Türk  Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Beta Basım Yayım, İstanbul, 2014, s. 1043-1044;  Fahrettin Aral / Hasan Ayrancı, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Yetkin Yayınları,  Ankara, 2018, s. 415; Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler Cilt 2,  Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2014, s. 80; Aydın Zevkliler / K. Emre Gökyayla, Borçlar  Hukuku Özel Borç ilişkileri, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s. 535; Zekeriya Kurşat, 

Tolga Özer 187 

Götürü bedel üzerinden kurulmuş eser sözleşmelerinde iş sahibinin  borcu taraflarca kararlaştırılmış olan bedeli yani belirli bir miktar parayı  ödemektir. Ancak, tarafların para yerine başka bir edimin ifasını kararlaş tırmaları da mümkündür. Örneğin; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmele rinde iş sahibinin borcu arsa payını devretmektir3. Para yerine başka bir  edimin ifasının söz konusu olduğu bu gibi durumlarda da kararlaştırılmış  olan edim kesin (sabit) şekilde belirlemişse iş sahibinin borcu “götürü”  kabul edilir4

Bedelin “götürü bedel” olarak adlandırılabilmesi için iki şartın gerçek leşmesi gerekir. İlk şart, ödenecek olan bedelin önceden belirlenmiş olma sıdır5. Her ne kadar TBK.’nın götürü bedeli düzenleyen 480. maddesinde  bedelin önceden belirlenmiş olması şartı açıkça aranmasa da 480. maddeyi  takip eden 481. maddede bedelin önceden belirlenmediği durumlarda nasıl  tespit edileceğine ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmaktadır. Bedelin önce den belirlenmediği durumlarda götürü bedele ilişkin 480. madde değil, be delin belirsiz olduğu durumlara ilişkin bu 481. madde uygulama alanı bu lacaktır. Şu hâlde, TBK. m. 480 sadece bedelin önceden belirlendiği hal lere özel bir düzenlemedir.  

Öğretide, bedelin önceden belirlenmiş olması şartı geniş yorumlan makta ve tarafların bedeli sözleşmenin kurulması sırasında belirledikleri  durumların yanında, bedelin yüklenicinin borcunu ifa edeceği tarihe kadar  

İnşaat Sözleşmesi, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s. 94; Mehmet Serkan Ergüne, Eser  Sözleşmesinde Götürü Bedele Bağlanan Sonuçların 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu  Açısından İncelenmesi, Prof. Dr. Hasan Erman’a Armağan, Der Yayınları, İstanbul,  2015, s. 311; Doruk Gönen, İnşaat Sözleşmesinde Bedel, On İki Levha Yayıncılık, İs 

tanbul, 2016, s. 48-49; Cem Baygın; Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret  ve Tabi Olduğu Hükümler, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul, 1999, s. 30; Faruk  Acar, İstanbul Şerhi / Türk Borçlar Kanunu Cilt 6, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2019, M.  480, N. 7; Kenan Tunçomağ, Türk Borçlar Hukuku II. Cilt / Özel Borç İlişkileri, Sermet  Matbaası, İstanbul, 1977, s. 1053; Graudenz G. Zindel / Urs Pulver / Bertrand G. Schott,  Basler Kommentar OR 1, Helbing Lichtenhahn Verlag, Basel, 2015, Art. 373, N. 6. 

3 İş sahibinin borcunun para yerine başka bir edimin ifası olarak kararlaştırıldığı hallerde  eser değil, atipik bir sözleşme söz konusu olur. 

4 Halûk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Cilt II, Vedat Kitapçılık, İstanbul,  2010, s. 234-235; Yavuz, s. 1044; Kurşat, s. 96. Yargıtay’ın benzer yönde bir kararı için  bkz. Yarg. HGK. T. 27.05.2015, E. 2014/718, K. 2015/1433.  

5 Eren, s. 666.

188 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

herhangi bir tarihte belirlenmiş olduğu diğer hallerde de bu şartın gerçek leşeceği kabul edilmektedir6. Diğer bir ifadeyle; bu görüş uyarınca, karar laştırılmış olan bedelin götürü bedel olarak kabul edilebilmesi için en geç  yüklenicinin eseri teslim edeceği tarihe kadar belirlenmiş olması yeterlidir. 

Biz ise götürü bedel üzerinden kurulmuş bir sözleşmeden söz edilebil mesi için bedelin eser sahibinin borcunu ifa edeceği tarihe kadar belirlen mesi gerektiği görüşündeyiz. TBK. m. 479 f. 1 iş sahibinin bedel ödeme  borcunun eserin teslimi ile muaccel olduğunu düzenlese de bu hüküm em redici değildir ve taraflar bedelin ifa zamanını istedikleri gibi kararlaştıra bilirler. Bu durumda tarafların eser sahibinin bedel ödeme borcunun mu acceliyet tarihini eserin tesliminden sonraki bir tarih olarak kararlaştırması  durumunda, eserin tesliminden sonra da taraflarca bir götürü bedel belir lenebilmesi mümkündür. Hatta, iş sahibinin borcunun muaccel olacağı ana  kadar herhangi bir bedel kararlaştırılmaması nedeniyle TBK. m. 481 uy gulama alanı bulacağı durumlarda dahi tarafların sözleşmeyi tadil etmesi  ve iş sahibinin, TBK. 481 uyarınca hesaplanacak bedel yerine sabit / gö türü bir miktar ödemesini kararlaştırmaları mümkündür. 

Götürü bedel için aranan ikinci şart, bedelin sonradan değişmeyecek  şekilde kesin olarak belirlenmesidir7. TBK. m. 480 f. 1 götürü bedele iliş kin bu şartı açıkça hükme bağlamıştır. Buna göre; bedelin götürü olarak  belirlenmiş olduğu durumlarda yüklenici eseri o bedelle meydana getir mek zorundadır. Eser yüklenicinin öngörmüş olduğundan fazla emek ve  masraf gerektirmiş olma bile yüklenici bedelin artırılmasını isteyemeye cektir. Bu nedenle öğretide götürü bedel ile yapılan sözleşmeler iş sahibi  açısından avantajlı, yüklenici açısından ise riskli kabul edilir8. Ancak ile ride değineceğimiz üzere, TBK. m. 480 f. 2 hükmü ile kanun koyucu be delin değişememesi şartına istisna getirmiştir.  

TBK. m. 480 f. 2’de yer alan istisnanın dışında, iş sahibinin esere iliş kin olarak iş değişiklikleri talep etmesi ve bu iş değişikliklerinin maliyet  

6 Eren, s. 666. 

7 Eren, s. 666-667. 

8 Öz, s. 56; Eren, s. 666; Erman, s. 66; Aral / Ayrancı, s. 415; Zevkliler / Gökyayla, 535;  Gümüş, s. 80; Yusuf Büyükay, Eser Sözleşmesi, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, s. 164;  Georg Gautschi, Berner Kommentar (Art. 363-379 OR), 1967, Art. 373, N. 3a; Theodor  Bühler, Zürcher Kommentar Art. 363-379 OR, 1998, Art. 373, N. 1 ve 11; Claire  Huguenin, Obligationenrecht Allgemeiner und Besonderer Teil, Schulthess, 2014, N.  3194; Kurşat, s. 237; Gönen, s. 50; Acar, M. 480, N. 10; Ergüne, s. 312; Zindel / Pulver  / Schott, Art. 373, N. 1. 

Tolga Özer 189 

artışına neden olması durumunda da götürü bedelin değişmesi mümkün dür. Taraflar sözleşme ilişkisine girerken götürü bedeli miktarını kararlaş tırdıkları gibi, bu bedelin hangi işleri kapsayacağı konusunda da anlaşmak tadırlar. İş sahibinin iş değişikliği talebinde bulunması ve bunun maliyet  

artışına neden olması halinde götürü bedelin kapsadığı işlerde de değişik lik meydana gelir. Bu durumda yüklenici götürü bedelin artırılmasını talep  edebilecektir. Bedeldeki artışın ne oranda olacağı konusunda tarafların an laşamaması halinde9 bu oran TBK. m. 481 uyarınca eserin değeri ve yük lenicinin gideri dikkate alınarak belirlenir10

  1. Götürü Bedelin Türleri 

Götürü bedelin başlıca üç türü bulunmaktadır. Bunlar toptan (yalın /  sabit) götürü bedel, birim fiyat üzerinden götürü bedel ve değişken (global)  götürü bedeldir. Aşağıda iki ana başlık altında götürü bedel türleri ayrı ayrı  incelenmiştir. 

  1. Toptan (Yalın / Sabit) Götürü Bedel ve Birim Fiyat Üzerinden Götürü Bedel 

Toptan götürü bedel eserin tamamlanması için taraflarca tespit edilen  

9 Taraflar arasında ek iş yapılması halinde bedelin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin bir  anlaşma varsa, fazla imalata ilişkin bedel buna göre hesaplanacaktır. Bu yönde bkz.  Yarg. 15. HD. T. 14.12.2016 E. 2015/5730, K. 2016/5156. 

10 Gauch, N. 905-905a; Koller, N. 888; Bühler, Art. 373, N. 16; Gönen, s. 218; Baygın,  s. 58. Bazı hallerde iş sahibinin yapılacak olan fazla iş için kendisinden artı ücret istenmeyeceği yönünde bir düşüncesi olabilir ve bu hususun dürüstlük kuralı uyarınca yüklenici tarafından bilinmesi gerekebilir. Bu gibi hallerde yüklenicinin yapmış olduğu fazladan iş için sadece sebepsiz zenginleşme veya istisnai hallerde vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca talepte bulunabileceği görüşünde bkz. Koller, N. 888. Biz ise yüklenicinin güven ilkesi uyarınca yapılacak ek iş için kendisinden fazladan ücret talep edilmeyeceği yönünde bir inancı bulunması durumunda, yüklenicinin ücrete ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadan ek işi yerine getirmesi halinde, artı ücret talebinde bulunulamayacağı düşüncesindeyiz. Zira, bu durumda taraflar arasında güven ilkesi gereğince ek işi için ücret talep edilmeyeceği yönünde bir anlaşmanın kurulduğu söylenebilir. Ek iş durumunda bedelin nasıl hesaplanması gerektiğine ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. K. Emre Gökyayla, Türk Hukukunda İnşaat Sözleşmelerinde Ek İş ve Sonuçları, İnşaat Hukuku ve Uygulaması, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017, s. 285 vd.

190 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

tek ve sabit bir bedeli ifade eder11. Örneğin; tarafların 300.000 TL karşılı ğında bir binanın inşası konusunda anlaşmaları halinde, bu bedel toptan  götürü bedel olarak nitelendirilir.  

Birim fiyat üzerinden götürü bedel ise yükleniciye ödenecek olan mik tarın eseri oluşturan birimlerin fiyatlarının esas alınarak belirlendiği götürü  bedel türüdür. Burada eser; metre, kilo, litre, parça gibi birimler üzerinden  yapılmakta ve birim başına ödenecek bedel taraflarca önceden kesin olarak  belirlenmektedir. Yükleniciye ödenecek toplam bedel bu birim fiyatın top lam miktar ile çarpılması sonucu ortaya çıkar12. Örneğin; inşaatta sıvası  yapılacak olan yerin metrekaresi için ödenecek olan bedelin taraflarca ke sin olarak kararlaştırıldığı durumlarda, birim fiyat üzerinden bir götürü be del söz konusu olur.  

Birim fiyat üzerinden götürü bedelle yapılan işlerde her ne kadar birim  fiyat taraflarca kesin ve değişmez olarak belirlenmiş olsa da yapılacak iş  miktarının tam olarak belli olmadığı durumlarda, toptan götürü bedelden  farklı olarak, yükleniciye yapılacak toplam ödeme kesin olarak belli değil 

dir. Ancak işin tamamlanması ve yapılmış olan iş miktarının tespiti ile bir likte yükleniciye yapılacak ödeme kesin olarak belirlenebilir13. Fiilen kaç  birim iş yapıldığını ispat yükü, bu durumdan lehine hak çıkarılacak kişi  kendisi olduğundan, yüklenicidedir14. Bunun birlikte, taraflarca ücrete te mel alınacak miktarın iş sahibinin veya temsilcisinin katılımıyla belirlene ceği kararlaştırılmış olmasına rağmen bu kişiler tespite katılmıyorsa, yük lenicinin tek taraflı olarak saptamış olduğu miktarın doğru olduğu karine  

11 Eren, s. 667; Yavuz, s. 1044, dn. 270; Aral / Ayrancı, s. 415; Zevkliler / Gökyayla, s.  536; Büyükay, s. 164; Gönen, s. 50; Acar, M. 480, N. 15; Ergüne, s. 312; Baygın, s.  30. 

12 Gauch, N. 917; Tandoğan, s. 236; Öz, s. 56-57; Zevkliler / Gökyayla, s. 539; Eren, s.  668; Yavuz, s. 1044, dn. 271; Aral / Ayrancı, s. 416; Gümüş, s. 80; Alfred Koller,  Schweizerisches Werkvertragsrecht, Dike Verlag AG, 2015, N. 187; Gautschi, Art.  373, N. 6a; Bühler, Vorbemerkungen zum Art. 373-373, N. 3; Kurşat, s. 97; Gönen, s.  56-57; Ergüne, s. 312; Acar, M. 480, N. 20; Baygın, s. 34; Zindel / Pulver / Schott, Art.  373, N. 7. 

13 Zevkliler / Gökyayla, s. 540; Öz, s. 57; Jörg Schmid / Hubert Stöckli / Frédéric Kraus kopf, Schweizerisches Obligationenrecht Besonderer Teil, Schulthess, 2016, N. 1716;  Kurşat, s. 97; Gönen, s. 56. 

14 Zevkliler / Gökyayla, s. 540; Öz, s. 57; Kurşat, s. 98; Gönen, s. 59; Baygın, s. 35; Zindel  / Pulver / Schott, Art. 373, N. 38.

Tolga Özer 191 

olarak kabul edilmelidir. İş sahibinin bunun aksini ispatlaması mümkün dür15

Yapılacak olan iş miktarının toplam kaç birim olacağının sözleşmede  belirtilmiş olduğu durumlarda ise yüklenicinin fiilen sözleşmedeki miktar dan daha fazla iş yapmış olması halinde, yapılmış olan bu iş özen yüküm lülüğünün gereği olmadıkça, fazladan bedele hak kazanılamaz. Örneğin;  sözleşmede 200 m2 alanın boyanacağı konusunda anlaşılmış olmasına rağ men, yüklenicinin özenli ifanın gereği olmamasına rağmen 220 m2 alanı  boyaması durumunda, anlaşılmış olan kısımdan fazlası için sözleşemeye  dayanılarak ücret talep edilemeyecektir.  

  1. Değişken (Global) Götürü Bedel 

İleride gerçekleşmesi muhtemel bir şarta bağlı olarak eserin maliyeti nin artması durumunda (örneğin; döviz kurunda veya enflasyonda gerçek leşebilecek olan artışa bağlı olarak), belirlenmiş olan götürü bedelin de be lirli bir miktar veya oranda artabileceğinin taraflarca kararlaştırılması ha linde değişken (global) götürü bedel söz konusudur16. Tarafların sadece  

artışa ilişkin değil, belirli bir şartın gerçekleşmesiyle birlikte maliyetlerin  azalması halinde götürü bedelde belirli oranda indirim yapılacağı konu sunda anlaşmaları durumunda da bunun değişken götürü bedel olarak ka bul edilmesi gerekir17. Örneğin; malzeme fiyatlarında düşüş olması duru munda, iş sahibinin ödeyeceği götürü bedelin fiyatlardaki düşüşle orantılı  olarak indirileceği konusunda tarafların anlaşmaları halinde, sözleşme de ğişken götürü bedel üzerinden kurulmuştur.  

Değişken götürü bedelden söz edilebilmesi için şartın gerçekleşmesi  halinde meydana gelecek olan artışın veya indirimin ne miktar veya oranda  olacağı kesin bir şekilde kararlaştırılmalıdır. Örneğin; döviz kurunda artış  meydana gelmesi halinde, belirlenmiş olan götürü bedelin de döviz kurun 

daki artışla orantılı olarak en fazla %10 oranında artırılabileceğine ilişkin  

15 Öz, s.57-58; Gönen, s. 61-62; Baygın, s. 37. 

16 Gauch, N. 910; Öz, s. 58; Koller, N. 187; Zevkliler / Gökyayla, s. 538; Büyükay, s.  165; Bühler, Vorbemerkungen zum Art. 373-373, N. 4; Gönen, s. 54; Acar, M. 480, N.  18; Ergüne, s. 312, dn. 3; Baygın, s. 37; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 6; Kurşat,  s. 99. Adı geçen son yazar “değişken veya global götürü bedel” terimini kullanmasa da 

taraflar arasında bu tür bir götürü bedelin de kararlaştırılabileceğini açıkça ifade et mektedir. 

17 Tandoğan, s. 238; Zevkliler / Gökyayla, s. 538; Büyükay, s. 165; Gönen, s. 54. Aksi  görüşte bkz. Acar, M. 480, N. 19. 

192 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

anlaşılması halinde, bu bir değişken götürü bedeldir18. Bu durumda yükle nici döviz kurundaki artıştan dolayı daha fazla zarara uğradığı gerekçesiyle  %10’dan fazla bir artış talebinde bulunamayacaktır. 

  1. GÖTÜRÜ BEDELİN ARTIRIMI VEYA SÖZLEŞMEDEN DÖNME 
  2. Genel Olarak 

Tarafların bir götürü bedel kararlaştırmaları durumunda kural bu bede lin değişememesidir. Bu nedenle yüklenicinin yüklenmiş olduğu işin ma liyetini gerçekçi şekilde hesaplayamaması ve daha yüksek maliyetle yapı labilecek olan bir eseri daha düşük maliyetle yapabileceğini sanması ha linde, kendisinin bu yüksek maliyete katlanması gerekir. Bu durumda yük lenici sadece şartlarının varlığı halinde, TBK.’nın hataya ilişkin hükümleri  

uyarınca sözleşmeyi iptal edebilir19

Asıl kural götürü bedelin değişmezliği olmakla birlikte kanun koyucu  bazı durumlarda yükleniciye hâkimden bedel artırımı talebinde bulunma,  bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmeden dönme hakkı tanımış tır. TBK. m. 480 f. 2 uyarınca, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörüle bilse dahi taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, kararlaştırılmış olan  götürü bedelle eserin yapılmasına engel olur ya da son derece güçleştirirse,  yüklenici hâkimden götürü bedelin yeni duruma uyarlanmasını talep ede bilmektedir. Bunun mümkün olmadığı hallerde ise yüklenici sözleşmeden  dönme veya dürüstlük kuralının gerektirdiği durumlarda fesih hakkına sa hiptir. 

6098 sayılı TBK.’nın “Aşırı İfa Güçlüğü” başlıklı maddesi ile birlikte  hukukumuza sözleşmelerin uyarlanmasına ilişkin genel bir düzenleme gel miştir. TBK. m. 480 f. 2’de yer alan düzenleme ise aynı kurumun eser  sözleşmelerine özel bir görünümüdür. Kural özel hükmün genel hüküm den önce uygulanması olduğundan, eser sözleşmelerinde götürü bedelin  uyarlanmasına ilişkin olarak TBK. m. 480 f. 2 hükmü, TBK. m. 138 hük münden önce uygulama alanı bulacaktır20. Ancak belirtmeliyiz ki TBK. m.  

18 Yargıtay, taraflarca herhangi bir şarta bağlanmaksızın azami bir değer belirlenmesi  durumunda ise bunu götürü bedel olarak kabul etmemekte, bu durumda bedelin TBK  m. 481 hükmü doğrultusunda hesaplanacağı belirtmektedir. İlgili karar için bkz. Yarg. 15. HD. T. 5.7.2004 E. 2003/6466 K. 2004/3724. 

19 Öz, s. 64. 

20 Kurşat, s. 238-239; Gönen, s. 67; Ergüne, s. 314. 

Tolga Özer 193 

480 f. 2 sadece yükleniciye uyarlama talebinde bulunma hakkı veren bir  düzenlemedir21. Bu nedenle iş sahibinin ortaya çıkan beklenmedik şartlar  nedeniyle uyarlama talep ettiği hallerde TBK. m. 480 f. 2 değil, TBK.’nın  uyarlamaya ilişkin genel hükmü olan m. 138 uygulama alanı bulmalıdır22

  1. Götürü Bedelin Uyarlanmasının Şartları 
  2. Başlangıçta Öngörülemeyen veya Öngörülebilmesine Rağmen Taraflarca Göz Önünde Tutulmayan Olağanüstü Bir Durumun Ortaya Çıkması 

TBK. m. 480 f. 2’nin uygulama alanı bulabilmesi için gereken ilk şart  başlangıçta taraflarca öngörülemeyen veya öngörülebilmesine rağmen ta raflarca göz önünde tutulmayan olağanüstü bir durumun varlığıdır. Bu şart  kendi içerisinde birinden birinin gerçekleşmesi gereken iki farklı unsur ta şımaktadır. Buna göre; ya taraflarca söz konusu olağanüstü olayın söz leşme yapılırken hiç tahmin edilememiş olması ya da olağanüstü olay tah min edilmiş olmasına rağmen taraflarca bunun gerçekleşmeyeceğinin ka bul edilmiş olması gerekir23

21 Öğretide TBK. m. 480 f. 2 (İBK. m. 373 f. 2)’nin kıyasen iş sahibi içinde uygulanması  gerektiğini savunan yazarlar bulunmaktadır. Bu görüşte bkz. Koller, N. 887 ve 932;  Büyükay, s. 174; Huguenin, N. 3194; Ergüne, s. 323-324; Gauch, N. 1145 vd.; Zindel  / Pulver / Schott, Art. 373, N. 4. Olması gereken hukuk bakımından iş sahibine de  bedelin uyarlanmasını talep hakkının verilmesi gerektiği yönünde bkz. Baygın, s. 130. 

22 Öz, s. 65; Kurşat, s. 239-241. Kanun koyucunun iş sahibinin uyarlama talebinde bulun masını engellemek amacıyla bilinçli olarak sustuğu ve TBK. m. 480 f. 2’ de iş sahibine  yer vermediği, şu hâlde iş sahibinin TBK. m. 138’e başvurarak uyarlama talep etme sinin de mümkün olmadığı görüşünde bkz. Gönen, s. 103 vd. özellikle s. 110-111;  Doruk Gönen, İnşaat Sözleşmelerinin Uyarlanmasına İlişkin Sorunlar, İnşaat Hukuku  ve Uygulaması, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017, s. 349-351. 

23 Öz, s. 65. Öğretide bazı yazarlar bir başka unsur olarak meydana gelen olağanüstü  olayın sürekli olması şartını da aramaktadır (Bu görüşte bkz. Yavuz, s. 1045; Zevkliler  / Gökyayla, s. 543; Büyükay, s. 175; Gönen, s. 74; Baygın, s. 67). Bizce bu şart değildir.  Asıl olan olağanüstü durumun sürekliliği değil, etkisidir. Meydana gelen olay sürekli  olmasa da yüklenicinin borcunun ifasını mali açıdan imkânsız veya aşırı güç hale geti 

riyorsa, bu durumda da TBK. m. 480 f. 2 uygulama alanı bulacaktır. Örneğin; deprem  ve yangın gibi durumlar sürekli değildir, ancak yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’ye  başvurabilmesine imkân sağlayabilmektedirler. Burada aranması gereken olağanüstü  durumun değil, olağanüstü durumun etkilerinin sürekli olmasıdır. Biz adı geçen yazar 

ların da aslında olağanüstü durumun sürekli olması gerekir diyerek, bu durumun etki lerinin sürekli olmasını kast ettikleri düşüncesindeyiz. 

194 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

TBK. m. 480 f. 2 her ne kadar sadece yükleniciye bedelin uyarlanma sını talep ve bunun mümkün olmadığı durumlarda sözleşmeden dönme  hakkı verse de madde metninde “taraflarca” öngörülemeyen olağanüstü  durumlardan bahsedilmektedir. Ancak, madde metni amaca uygun olarak  yorumlanmalıdır. Bu nedenle sadece yüklenicinin öngöremediği olağa nüstü durumlarda da TBK. m. 480 f. 2 uygulama alanı bulacaktır24 25

Gerçekleşmiş olan olayın sadece öngörülmemiş olması uyarlama talebi  için yeterli değildir. Olayın aynı zamanda öngörülebilir de olmaması gere kir. Bu hususun tespitinde yüklenicinin sübjektif durumu değil, objektif  olarak o mesleği icra eden basiretli bir kişi açısından olayın öngörülebilir  olup olmadığı dikkate alınacaktır. Bu nedenle, yüklenicinin bilgisizliği veya deneyimsizliği yüzünden objektif olarak öngörülebilecek bir olayı  öngörememesi durumunda TBK. m. 480 f. 2’e dayanılabilmesi mümkün  değildir26. Hatta doktrinde olayın öngörülebilir olup olmadığının değerlen dirilmesi yapılırken yüklenicinin sahip olduğu fazladan bilgi ve deneyimin  de göz önünde tutulması gerektiğini savunan yazarlar da bulunmaktadır.  

24 Benzer görüşte bkz. Gauch, N. 1076; Eren, s. 672; Gümüş, s. 90; Tandoğan, s. 240;  Kurşat, s. 248; Özer Seliçi, İnşaat Sözleşmelerinde Müteahhidin Sorumluluğu, Fakü lteler Matbaası, İstanbul, 1978, s. 55; Baygın, s. 70. Meydana gelen olağanüstü olayın  iş sahibi tarafından öngörülebildiği ancak yüklenici tarafından öngörülemediği durum larda, iş sahibi güven teorisi uyarınca yüklenicinin bu olayı öngörebileceğini düşün müşse TBK. m. 480 f. 2’nin uygulanamayacağı, ancak iş sahibinin yüklenicinin bu  olayı öngöremeyeceğini anlayacak durumda olması halinde TBK. m. 480 f. 2’ye  başvurulabileceği yönünde bkz. Öz, s. 66. 

25 İBK. m. 373 f. 2 – TBK. m. 480 f. 2’de asıl olarak yüklenicinin sözleşme kurulurken  temel aldığı unsurlara ilişkin hataya düşmesi durumunun düzenlendiği, bu nedenle  yüklenicinin bedel artırımı talebinde bulunabilmesi için düşülen hatanın esaslı olması  gerektiği görüşünde bkz. Koller, N. 900, 904 ve 908 vd. Sözleşmenin uyarlanmasına  neden olan işlem temelinin çökmesi kavramıyla, temel hatası (esaslı saik hatası) a 

rasındaki tek farkın zamansal olduğu, bunlar arasında nitelik açısından fark bulun madığı görüşünde bkz. Necip Kocayusufpaşaoğlu, “İşlem Temelinin Çökmüş  Sayılabilmesi İçin Sosyal Felaket Olarak Nitelendirilebilecek Olağanüstü Bir Olayın  Gerçekleşmesi Şart Mıdır?”, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın Anısına Armağan, İstanbul,  2000, s. 511-512; Başak Baysal, Sözleşmenin Uyarlanması, On İki Levha Yayıncılık,  İstanbul, 2017, s. 213 vd. 

26 Tandoğan, s. 240; Zevkliler / Gökyayla, s. 543; Gautschi, Art. 373, N. 15a; Bühler, Art.  373, N. 24; Schmid / Stöckli / Krauskopf, N. 1715; Kurşat, s. 247; Gönen, s. 71; Acar,  M. 480, N. 23; Seliçi, s. 56; Tunçomağ, s. 1059; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N.  16.  

TBK. m. 471’de de eser sözleşmelerinde yüklenicinin özen yükümlülüğüne ilişkin  olarak basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken özen aranmakta, diğer bir ifade ile  objektif bir ölçüt kullanılmaktadır. 

Tolga Özer 195 

Bu görüş uyarınca, orta düzeyde bir yüklenicinin normal koşullar altında  öngöremeyeceği bir durum somut olaydaki yüklenicinin bilgi ve deneyi mine sahip kişilerce öngörülebilir olmasına rağmen, yüklenici olayı öngö remediyse kendisinin TBK. m. 480 f. 2’ye başvurabilmesi mümkün değil dir27. Sözleşme hukukunda ahde vefa kural, uyarlama ise istisna olduğun dan biz de uyarlamaya ilişkin olarak yüklenicinin fazladan bilgi ve dene yiminin göz önünde tutulması gerektiği görüşündeyiz.  

Sözleşmeyi etkileyen olağanüstü bir durumdan söz edilebilmesi için bu  durumun kural olarak sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkması gerekir.  Aksi halde, olağan üstü durumunun sözleşme kurulmadan önce zaten mev cut olduğu hallerde TBK m. 480 f. 2 uygulama alanı bulamayacaktır28.  Ancak istisnai bazı hallerde sözleşmenin kurulmasından önce var olan ola ğanüstü durumlara ilişkin olarak da TBK. m. 480 f. 2 uyarınca uyarlama  talep edilebilir. Örneğin; tarafların inşaat yapılacak alanı bir uzmana ince letmelerine rağmen, temel kazılırken inşaat yapılacak olan arazinin, uzma nın raporunun aksine, kayalardan oluştuğu meydana çıkmışsa ve bu arazi nin kayalık olduğunun objektif olarak öngörülebilmesi mümkün değilse,  bu durumda yüklenici uyarlama talep edebilecektir29

Bazı hallerde ise taraflar ortaya çıkacak olağanüstü durumu öngörebilir  ancak bunun sonuçlarını veya bu sonuçların ne derece önemli olacağını  öngöremezler. Bu gibi durumlarda da uyarlama talep edilebileceğinin ka bulü gerekir30. Örneğin; tarafların bir ekonomik kriz beklemelerine rağ men, döviz değerlerinin birden 4 katına çıkmasını beklemedikleri bir du rumda, yüklenici TBK. m. 480 f. 2’den yararlanmalıdır. Zira sözleşmedeki  bedelin belirlenmesi açısından olağanüstü durumun öngörülememesiyle,  bu durumun sonuçlarının öngörülememesi arasında fark bulunmamakta dır.  

Kanun koyucu sadece taraflarca öngörülemeyen durumların değil, ön görülmüş olmasına rağmen göz önünde tutulmayan durumların varlığı ha 

27 Gauch, N. 1076; Eren, s. 672; Gümüş, s. 90; Aral / Ayrancı, s. 417; Acar, M. 480, N.  23; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 16. Son yazar sadece öğretide bu görüşün ileri  sürüldüğünü belirtmiş, ancak kendi görüşünü açıkça ifade etmemiştir. 28 Öz, s. 67; Bühler, Art. 373, N. 27; Gönen, s. 70. 

29 Gauch, N. 1071; Eren, s. 671; Gönen, s. 74; Seliçi, s. 56. Benzer yönde bkz. Bühler,  Art. 373, N. 27. 

30 Tandoğan, s. 241; Öz, s. 67; Yavuz, s. 1045; Kurşat, s. 247; Gönen, s. 72; Baygın, s.  71.

196 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

linde de yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2 hükmüne başvurmasına imkân ta nımaktadır. Buna göre tarafların olağanüstü bir durumu öngörebildikleri,  ancak bu durumun gerçekleşmeyeceği yönünde bir kabullerinin olduğu31 veya gerçekleşse bile sözleşmeye etkisi olmayacağını düşündükleri32 hal lerde de TBK m. 480 f. 2 uygulama alanı bulacaktır. 

  1. Ortaya Çıkan Olağanüstü Durumun İşin Yapılmasını Engelle mesi veya Aşırı Derecede Güçleştirmesi 

Yüklenicinin götürü bedelin uyarlanmasını talep edebilmesi için taraf larca öngörülememiş ya da öngörülmüş olmasına rağmen göz önünde tu tulmamış olan durumun, eserin sözleşmede belirlenmiş olan bedel karşılı ğında yapılmasını engellemesi veya son derece zorlaştırması gerekir.  

Meydana gelmiş olan olağanüstü durumun etkilerinin tespiti somut  olaydaki yüklenicinin ekonomik ve fiili durumu göz önünde tutularak, di ğer bir ifadeyle sübjektif olarak yapılacaktır. Bazı hallerde ortaya çıkan  olağanüstü durum ve maliyet artışı dürüstlük kuralı uyarınca yüklenici ba kımında borcunun ifasını ondan beklenemez hale getirebilirken, imkânları  geniş diğer bir yüklenici bakımından ise eserin tamamlanıp, teslim edil mesi katlanılabilecek nitelikle olabilir33

Ortaya çıkan olağanüstü durumun yüklenicinin borcunu ifasını engel lediği veya diğer bir ifadeyle mali açıdan imkânsız hale getirdiği durum larda TBK. m. 480 f. 2’nin uygulama alanı bulacağı şüphesizdir. Borcun  ifasının aşırı derecede zorlaşmasına ilişkin olarak ise yüklenicinin sözleş meden beklemiş olduğu kazancı elde edemeyeceği veya zarara uğradığı  her durumda, sözleşmeden doğan borcunu ifa etmesinin artık yükleniciden  beklenemeyeceği söylenemez. Bazı durumlarda yüklenicinin borcunu ifa etmesi için alacağından fazla masraf yapması gerekebilir. Ancak, yükleni cinin ekonomik durumunun güçlü olması halinde borcun ifası hala ondan  beklenebilir. Bu ihtimalde yüklenici zarar bile etse sözleşmeye uymak du rumundadır34. Bunun aksi olarak, yüklenicinin zarar etmediği ancak kâr  oranında düşüş yaşadığı durumlarda, kâr oranında yaşanan bu düşüş yük 

31 Tandoğan, s. 241; Erman, s. 79; Büyükay, s. 174. 

32 Gümüş, s. 91. 

33 Tandoğan, s. 245; Öz, s. 68; Kurşat, s. 252. 

34 Gauch, N. 1064; Tandoğan, s. 245; Öz, s. 69; Erman, s. 84; Yavuz, s. 1046; Ergüne, s.  321; Baygın, s. 83. Benzer yönde bir Yargıtay kararı için bkz. Yarg. 4. HD. T.  28.1.1957 E. 568 K. 427

Tolga Özer 197 

lenicinin işletmesini ciddi olarak tehlikeye sokuyorsa uyarlama talep edi lebilmesi mümkündür35. Yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’ye başvurabilmesi  için borcun ifasının aşırı derecede zorlaşmış olması yeterlidir. Borcu ifa  etmenin yüklenicinin mali açıdan mahvına veya iflasına sebep olmasına  gerek yoktur36

Meydana gelen olağanüstü durumun eserin yapılmasını mali açıdan de ğil de fiili veya hukuki açıdan imkânsız hale getirdiği durumlarda ise TBK.  m. 480 f. 2 uygulanmayacaktır. Zira söz konusu hüküm eserin teknik veya  hukuki olarak yapılmasının imkânsız hale geldiği durumlara ilişkin bir dü zenleme değildir. Hükmün çerçevesi eserin tamamlanması, diğer bir ifa deyle yüklenicinin borcunu ifası hala mümkün olmasına rağmen, artan ma liyetin yüklenicinin borcunu ifa etmesine engel olduğu veya aşırı zorlaş tırdığı hallerle sınırlıdır37. Eserin yapılmasının fiili veya hukuki olarak  imkânsız hale gelmesi durumunda ise yüklenicinin kusurlu olması halinde  kusurlu imkânsızlığa ilişkin TBK. m. 112, yüklenicinin kusursuz olması  halinde ise TBK. m. 136 uygulama alanı bulacaktır. 

  1. Olağanüstü Durumun Meydana Gelmesinde Yüklenicinin So rumlu Olmaması 

Kanunda açıkça belirtilmese de yüklenicinin bedelin uyarlanmasını ta lep edebilmesi için ifayı güçleştiren olağanüstü durumun meydana gelme sinden sorumlu olmaması gerekir38. Örneğin; yüklenicinin işi zamanında  bitiremeyerek temerrüde düşmesi ve yüklenici temerrüde düştükten sonra  meydana gelen olağanüstü bir durumun eserin tamamlanmasını mali açıda  imkânsız hale getirmesi veya aşırı güçleştirmesi halinde de TBK. m. 480 f. 2’ye başvurulabilmesi mümkün olmayacaktır39. Bu şartın temelinde  

35 Öz, s. 69. 

36 Gauch, N. 1065; Tandoğan, s. 245; Eren, s. 673; Öz, s. 69; Erman, s. 83; Zevkliler /  Gökyayla, s. 546; Aral / Ayrancı, s. 418; Yavuz, s. 1046; Büyükay, s. 176; Kurşat, s.  253; Gönen, s. 85; Tunçomağ, s. 1060. 

37 Gauch, N. 1054-1055; Tandoğan, s. 246; Öz, s. 69; Eren, s. 672-673; Erman, s. 81-82;  Gümüş, s. 92; Bühler, Art. 373, N. 32; Kurşat, s. 253-254; Acar, M. 480, N. 27; Gönen,  s. 83; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 22. 

38 Gauch, N. 1109; Eren, s. 674-675; Koller, N. 922; Kurşat, s. 254; Gönen, s. 86; Acar,  M. 480, N. 30; Ergüne, s. 315; Baygın, s. 86; Tunçomağ, s. 1060; Zindel / Pulver /  Schott, Art. 373, N. 25. İsviçre Federal Mahkemesi’nin benzer yönde bir kararı için  bkz. BGE 26 II 653. 

39 Öz, s. 70; Aral / Ayrancı, s. 418; Büyükay, s. 177; Bühler, Art. 373, N. 33; Kurşat, s.  255; Gönen, s. 87-88; Baygın, s. 88; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 25. İsviçre 

198 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

kimse kendi kusurundan yararlanamaz” şeklindeki genel hukuk kaidesi nin yattığı kabul edilmektedir40.  

İfayı güçleştiren olayın yükleniciye isnat edilebilmesi için bunun yük lenicinin teknik anlamda “kusurundan” kaynaklanması şart değildir41. Bu rada önemli olan yüklenicinin fiilinin, gerçekleşen olağanüstü durum ile  ifanın aşırı derecede güçleşmesi arasındaki illiyet bağını kesmesidir. Diğer  bir ifadeyle, yüklenicinin içine düştüğü ifa güçlüğü, olağanüstü durumun  gerçekleşmesinden değil, kendi davranışı sonucu meydana gelmektedir42.  Öğretide bazı yazarlar, yüklenicinin olağanüstü durumun gerçekleşmesin deki kusurunun hafif olması hallinde TBK. m. 480 f. 2’ye başvurulabile ceğini savunmaktadır43. Ancak, yukarıda da işaret ettiğimiz üzere, ifayı  güçleştiren durumun yükleniciye isnat edilebilmesi için onun teknik an lamda kusurlu olmasına gerek yoktur. Bu nedenle, yüklenicinin kusur de recesinin bedelin uyarlanmasını talep hakkı açısından dikkate alınması  bizce mümkün değildir. Burada dikkate alınması gereken, yüklenicinin fi ilinin olağanüstü durum ve ifa güçlüğü arasındaki illiyet bağını ne oranda  etkilediğidir. Yüklenicinin davranışının bu ikisi arasındaki nedenselliği ta mamen ortadan kaldırmadığı hallerde, bedelin uyarlanması talebinde bu lunulabileceği söylenebilir.  

Yüklenici kendisinin değil ancak ifa yardımcının olağanüstü durumun  oluşmasından sorumlu olduğu hallerde de TBK. m. 480 f. 2’ye başvura mayacaktır. Zira, TBK. m. 116 uyarınca yüklenici ifa yardımcısının fiille rinden kusursuz olarak sorumludur44. Bu nedenle, ifayı güçleştiren duru mun alt yükleniciden kaynaklanması halinde yüklenici götürü bedelin  

Federal Mahkemesi’nin benzer yönde bir kararı için BGE 109 II 333. 40 Gönen, s. 86-87; Baysal, s. 261 vd.; Kemal Gürsoy, Hususi Hukukta Clausula Rebus  Sic Stantibus, Ankara, 1950, s. 153. Yüklenicinin ifa güçlüğü yaratan olağanüstü dur uma kendisinin sebep olması durumunda, bedelin uyarlanmasını talep edememesinin  TBK. m. 136 ile de uyumlu olduğu, söz konusu hüküm uyarınca ifa imkânsızlığının  borcu sona erdirebilmesi için imkânsızlıktan borçlunun sorumlu tutulamamasının  arandığı yönünde bkz. Gönen, s 87; Baygın, s. 86. 

41 Gönen, s. 88-89; Baygın, s. 87. 

42 Gönen, s. 87; Baygın, s. 86-87. 

43 Seliçi, s. 59; Tunçomağ, s. 1060; Baygın, s. 89; Gönen, s. 89. Adı geçen son iki yazar  her ne kadar yüklenicinin hafif kusurundan bahsetse de kendilerinin eserleri bir bütün  olarak düşünüldüğünde, yazarların “kusur” ifadesini teknik anlamda kullanmadıkları,  yüklenicinin ifayı ağırlaştıran olaya etkisinin az olması durumundan bahsettikleri  sonucuna varılmaktadır. 

44 Öz, s. 70; Kurşat, s. 255, dn. 658. 

Tolga Özer 199 

uyarlanmasını talep edemez45. Örneğin; inşaat alanında alt yüklenicinin  kusuru ile yangın çıksa ve bu durum yüklenicinin inşaatı belirlenmiş olan  götürü bedelle tamamlamasını aşırı derecede zorlaştırsa dahi yüklenicinin  uyarlama talep edebilmesi mümkün değildir. 

  1. Yüklenicinin Meydana Gelen Olağanüstü Durumu İş Sahibine Bildirmiş Olması 

Yüklenicinin olağanüstü durum ortaya çıktıktan sonra, bu durumu  ivedilikle iş sahibine bildirmediği hallerde de TBK. m. 480 f. 2’ye dayana bilme olanağı yoktur46. Yüklenici ancak bu ihbar külfetini yerine getirmiş  olması durumunda söz konusu hükümden yararlanabilecektir. Bu bildirim  külfetinin dayanağı yüklenicinin eser sözleşmesinden doğan özen yüküm lülüğüdür47.  

Öğretideki bazı yazarlar, bildirim külfetinin kanuni temelinin ise TBK.  m. 472 f. 3’de bulunabileceği belirtmektedir48. TBK. m. 472 f. 3 uyarınca; iş sahibinin sağladığı malzeme veya yerin ayıplı olması ve bu ayıbın eserin gereği gibi veya zamanında yapılmasını tehlikeye düşürmesi durumunda, yüklenici bu husus işsabine bildirmek zorundadır. Aksi halde bunun sonuçlarından sorumlu olur. Yazarlara göre ilgili hüküm kıyasen götürü bedelin uyarlanması için de uygulama alanı bulacak ve yüklenici bil dirimde bulunmaması durumunda, maliyet artışına katlanmak durumunda 

45 Gauch, N. 1109; Tandoğan, s. 247; Bühler, Art. 373, N. 33. Alt yüklenicinin iş sahibi  tarafından seçilmiş olduğu durumlar bunun istisnasını teşkil etmektedir (Öz, s. 70;  Kurşat, s. 255, dn. 658). 

46 Gauch, N. 1112; Tandoğan, s. 247; Gümüş, s. 93; Erman, s. 89; Zevkliler / Gökyayla,  s. 546; Eren, s. 675; Yavuz, s. 1047; Koller, N. 927; Gautschi, Art. 373, N. 16a; Bühler, Art. 373, N. 33; Kurşat, s. 255-256; Gönen, s. 99-100; Acar, M: 480, N. 29; Seliçi, s. 56; Ergüne, s. 312; Baygın, s. 89; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 26. 

47 Gauch, N. 1112; Gautschi, Art. 373, N. 16a.; Kurşat, s. 255-256; Acar, M. 480, N. 29. 48 Erman, s. 89; Yavuz, s. 1047; Kurşat, s. 356; Gönen, s. 100; Acar, M. 480, N. 29;  Ergüne, s. 312, dn. 15; Baygın, s. 89. Öğretideki bir görüş; bildirimde bulunulması  durumunda iş sahibinin o zamana kadar yapılmış olan kısmın karşılığını ödeyerek ve  yüklenicinin bütün zararlarını tazmin ederek TBK. m. 484 uyarınca sözleşmesi sona  

erdirebileceğini; bildirim yapılmaması halinde ise iş sahibinin hakkaniyete aykırı ola rak bu imkândan mahrum kalacağını ve artırılan bedeli ödemek zorunda kalacağını  belirtmektedir (Yavuz, s.1047; Gautschi, Art. 373, N. 16a; Gönen, s. 101-102; Baygın,  s. 89). Biz ise aşağıda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere, uyarlamanın şartlarının o luşması ve bu hususun iş sahibine bildirilmesi durumunda, iş sahibinin TBK. m. 484 uyarınca sözleşmeyi sona erdirmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, bu nedenle bil dirimle birlikte artık TBK. m. 484’e dayanılmasının mümkün olmadığı görüşündeyiz.

200 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

kalacaktır. Belirtilmelidir ki söz konusu düzenlemenin de temeli asıl ola rak yüklenicinin özen yükümlülüğüne dayanmaktadır. 

Yüklenici, meydana gelen olağanüstü durumu ve bu nedenle işin ka rarlaştırılmış olan götürü bedelle tamamlanamayacağını, diğer bir ifadeyle  meydana gelen ifa güçlüğünü iş sahibine bildirmelidir. Öğretide; iş sahibi nin bedel artırımını kabul etmemesi durumunda, yüklenicinin TBK. m.  480 f. 2’de yer alan haklarını kaybetmeden işe devam edebilmesi için TBK. m 138’deki düzenlemeye benzer şekilde uyarlamaya ilişkin hakla rını saklı tuttuğunu da iş sahibine bildirmesi gerektiği kabul edilmekte dir49. Biz somut olayda işe devam eden yüklenicinin ileride uyarlama ta lebinde bulunabileceğinin iş sahibi tarafından anlaşılmasının mümkün ol duğu hallerde, bu hususun ayrıca bildirilmesine gerek olmadığı, bunun dı şındaki durumlarda ise işe devam eden yüklenicinin uyarlama hakkını  saklı tuttuğunu belirtmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Aksi halde, eserin  kararlaştırılan bedelle tamamlanacağı inancında olan iş sahibi hakkaniyete  aykırı şekilde sürpriz bir bedel artışıyla karışılacaktır.  

Yüklenici olağanüstü olay meydana geldikten hemen sonra bildirimde  bulunmalıdır. Bildirimde bulunmakta gecikilmesi durumunda sadece bil dirim tarihinden işin bitirilmesi tarihine kadar olan işler için TBK. m. 480 f. 2 uyarınca fiyat artışı talebinde bulunulabilir. Bildirim tarihine kadar  olan işler için ise uyarlama talebinde bulunma imkânı olmayacaktır50

  1. Yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’den Doğan Haklarından Vazgeç miş Olmaması veya Bu Haklarını Sınırlamaması 

TBK. m. 480 f. 2 emredici bir düzenleme değildir. Tarafların aralarında  anlaşarak, hükmün uygulanmasını engellemeleri mümkündür51 52. Taraflar  

49 Öz, s. 70; Acar, M. 480, N. 31. Yüklenicinin uyarlamaya ilişkin mahkeme kararı çıkana  kadar işe devam etmekle yükümlü olduğu yönünde bkz. Koller, N. 921. 50 Gauch, N. 1113; Gümüş, s. 93. 

51 Gauch, N. 1128; Tandoğan, s. 247; Eren, s. 675; Erman, s. 122; Gümüş, s. 95; Zevkliler  / Gökyayla, s. 547; Aral / Ayrancı, s. 419; Yavuz, s. 1046; Koller, N. 925; Bühler, Art.  373, N. 48; Kurşat, s. 244; Gönen, s. 91; Acar, M. 480, N. 32; Seliçi, s. 60; Ergüne, s.  316 ve dn. 16; Baygın, s. 100; Tunçomağ, s. 1063; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373,  N. 34. 

52 Her ne kadar yukarıda tarafların anlaşarak yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’den doğan  haklarını kaldırabileceklerini veya sınırlayabileceklerini belirtsek de TBK. m. 480 f.  2’nin yükleniciye tanıdığı bedelin artırılmasını talep, bedelin artırılmasının mümkün  olmadığı durumlarda ise sözleşmeden dönme hakkı bir yenilik doğuran haktır. Yenilik  doğuran haklardan feragat ise hak sahibinin tek taraflı irade beyanıyla mümkündür 

Tolga Özer 201 

hükmün uygulamasını tamamen kaldırabilecekleri gibi, başvuru şartlarını  zorlaştırarak, hükmü sınırlandırabilirler de53. Yüklenicinin sadece belli bir  orandan fazla zarar etmesi durumunda TBK. m. 480 f. 2’ye başvurabile ceği yönündeki bir sözleşme hükmü bu sınırlandıramaya örnek olarak ve rilebilir. Ancak belirtmeliyiz ki hakları sınırlayan kayıtların dar yorumlan ması kuralı gereğince, yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’den doğan haklarını  sınırlayan kayılar da dar yorumlanmalıdır54. Bu bağlamda, sözleşmede  “kararlaştırılmış olan bedel kesindir” veya “kararlaştırılmış fiyat değiştiri lemez” vb. ifadelerin kullanılması tek başına bedelin uyarlanmasını talep  hakkının taraflarca ortadan kaldırıldığı şeklinde yorumlanmamalıdır55

Bazı hallerde ise taraflar hangi durumlarda yüklenicinin TBK. m. 480  f. 2’ye başvurabileceğini sınırlı olarak saymakta ve bu durumlar dışında başvurunun mümkün olmayacağını sözleşmede belirtmektedirler. Bu ihti malde tarafların saymış oldukları olağanüstü durumlar her ne kadar öngö rülmez olmaktan çıksa ve kanun hükmü öngörülmezlik şartını arasa da sözleşmede sayılmış olan durumların varlığı halinde TBK. m. 480 f. 2’ye başvurulabileceği taraflarca açıkça kararlaştırılmış olduğundan, tarafların kanunun aradığı öngörülmezlik şartını kaldırdıklarının ve sayılmış olan bu durumların gerçekleşmesi halinde yüklenicinin uyarlama talebinde bulu nabileceğinin kabulü gerekir56. Sözleşmede sınırlı sayıda sayılmış olan 

(Vedat Buz, Medeni Hukukta Yenilik Doğuran Haklar, Yetkin Yayınları, Ankara,  2005, s.422-423). Bu nedenle tarafların anlaşmasının yanında yüklenicinin tek taraflı  bir irade beyanıyla da TBK m. 480 f. 2’den doğan haklarından feragat edebilme imkânı  bulunmaktadır (Koller, N. 925). Uyarlama için gerekli şartların daha gerçekleşmediği  dönemde uyarlamaya ilişkin yenilik doğuran hak aslında daha doğmamıştır. Ancak  doktrinde de ifade edildiği üzere, feragat yoluyla ileride doğacak bir yenilik doğuran  hakkın doğumuna da engel olunabilmesi mümkündür (Buz, s. 414). 

53 Gauch, N. 1128; Eren, s. 675; Kurşat, s. 244-245; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N.  34. Sözleşme serbestisi ilkesi gereği, taraflar TBK. m. 480 f. 2 hükmüne başvurulmasının şartlarını zorlaştırabilecekleri gibi kolaylaştırabilirler de. Hâkim kararına gerek olmadan, sadece yüklenicinin irade beyanı ile sözleşme bedelinin yeni duruma göre uyarlanacağına ilişkin bir anlaşma, taraflarca hükmün kullanımının kolaylaştırılmasına örnek olarak verilebilir (Gauch, N. 1128; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 35). 

54 Tandoğan, s. 249; Eren, s. 676. 

55 Tandoğan, s. 249; Gönen, s. 97. 

56 Öz, s. 67-68; Kurşat, s. 244; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 20. Konuya ilişkin  ayrıntılı bir inceleme için bkz. Gönen, s. 91 vd. 

202 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

olağanüstü durumlar haricinde meydana gelen diğer olağanüstü durum larda ise yüklenici bedelin uyarlanmasını isteyemez57. Ancak, tarafların  TBK. m. 480 f. 2 hükmünün uygulanmasını sınırladıkları veya kaldırdık ları hallerde bile iş sahibinin bunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanıl ması oluşturduğu durumlarda, yüklenici TBK. m. 480 f. 2’ye başvurabi lir58

  1. Yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’den Doğan Hakkını Kullanması ve Bunun Sonuçları 

TBK. m. 480 f. 2’de yüklenicinin sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin  hakkını sadece dava yoluyla kullanabileceği açıkça hükme bağlanmıştır.  Hâkim, yüklenicinin başvurusu üzerine sözleşmenin uyarlanması için ge rekli şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirecektir.  

Madde metninde sadece bedelin değil, sözleşmenin yeni koşullara  uyarlanmasından bahsedilmektedir. Şu hâlde; hâkimin bedel artışı dışında,  iş görme süresini uzatmak veya iş miktarını azaltmak gibi farklı şekillerde  sözleşmeye müdahale imkânı vardır59

TBK. m. 480 f. 2’de sadece sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin hakkın  mahkemeye başvurularak kullanılacağı belirtilmekte, uyarlamanın müm kün olmaması halinde kullanılabilecek olan dönme hakkına ilişkin benzer  bir şart aranmamaktadır60. Dönme hakkı yenilik doğurucu bir hak oldu 

57 Tarafların hangi hallerin mücbir sebep sayılacağı yönünde anlaşabilecekleri ve artık  bunlar dışında kalan hallerin mücbir sebep sayılamayacağı yönünde bkz. Halûk  Tandoğan, Türk Mes’uliyet Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2010, s. 468. Benzer  yönde bir Yargıtay kararı için bkz. Yarg. 4. HD. T. 30.10. 1958 E. 5802 K. 7150 (Karar  metni için bkz. Erman, s. 72, d. 2). Aksi görüşte bkz. Öz, s. 67-68; Erman, s. 72. 

58 Tandoğan, s. 250; Zevkliler / Gökyayla, s. 548; Gönen, s. 99; Seliçi, s. 62; Ergüne, s.  316, dn. 16; Baygın, s. 101; Tunçomağ, s. 1062. 

59 Gümüş, s. 94; Zevkliler / Gökyayla, s. 550; Yavuz, s. 1048-1049; Kurşat, s. 257; Gönen,  s. 124 ve 129-130; Acar, M. 480, N. 35; Ergüne, s. 321. Mehaz İsviçre Medeni Kanunu’nun TBK. m. 480 f. 2’yi karşılayan 373 f. 2. maddesinde ise hâkimin sadece bedel artırımı veya sözleşmeden dönme konusunda karar verebileceği yer almaktadır. Bu nedenle İsviçre öğretisinde hâkimin bedel artışı dışında sözleşmeye farklı şekilde müdahale edemeyeceği kabul edilmektedir (bkz. Gauch, N. 1126). 

60 TBK. m. 480 f. 2 yüklenicinin sözleşmenin uyarlanmasını hâkimden talep edebile ceğini, diğer bir ifadeyle mahkeme aracılığıyla kullanacağını hükme bağlamıştır. Bu  durumda iş sahibinin yüklenicinin borcunun ifası için mahkemeye başvurması  halinde, yüklenicinin, yukarıda açıklamış olduğumuz şartların varlığı halinde, TBK. 

Tolga Özer 203 

ğundan, iş sahibinin hâkimiyet alanına varması ile sonuç doğuran tek ta raflı irade beyanı ile kullanılabilir61. Yüklenicinin tek taraflı irade beya nıyla sözleşmeden dönmesinin istisnasını ise arsa payı karşılığı inşaat söz leşmeleri oluşturur. Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, arsa payı kar şılığı inşaat sözleşmelerinde iş sahibinin sözleşmeden dönmeyi kabul et memesi durumunda, dönmenin gerçekleşebilmesi için mahkeme kararı ge rekir. Açılan davada hâkim dönme talebinin haklı olup olmadığını incele yecektir. Hâkimin dönme talebini haklı olarak görmemesi halinde ise söz leşme yürürlükte kalmaya devam eder62

Hâkim bedel artışına ilişkin karar verirken, meydana gelen olağanüstü  olayın yol açtığı tüm maliyet artışlarını iş sahibine yüklememeli, taraflar  arasında denge kurmalıdır63. Zira, TBK. m. 480 f. 2’nin amacı yüklenici nin katlanamayacağı ölçüde ağırlaşan maliyet artışını onun katlanabileceği  bir düzeye çekmekle sınırlıdır64. Aksi durumda hüküm adeta yüklenici le hine kurulmuş olan bir kaza veya afet sigortası haline gelecektir65

Yüklenici ancak hâkimin sözleşmenin olağanüstü durum karşısında  uyarlanmasının mümkün olmadığına dair kararından sonra dönme hakkını  kullanabilir. Diğer bir ifade ile TBK. m. 480 f. 2’ de düzenlenmiş olan  

  1. 480 f. 2’den doğan sözleşmenin uyarlanmasını talep hakkını mahkemede def’i ola rak da ileri sürmesinin mümkün olduğu kanaatindeyiz. 

61 Eren, s. 679; Gümüş, s. 94; Kurşat, s. 261; Gönen, s. 116 ve 119; Acar, M. 480, N. 36;  Gönen, İnşaat Sözleşmelerinin Uyarlanmasına İlişkin Sorunlar, s. 356. Mehaz İsviçre  Medeni Kanunu’nun TBK. m. 480 f. 2’yi karşılayan 373 f. 2. maddesinde ise TBK.’dan  farklı olarak, dönme hakkının da ancak hâkimin kararıyla kullanılabileceği belir 

tilmektedir. Hâkim hakkaniyet gereği hem bedelin uyarlanmasının mı yoksa  sözleşmenin sona erdirilmesinin mi gerekli olduğuna hem de sözleşme sona erdirile cekse bunun etkisinin “ex tunc” mu yoksa “ex nunc” mu olacağına karar verecektir  (Koller, N. 920). İsviçre Federal Mahkemesi ise konuya ilişkin bir kararında maddenin  lafzına rağmen burada bir yenilik doğurucu dava değil, yenilik doğurucu hakkın söz  konusu olduğunu ve bu hakkın irade beyanıyla kullanılabileceğine hükmetmiştir. Karar  metni için bkz. BGE 48 II 119. 

62 Örnek kararlar için bkz. Yarg. 15. HD. T. 8.10.1998 E. 1998/2236 K. 1998/3752; Yarg.  15. HD. T. 21.3.2006 E. 2005/1712 K. 2006/1639. Benzer yönde bkz. Hasan Erman, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Der Yayınları, İstanbul, 2010, s. 104. 

63 Öz, s. 72-73; Eren, s. 678; Zevkliler / Gökyayla, s. 549; Bühler, Art. 373, N. 41; Kurşat,  s. 258; Gönen, s. 124; Seliçi, s. 55; Baygın, s. 113; Zindel / Pulver / Schott, Art. 373, N. 28. 

64 Gauch, N. 1115; Kurşat, s. 258; Gönen, s. 127. 

65 Eren, s. 678.

204 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

bedelin uyarlanmasını talep ve dönme hakları birbirleriyle yaraşan seçim lik haklar değildir. Burada bedelin uyarlanmasına ilişkin olan hak birincil  bir hakken, ancak uyarlamanın mümkün olmadığı durumlarda kullanılabi len dönme hakkı ise ikincil bir haktır66. Bu nedenle hâkimin karar verdiği  bedel artışını beğenmeyen yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’ye dayanarak  sözleşmeden dönme imkânı bulunmamaktadır.  

Dönme hakkının kullanılması durumunda bunun taraflar arasındaki  sözleşmeye etkisine ilişkin iki hâkim görüş bulunmaktadır. Bizim de ka tıldığımız klasik görüşe göre yüklenicinin dönme hakkını kullanmasıyla  birlikte sözleşme kurulduğu andan itibaren geriye etkili olarak ortadan kal kar. Sözleşme kurulduğu andan itibaren ortadan kalktığından, bu sözleş meden doğan hak ve borçlar da doğdukları andan itibaren ortadan kalkmış  sayılacaktır. Bu durumda iş sahibi eserin bitirilmesini isteyemezken, yük lenici de iş sahibinden bedelin ödenmesini talep edemez. İş sahibi, sözleş meden dönüldüğü ana kadar yükleniciye herhangi bir bedel ödediyse, bun ları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edebilecektir. Bunun  karşılığında yüklenici de sözleşmeden döndüğü ana kadar üzerinde devam  edilebilir kalıcı bazı işler yapmışsa, yapmış olduğu bu işlere ilişkin olarak  sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iş sahibinden talepte bulunabi lir67. Ancak belirtmeliyiz ki sözleşmeden dönülmesi durumunda yükleni cinin yapmış olduğu işlere ilişkin talep edebileceği miktar yapmış olduğu  işçi ve malzeme masrafı ile sınırlıdır, diğer bir ifadeyle yüklenici yapmış  olduğu kısma ilişkin, sebepsiz zenginleşme hükümlerinin kapsamına gir mediğinden, herhangi bir kâr talebinde bulunamayacaktır68

Öğretideki diğer görüş olan yeni dönme teorisine göre ise dönme be yanı sözleşmeyi sona erdirmemekte, onu bir tasfiye ilişkisine döndürmek tedir. Taraflar arasındaki sözleşmen doğan borç ilişkisi dönmeyle birlikte, 

66 Eren, s. 677. 

67 Dönme durumunda iadeye ilişkin sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının  istisnası ise yüklenicinin kendi malzemesiyle, iş sahibinin arazisine inşaat yapmasına  ilişkin sözleşmelerdir. Bu halde; sözleşme ilişkisi geriye etkili olarak ortadan  kalktığından, yüklenici başkasının arazisi üzerinde kendi malzemesiyle inşaat yapan  kişi konumuna gelecektir ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre özel hüküm nit 

eliğinde olan haksız inşaat ilişkin TMK. m. 722 vd. burada uygulama alanı bulacaktır  (Turgut Öz, İş Sahibinin Eser Sözleşmesinden Dönmesi, İstanbul, 1989, s. 238; Gönen,  s.138). 

68 Öz, s. 174; Kurşat, s. 260. 

Tolga Özer 205 

tarafların sözleşme çerçevesinde birbirlerinden aldıklarının iadesine yöne lik bir hukuki ilişkiye dönüşmektedir69. Diğer bir ifadeyle bu görüş uya rınca dönme bir bozucu yenilik doğuran hak değil, değiştirici yenilik do ğuran haktır. Bu görüşü savunan bazı yazarlara göre sözleşmeden dönül mesiyle birlikte tarafların ileriye dönük borçları sona ererken70, diğer bazı  

yazarlara göre ise ileriye dönük borçlar sona ermemekte, ancak borçlular  borcu ödemekten kaçınmalarını sağlayan bir def’i imkânı elde etmekte dir71. Tarafların daha önce birbirlerine vermiş oldukları şeyler ise dönme  sonucu ortaya çıkan iade borcu kapsamında iade edilecektir. Burada iade  sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, taraflar arasındaki borç iliş kisi uyarınca gerçekleşecektir. Bu nedenle söz konusu görüşün kabul edil mesi durumunda yüklenici dönme anına kadar yapmış olduğu iş için sa dece malzeme ve işçi masrafını değil, sözleşmede kararlaştırılan bedel  üzerinden belirlenecek olan miktarı talep edebilecektir. Görüldüğü üzere,  bu teorinin kabulü yüklenicinin talepleri açısından dönme ve fesih arasın daki farkı ortadan kaldırmaktadır. Kanun koyucu ise aşağıda da değinece ğimiz üzere, sadece dürüstlük kuralının gerektirdiği hallerde dönme yerine  fesih imkânının kullanılabileceği açıkça hükme bağlamıştır.  

TBK. m. 480 f. 2’de dürüstlük kuralının gerektirdiği hallerde yükleni cinin sadece fesih hakkını kullanabileceği belirtilmektedir. Fesih duru munda, dönmeden farklı olarak sözleşme geriye değil, ileriye etkili olarak  sona erer. Sözleşme ileriye etkili olarak sona erdiğinden, yüklenici fesih  anına kadar tamamlamış olduğu işlerin bedelini sözleşmede belirlenmiş  bedel üzerinden alabilecektir72. Örneğin; tarafların 100.000 TL götürü be delle anlaşmaları ve yüklenicinin fesih anında işin %30’unu tamamlamış  olması halinde, yüklenici sözleşmede işin tamamı için belirlenmiş olan be delin %30’unu denk gelen 30.000 TL’yi talep edebilir. 

Üzerinde durulması gereken bir diğer nokta ise yüklenicinin TBK. m.  480 f. 2’deki haklarını kullanması için gerekli şartların oluşması halinde,  

69 Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Rona Serozan, Sözleşmeden Dönme, Vedat  Kitapçılık, İstanbul, 2007.  

70 Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Yetkin Yayınları, Ankara, 2018, s. 1148. 71 Serozan, s. 505. 

72 Öğretideki bazı yazarlar sözleşmenin feshine neden olan olağanüstü durumdan iş  sahibinin sorumlu olması halinde, yükleniciye inşa etmiş olduğu kısım için ödenecek olan  bedelin sözleşmede kararlaştırılandan fazla olabileceği görüşündedir. Bkz. Koller, N.  924. Aksi görüşte bkz. Gauch, N. 1117. Konu aşağıda ayrı bir başlık altında incelenmiştir.  Bkz. “Olağanüstü Olayın İş Sahibine İsnat Edilebilecek Bir Nedenden Kaynaklanması  Durumunda Yüklenicinin Tazminat Talep Hakkı” başlığı. 

206 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

iş sahibinin TBK. m. 484 hükmü uyarınca yüklenicinin zararlarını tazmin  ederek sözleşmeyi feshetmesinin mümkün olup olmadığıdır. TBK. m. 484  uyarınca iş sahibi eserin tamamlanmış olan kısmının bedelini ve sözleşme  sonunda yüklenicinin elde edeceği kârı ödeyerek sözleşmeyi her zaman  feshedebilmektedir. Ancak TBK. m. 480 f. 2’nin şartlarının gerçekleşmesi  durumunda çoğu zaman yüklenicinin kârı ortadan kalkmakta hatta yükle 

nici zarar eder duruma gelmektedir. Şu hâlde, iş sahibi TBK m. 484 uya rınca sözleşmeyi feshettiğinde, bu fesih yüklenici aleyhine adaletsiz bir  durum ortaya çıkarır. Bu nedenle öğretide de belirtildiği gibi TBK. m. 484  kullanımını sınırlandırılması ve yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2 hükmü uya rınca mahkemeye başvurduğu durumlarda, iş sahibinin TBK. m. 484’e da yanarak sözleşmeyi feshedemeyeceğinin kabulü bu haksız durumu ortadan  kaldıracaktır73. Hatta biz yüklenici mahkemeye daha başvurmamış olsa  dahi uyarlama için gerekli şartların oluşması ve bu hususun iş sahibine bil dirmesi halinde artık iş sahibinin TBK. m. 484’e başvurmasının mümkün  olmaması gerektiği görüşündeyiz. Zira aksi durumunda somut olayların  hemen hemen hepsinde iş sahibinin tam tazminatla feshi hakkını kullan ması, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilecektir.  

  1. Olağanüstü Olayın İş Sahibine İsnat Edilebilecek Bir Nedenden Kaynaklanması Durumunda Yüklenicinin Tazminat Talebi 

Yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2’den doğan haklarını kullanabilmesi için  ifayı güçleştiren olağanüstü durumun kendi kusurundan kaynaklanmaması  gerektiğine yukarıda değinmiştik. Olağanüstü olayın iş sahibinin kusurun dan kaynaklanması durumunda ise yüklenicinin TBK. m. 480 f. 2 hük müne başvurabileceğine kuşku yoktur. Tartışmalı olan nokta, olağanüstü  durumun iş sahibinden kaynaklanması ihtimalinde sözleşmenin uyarlan ması mümkün değilse ve yüklenici bu nedenle dönme / fesih hakkını kul lanarak sözleşmesi sona erdiriyorsa, yüklenicinin meydana gelen kazanç  kaybını iş sahibinden talep edilip edilmeyeceğidir.  

TBK m. 480 f. 2 uyarınca sözleşmeden dönülmesi halinde yüklenici  sadece yapmış olduğu masrafları sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrul tusunda talep edebilirken, fesih halinde de sadece fesih tarihine kadar ese 

73 Öz, s. 74. Somut olayda iş sahibinin TBK. m. 484’e başvurmasının nedeni sadece  sözleşmenin uyarlanması engellemek ve yükleniciye zarar vermek ise bu durumun  hakkın kötüye kullanılması oluşturacağı ve iş sahibinin fesih hakkını kullanamayacağı  yönünde bkz. Kurşat, s. 242. 

Tolga Özer 207 

rin tamamlamış olduğu kısmına ilişkin bedele hak kazanmaktadır. Yükle nici, inşaatı tamamlamış olması durumunda elde edebileceği kârdan ise  mahrum kalmaktadır. Kanun koyucu götürü bedelin uyarlanmasına ilişkin  düzenlemede tazminata ilişkin herhangi bir hususa yer vermeyerek sessiz  kalmıştır. Ancak bu durum söz konusu hüküm uyarınca sözleşmeden dö nülmesi durumunda tazminata yer olmadığı şeklinde yorumlanmamalı dır74. Bu nedenle biz olağanüstü durumun iş sahibine yüklenebildiği hal lerde TBK. m. 480 f. 2 hükmü her ne kadar hukuki açıdan gerçek bir  imkânsızlığı değil, sadece mali bir imkânsızlığı düzenlemekteyse de  TBK.’nın eser sözleşmelerinde ifanın iş sahibi nedeniyle imkânsız olması  halini düzenleyen 485. maddesinin kıyasen burada da uygulanabileceği  düşüncesindeyiz75. İlgili madde uyarınca ifanın iş sahibinin kusuru ile  imkânsızlaşması halinde yüklenici tüm kazanç kaybını iş sahibinden talep  edebilmektedir. Şu hâlde; TBK. m. 480 f. 2 uyarınca sözleşmenin sona  erdirildiği hallerde de iş sahibinin olağanüstü olaya kusuru ile neden ol ması durumunda TBK. m. 485’in kıyasen uygulanması sonucu yüklenici nin kazanç kaybının tamamını iş sahibinden talep edebileceğinin kabulü  yerinde olacaktır76.  

SONUÇ 

Çalışmamızda eser sözleşmelerinde götürü bedel kavramını inceledik.  Götürü bedel tarafların önceden ve kesin olarak iş sahibinin ödeyeceği be deli belirledikleri durumlarda söz konusu olmaktadır. Taraflar ödenecek  olan bedeli tek ve sabit bir miktar olarak belirleyebilecekleri gibi, sözleş meyi oluşturan birimler için kesin fiyatlar belirleyerek, eser için ödenecek  toplam ücreti bu birim fiyatlar üzerinde de tespit edebilirler. Götürü be delde kural bedelin sonradan değişmemesidir. Ancak tarafların bazı şart ların gerçekleşmesi ve bunun maliyetleri artırması veya azaltması duru munda, bunun götürü bedele de yansıtılacağı konusunda anlaşabilmeleri  

74 Gauch, N. 1118; Bühler, Art. 373, N. 45. 

75 Götürü bedel üzerinden kurulmuş olan sözleşmelerde iş sahibinin maliyet artışına sebep  olması durumunda, bu artışın iş sahibi tarafından karşılanması gerektiği, İBK. m. 376  f. 3 ve 378 f. 2’nin (TBK. karşılığı m. 483 f. 2 ve 485 f. 2) burada kıyasen uygulanacağı görüşünde bkz. Koller, N. 893. 

76 Bu durumda yüklenicinin ancak olumsuz zararını talep edebileceği görüşünde bkz.  Gauch, N. 1118; Ergüne, s. 322. Yüklenicinin TBK. m. 482 f. 2’nin kıyasen uygulan ması sonucu hakkaniyete uygun bir tazminat talep edebileceği görüşünde bkz. Kurşat,  s. 260.

208 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

mümkündür. Öğretide bu bedel türü değişken götürü bedel olarak adlandı rılmaktadır. Ancak burada da bedelin götürü bedel olarak kabul edilebil mesi için miktarda gerçekleşmesi muhtemel olan artış veya azalışın kesin  ve önceden belirlenmiş olması gerekir. 

Götürü bedelli eser sözleşmelerinde risk daha çok yüklenicinin üze rinde olmasına rağmen, kanun koyucu bazı durumlarda yükleniciyi koru muştur. TBK. m. 480 f. 2 uyarınca tarafların öngöremedikleri veya taraf larca öngörülmesinde rağmen göz ardı edilen olağanüstü bir durumun or taya çıkması ve bunun yüklenicinin borcunu ifasını imkânsız hale getir mesi durumunda, yüklenici sözleşmenin uyarlanmasını hâkimden talep  

edebilecek, bunun mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönebilecek tir. Belirtilmelidir ki fiili ve hukuki manada bir imkânsızlık değil sadece  mali açıdan bir imkânsızlık durumunda TBK. m. 480 f. 2 uygulama alanı  bulacaktır. Meydana gelen olağanüstü durumun öngörülebilir olup olma dığı objektif bir bakış açısı ile tespit edilecek, hatta öğretideki bir görüş  uyarınca, yüklenicinin fazladan bilgi ve deneyim sahibi olması da olayın  öngörülebilirliği tespit edilirken hesaba katılacaktır. Madde metni her ne  kadar taraflarca öngörülemeyen bir durumdan bahsetse de burada hak ka zanacak olan kişi yüklenici olduğundan, sadece yüklenicinin öngöreme diği hallerde de TBK. m. 480 f. 2 hükmüne başvurulabilecektir.  

Yüklenici TBK. m. 480 f. 2’den doğan sözleşmenin uyarlanması hak kını ancak mahkemeye başvurarak kullanabilecekken, mahkemenin söz leşmenin uyarlanmasının mümkün olmadığına ilişkin karar vermesi duru munda, sözleşmeden dönme hakkını tek taraflı irade beyanıyla kullanabi lir. Kanun hâkime sözleşmenin uyarlanması yetkisi verdiğinden, hâkimin  

bedelin artırılmasının yanında farklı şekillerde sözleşmeye müdahale ede bilmesi mümkündür.  

Yüklenicinin uyarlama talebiyle mahkemeye başvurduğu hatta mahke meye başvurulmasa dahi uyarlamaya ilişkin şartların oluştuğu ve bu duru mun iş sahibine bildirildiği hallerde, iş sahibi artık TBK. m. 484’den doğan  tam tazminat karşılığı fesih hakkını kullanamayacaktır. Zira, aksinin ka bulü yüklenici açısından hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına neden  olur.  

Uyarlamanın mümkün olmaması nedeniyle yüklenicinin sözleşmeden  dönmesi durumunda, o zamana kadar tamamlamış olduğu iş için yapmış  olduğu masrafları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iş sahibinden 

Tolga Özer 209 

talep edebilecek, iş sahibinden herhangi bir şey aldıysa onu da iade ede cektir. Yüklenici dürüstlük kuralının gerektirdiği hallerde sözleşmeden  dönme değil, sadece fesih hakkını kullanabilecektir. İfayı imkânsız hale  getiren olağanüstü durumun iş sahibinden kaynaklanması ve yüklenicinin  dönme / fesih hakkını kullanarak sözleşmesi sona erdirmesi durumunda  ise TBK. m. 485’ kıyasen uygulama alanı bulacak ve yüklenici mahrum  kaldığı kazanç kaybını iş sahibinden talep edebilecektir.  

ZUSAMMENFASSUNG 

Der vorliegende Beitrag befasst sich mit dem Begriff des Pauschalbetrags in Werk verträgen. Hiervon ist dann auszugehen, wenn die Parteien die Höhe des Werklohnes  zum Voraus und genau bestimmen. Die Parteien können den zu bezahlenden Betrag so wohl als vollends und fest als auch als feste Einheitspreise für einzelne Teilleistungen  bestimmen, wovon dann der Gesamtpreis für das gesamte Werk angerechnet wird. Beim  Pauschalbetrag darf der Betrag in der Regel später nicht mehr geändert werden. Doch  steht den Parteien die Möglichkeit zu, sich darüber zu einigen, dass der Pauschalbetrag  durch die Existenz mancher Bedingungen, die die Vertragskosten erhöhen oder senken,  geändert werden kann. In der Lehre wird diese Art eines solchen Betrags als global /  variabler Pauschalbetrag bezeichnet. Aber damit auch hier dieser Betrag als Pauschal betrag akzeptiert wird, sollen mögliche Betragserhöhungen oder Erniedrigungen zum  Voraus und fest bestimmt werden.  

Obwohl bei den Werkverträgen mit Pauschalbetrag das Risiko mehr an der Seite des  Unternehmers liegt, hat der Gesetzgeber unter bestimmten Voraussetzungen den Unter nehmer in Schutz genommen. Nach Art. 480 Abs. II des türkischen Obligationsgesetzes  darf der Unternehmer von dem Richter die Anpassung des Vertrags oder wenn dies nicht  möglich ist, den Rücktritt aus dem Vertrag erfordern, wenn eine außergewöhnliche Situ ation der Fall ist, die die Parteien nicht voraussehen können oder aber eine Situation  eintritt, die von den Parteien zwar vorausgesehen, jedoch ignoriert wurde, was es dem  Unternehmer unmöglich macht, seine Pflicht zu erfüllen. Es muss klargestellt werden,  dass der Art. 480 Abs. II des türkischen Obligationsgesetzes nicht bei der rechtlichen und  objektiven Unmöglichkeit, sondern nur bei der wirtschaftlichen Unmöglichkeit Anwen dung findet. Ob die geschehene außergewöhnliche Situation voraussehbar ist, wird durch  eine objektive Betrachtungsweise bestimmt. Es sind in der Literatur sogar Meinungen  vorhanden, wonach für die Bestimmung der Voraussehbarkeit berücksichtigt werden muss, dass der Unternehmer in seinem Gebiet ausnahmsweise mehr informiert und sach kundig ist. Obwohl es sich in dem Artikel von einer nicht voraussehbaren Situation han delt, findet der Art. 480 Abs. II des türkischen Obligationsgesetzes Anwendung, wenn  diese Situation auch nur vom Unternehmer nicht vorausgesehen wird, weil es hier um die  Rechte der Unternehmer geht.  

Während der Unternehmer sein Recht auf die Anpassung des Vertrags nur durch die  Anrufung des Gerichts ausüben kann, kann er sein Rücktrittsrecht „nur“ durch eine ein seitige Willenserklärung ausüben, wenn das Gericht entscheidet, dass die Vertragsan passung nicht möglich ist. Da das Gesetz den Richter für die Anpassung des Vertrags 

210 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

ermächtigt, kann der Richter neben der Betragserhöhung andere Arten von Eingriffen in  den Vertrag durchführen. 

Wenn der Unternehmer durch die Anrufung des Gerichts einen Vertragsanpassungs anspruch geltend gemacht hat, oder das Gericht noch nicht angerufen wurde aber die  Bedingungen der Vertragsanpassung schon eingetreten sind, darf der Besteller sein Kün digungsrecht gegen die Bezahlung vollen Ersatzes laut Art. 484 des türkischen Obligati onsgesetzes nicht mehr ausüben. Denn die Akzeptanz des Gegenteils führt zu unbilligen  Ergebnissen für den Unternehmer.  

Im Fall des Vertragsrücktritts aufgrund der Unmöglichkeit der Vertragsanpassung,  darf der Unternehmer von dem Besteller einen Anspruch auf Erstattung seiner Kosten  nach den Bestimmungen der ungerechtfertigten Bereicherung machen, die er für die bis  dahin erledigte Arbeit gemacht hat und soll der Unternehmer es auch dem Besteller zu 

rückgeben, wenn er etwas von ihm erhalten hat. Wenn es nach dem Grundsatz von Treu  und Glauben rechtgefertigt ist, ist der Unternehmer nicht berechtigt aus dem Vertrag  zurückzutreten. Er ist vielmehr darauf beschränkt, sein Kündigungsrecht zu nutzen. Wenn  die außergewöhnliche Situation, die die Leistungserfüllung unmöglich macht, von dem  Besteller verursacht wird und der Unternehmer durch Ausübung seines Rücktritts-/Kün 

digungsrechts den Vertrag beendet, findet Art. 485 analog Anwendung und der Unter nehmer kann sein Gewinnausfall von dem Besteller fordern.  

KISALTMALAR  

Art. Artikel.  

BGE. Entscheidungen des Schweizerischen  

Bundesgerichts. 

bkz. Bakınız. 

  1. Dipnot. 
  2. Esas. 
  3. Fıkra. 
  4. Hukuk Dairesi. 

HGK. Hukuk Genel Kurulu. 

İBK. İsviçre Borçlar Kanunu. 

  1. Karar. 
  2. Madde. 
  3. Numara. 
  4. Obligationenrecht (Schweiz) 
  5. Sayfa. 
  6. Tarih 

TBK. Türk Borçlar Kanunu. 

  1. Türk Lirası.

Tolga Özer 211 

TMK. Türk Medeni Kanunu. 

Yarg. Yargıtay. 

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu.  

KAYNAKÇA 

ACAR Faruk, İstanbul Şerhi / Türk Borçlar Kanunu 6. Cilt, Vedat Kitapçılık, İstanbul,  2019. 

ARAL Fahrettin / AYRANCI, Hasan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Ankara,  Yetkin Yayınları, 2018. 

BAYGIN Cem, Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hü kümler, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul, 1999. 

BAYSAL Başak, Sözleşmenin Uyarlanması, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017. BUZ Vedat, Medeni Hukukta Yenilik Doğuran Haklar, Ankara, Yetkin Yayınları, 2005. BÜHLER Theodor, Zürcher Kommentar Art. 363-379 OR, 1998. 

BÜYÜKAY Yusuf, Eser Sözleşmesi, Ankara, Yetkin Yayınları, 2014. 

EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 24. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları,  2018. 

EREN Fikret, Borçlar Hukuku Özel Hükümler 7. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları, 2019. 

ERGÜNE Serkan, “Eser Sözleşmesinde Götürü Bedele Bağlanan Sonuçların 6098 Sayılı  Türk Borçlar Kanunu Açısından İncelenmesi”, Prof. Dr. Hasan Erman’a Arma ğan, Der Yayınları, İstanbul, 2015. 

ERMAN Hasan, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, İstanbul, Der Yayınları, 2010. ERMAN Hasan, İstisna Sözleşmesinde Beklenilmeyen Hal, İstanbul, 1979. GAUCH Peter, Der Werkvertrag, Schulthess Polygraphischer Verlag, Zürih, 2011. GAUTSCHİ Georg, Berner Kommentar (Art. 363-379 OR), 1967. 

GÖKYAYLA K. Emre, Türk Hukukunda İnşaat Sözleşmelerinde Ek İş ve Sonuçları, İn şaat Hukuku ve Uygulaması, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017. 

GÖNEN Doruk, İnşaat Sözleşmesinde Bedel, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016. 

GÖNEN Doruk, İnşaat Sözleşmelerinin Uyarlanmasına İlişkin Sorunlar, İnşaat Hukuku  ve Uygulaması, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2017. 

GÜMÜŞ Mustafa Alper, Borçlar Hukuku Özel Hükümler 2. Cilt, İstanbul, Vedat  Kitapçılık, 2014. 

GÜRSOY Kemal, Hususi Hukukta Clausula Rebus Sic Stantibus, Ankara, 1950. 

HUGUENİN Claire, Obligationenrecht Allgemeiner und Besonderer Teil, Schulthess,  2014. 

KOCAYUSUFPAŞAOĞLU Necip, “İşlem Temelinin Çökmüş Sayılabilmesi İçin Sosyal  Felaket Olarak Nitelendirilebilecek Olağanüstü Bir Olayın Gerçekleşmesi Şart  Mıdır?”, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın Anısına Armağan, İstanbul, 2000.

212 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

KOLLER Alfred, Schweizerisches Werkvertragsrecht, Dike Verlag AG, 2015. KURŞAT Zekeriya, İnşaat Sözleşmesi, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017. ÖZ Turgut, İnşaat Sözleşmesi, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2016. 

ÖZ Turgut, İş Sahibinin Eser Sözleşmesinden Dönmesi, İstanbul, Kazancı Hukuk  Yayınları , 1989. 

SCHMİD Jörg / STÖCKLİ Hubert / KRAUSKOPF Frédéric, Schweizerisches Obligati onenrecht Besonderer Teil, Schulthess, 2016. 

SELİÇİ Özer, İnşaat Sözleşmelerinde Müteahhidin Sorumluluğu, Fakülteler Matbaası,  İstanbul, 1978. 

SEROZAN Rona, Sözleşmeden Dönme, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2007. 

TANDOĞAN Halûk, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri Cilt II, İstanbul, Vedat  Kitapçılık, 2010. 

TANDOĞAN Halûk, Türk Mes’uliyet Hukuku, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2010. 

TUNÇOMAĞ Kenan, Türk Borçlar Hukuku II. Cilt / Özel Borç İlişkileri, Sermet Matba ası, İstanbul, 1977. 

YAVUZ Cevdet, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul, Beta, 2014. 

ZEVKLİLER Aydın / GÖKYAYLA, Emre, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, İstan bul, Turhan Kitabevi, 2018 

ZİNDEL Graudenz G. / PULVER Urs Pulver / SCHOTT Bertrand G., Basler Kommentar  OR 1, Helbing Lichtenhahn Verlag, Basel, 2015.

Leave a Reply

Your email address will not be published.