İşveren Değişikliği ve Toplu İş Sözleşmesi

Arslan | Ataman > Publications > Uncategorized > İşveren Değişikliği ve Toplu İş Sözleşmesi

TAÜHFD, 2019; 1(2): 3-24 Makale Başvuru Tarihi: 10.07.2019 Araştırma Makalesi Makale Kabul Tarihi: 22.07.2019 Forschungsartikel 

İŞYERİ DEVRİ VE KAMUDA ÇALIŞAN ALT İŞVEREN  İŞÇİLERİNİN KADROYA GEÇİŞİ BAĞLAMINDA İŞVEREN  DEĞİŞİKLİĞİNİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE ETKİSİ 

DIE AUSWIRKUNGEN DER ARBEITGEBERÄNDERUNG  DURCH DIE ÜBERTRAGUNG DES ARBEITSPLATZES UND  DEN ÜBERGANG VON SUB-ARBEITNEHMERN ZUM  ÖFFENTLICHEN ARBEITGEBER AUF DEN TARIFVERTRAG 

Dr. Esra YİĞİT 

ÖZ 

İşçilerin örgütlenerek çalışma koşullarını iyileştirmelerinde bir araç olan toplu iş söz leşmesinin imzalanmasından önceki sürecin yanı sıra, sözleşmenin devamlılığının sağ lanması da önem taşır. Bu devamlılığın etkilenmesi muhtemel olan durumlardan biri  ise sözleşmenin tarafı olan işverenin değişmesidir. Bu çalışmada, öncelikle 6356 sayılı  Kanun m. 38 çerçevesinde işyeri devri karşısında devre konu işyerinde veya devralan  işverenin mevcut işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin durumu incelenecektir.  Maddede yer alan ihtimallerin yanı sıra yetki sürecindeki devirler de çalışmada yer  bulmuştur. Sonrasında ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 6356 sayılı Ka nun geçici m. 7 uyarınca, kamuda iş yapan alt işveren işçilerinden, kamu işvereninin  kadrosuna geçiş yapanların toplu iş sözleşmelerinden yararlanmaları incelenmiştir. 

Anahtar Kelimeler: Toplu İş Sözleşmesi, İşverenin Değişmesi, 6356  Sayılı Kanun m. 38, Taşerondan Kadroya Geçiş, 375 Sayılı KHK. 

 

 Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı  Öğretim Üyesi, (yigit@tau.edu.tr). ORCID: 0000-0002-8312-7941.

4 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

THE EFFECT OF THE EMPLOYER CHANGE ARISING FROM  THE TRANSFER OF THE WORKPLACE AND THE TRANSITION OF SUB-EMPLOYERS WORKING IN THE  PUBLIC TO THE PUBLIC EMPLOYER ON THE COLLECTIVE  AGREEMENT 

ABSTRACT 

In addition to the process before the signing of the collective agreement, which is a tool  for workers to organize and improve their working conditions, it is also important to  ensure the continuity of the agreement. One of the situations that this continuity is  likely to affect is the change of the employer who is a party to the contract. In this study,  the situation of the collective agreement applied in the current workplace or in the  current workplace of the acquiring employer within the framework of Article 38 of Law  No. 6356 will be examined. In addition to the possibilities mentioned in the article, the  periods before the signature of the contract were included in the study. Then, the rights  of the workers who have been transferred from subcontractor to public employers are  examined. 

Keywords: Collective Agreement, The Change of The Employer, Transfer  of Workplace, Article 38 of Law No. 6356, Transferred Workers From  Subcontractor to Public Employers. 

GİRİŞ 

İş Kanunu m. 6’da yer bulan işyeri devri, işyerinin veya bir bölümünün  hukuki işleme dayalı olarak bir başkasına devri olarak açıklanmaktadır.  Bir işyeri devrinin varlığından bahsedebilmek için, devre konu olacak bir  işyeri veya işyeri bölümünün varlığı, bu işyeri veya bölümün ekonomik  birliğini koruyarak bir başkasına devri ve bu devrin bir hukuki işleme da 

yalı olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir1. Bu doğrultuda doktrinde iş yeri devri, işverenin değiştiği durumlardan biri olarak kabul edilmekte ve  işverenin devir dışında değiştiği durumlar işverenin ölümü, iflası, işyerinin 

1 Ercüment Özkaraca, İşyeri Devrinin İş Sözleşmelerine Etkisi ve İşverenlerin Hukuki  Sorumluluğu, Beta Basım Yayım, İstanbul 2008, s. 20 vd.; Gülsevil Alpagut, İşyerinin  Devri ve İş Sözleşmesini Fesih Hakkı, Beta Basım Yayım, İstanbul 2010, s. 28; Fatma  Bengü Uçarol, İşyeri Devrinin İş Sözleşmesine Etkisi, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2017,  s. 40 vd.; Mustafa Çiçek, İşyerinin Devri, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2017, s. 38 vd.

Esra Yiğit 5 

özelleştirilmesi, şirketlerin birleşmesi veya tür değiştirmesi olarak örnek lendirilmektedir2. Madde gerekçesinde, İşK. m. 6 kapsamında işyeri dev rinin, gerçek kişi işverenin ölümüyle işyerinin miras hükümlerine göre mi rasçılarına geçmesi dışında hukuki bir işleme dayalı olarak işyerinin ve bir  

bölümünün başka işverene geçtiği bütün halleri kapsadığı belirtilmiştir.  Ayrıca yine gerekçede belirtildiği üzere hukukî işlem sonucu işyeri veya  bölümünün bir satış sözleşmesinde olduğu üzere kesin ve sürekli biçimde  devrinde olduğu gibi, bir kira sözleşmesine göre geçici ve süreli olarak  başkasına devri halinde de madde uygulanabilecektir. 

Bireysel iş hukuku bakımından işyeri devrinin en önemli sonucu, iş söz leşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçmesidir3. Bu  düzenlemede iş sözleşmelerinin devamlılığının sağlanması amaçlanmış ve  12 Mart 2001 tarih ve 2001/23 sayılı Avrupa Birliği Direktifi’ne de uyum  sağlanmıştır. Bu doğrultuda işçinin hizmet süresinin esas alındığı durum larda devreden işverenin ve devralan işverenin yanında geçen süreler bir  bütün olarak ele alınacaktır. Ayrıca İşK. m. 6’da devirden önce doğmuş  olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devrala nın birlikte sorumlu olacağı, ancak devredenin sorumluluğunun devir tari hinden itibaren iki yıl süre ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Son olarak, işyeri  devrinin iş sözleşmesinin feshi için neden olarak gösterilemeyeceği de  İşK. m. 6’da yer bulmuştur.  

İşyeri devrinin bireysel iş hukuku bakımından temel esasları yukarıdaki  şekilde olmakla birlikte, toplu iş hukuku bakımından sonuçları ise 6356  sayılı Kanunda, eski kanundan farklı olarak, konuya ilişkin ayrı bir madde  ile düzenlenmiştir. Kanunkoyucu işyeri devrinin toplu iş ilişkisine etkisini  çeşitli ihtimallere yer vererek düzenlemiş ve iş sözleşmelerinde devamlılık  sağlanması amacını toplu iş ilişkilerine de yansıtmayı amaçlamıştır. Bu  çalışmada da 6356 sayılı Kanunun 38. maddesinde yer alan ihtimaller doğ 

rultusunda, işyeri devrinin toplu iş sözleşmesine etkisi doktrin görüşlerine  

2 Özkaraca, s. 42 vd.; Gülsüm Sönmez Tatar, İşyeri Devrinin Kazanılmış Haklara Etkisi,  TÜHİS Yayınları No:74, Ankara 2011, s. 13 vd.; Uçarol, s. 91 vd.; Çiçek, s. 81 vd.;  Nuri Çelik / Talat Canbolat / Nurşen Caniklioğlu, İş Hukuku Dersleri, 31. Bası, Beta  Basım Yayım, İstanbul 2018, s. 138. 

3 İşyeri devrinin bireysel iş hukuku bakımından sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi için  bkz.: Özkaraca, s. 137 vd.; Sarper Süzek: “İşyerinin Devri ve Hukuki Sonuçları”, Dokuz  Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 15, Özel Sayı, Yıl 2013, s. 311-330, s.  311 vd.; Uçarol, s. 119 vd.; Çiçek, s. 139 vd.

6 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

de yer verilerek açıklanacaktır. Toplu iş sözleşmesinin imzalanmasının ar dından gerçekleşen devirler dışında, ilgili maddede yer bulmayan yetki ve  toplu görüşme sürecinde gerçekleştirilen devirler de ayrı bir başlıkta ince lenecektir.  

6356 sayılı Kanun m. 38 düzenlemesi kadar, 2018 yılında getirilen dü zenleme ile kamuda iş yapan yüklenici firmaların işçilerinin, kamu işve renlerinin kadrolarına geçirilmesi de bu çalışma bakımından önemlidir.  Nitekim bu işçiler bakımından da işverenler ve hatta bazı durumlarda iş kolu değişmiş olmaktadır. Dolayısıyla bu işçilerin kapsamında oldukları  toplu iş sözleşmelerinin durumu da 6356 sayılı Kanun geçici m. 7 ve 375  sayılı KHK geçici m. 23 ve 24 ışığında incelenmelidir. 

  1. Avrupa Birliği Direktifindeki ve Alman Hukukundaki Temel Esaslar 

12 Mart 2001 tarih ve 2001/23 sayılı Avrupa Birliği Direktifi, işyeri nin, işin veya bunların bir kısmının devri halinde işçi haklarının korunması  hususunda üye ülkelerin mevzuatlarının yakınlaştırılması amacını taşı maktadır. İlgili Direktif, bu devirler söz konusu olduğunda yalnız bireysel  iş sözleşmelerinin değil, toplu iş sözleşmelerinin akıbetinin de ne olacağı  hakkında hüküm içermektedir. Direktif m. 3/3 uyarınca, “devri takiben  devralan var olan toplu sözleşmenin sona ermesine veya bir başka toplu  sözleşmenin geçerli olmasına kadar devralana uygulanabilme kabiliyeti  olan toplu sözleşme hükümlerine uyar. Üye Devletler söz konusu toplu söz leşme hükümlerinin uygulanmasına 1 yıldan az olmamak üzere sınır geti rebilir4. İlgili hüküm uyarınca asıl olan devir konusu işyerindeki toplu iş  sözleşmelerinin uygulanmasına devam edilmesi olup, üye devletler bu söz leşmenin uygulanılmasına devam edilmesini 1 yıldan az olmayacak şe kilde sürelendirebileceklerdir. Nitekim Türk Hukukunda da toplu iş söz leşmesi hükümlerinin devam ettirilmesi gayreti 6356 sayılı Kanun m.  38’de göze çarpmakla birlikte, aşağıda inceleneceği üzere bir yıllık koru yucu süre kabul edilmemiştir. 

Direktif hükmüne tam uyum gösteren bir mevzuat örneği olarak Alman  Hukuku gösterilebilir. Alman Hukukunda işverenin değişmesi halinde  

4 Direktif’in Türkçe metni için: Fazıl Aydın: Çalışma Mevzuatı ile İlgili Avrupa Birliği  Direktifleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yayın No: 11,  www.ailevecalisma.org.tr, E.T. 21.03.2019.

Esra Yiğit 7 

toplu iş sözleşmesinin bu durumdan nasıl etkileneceği BGB m. 613a hük münde düzenlenmiştir5. Buna göre, işverenin değişmesi halinde toplu iş  sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, artık iş sözleşmesi hükmü olarak  uygulanmaya devam edecek ve bu hükümler bir yıllık süre ile işçinin aley hine değiştirilemeyecektir. Bu noktada ilgili hükümlerin aslında kollektif  karakterini kaybetmediği ve bir yıl boyunca bu hükümlerin tıpkı uygulan makta olan bir toplu iş sözleşmesi gibi etkileri olduğu ancak bir yılın so nunda bireysel iş sözleşmesi hükümleri ile eşit hale geldiği kabul edilmek tedir6. Ancak ilgili toplu iş sözleşmesi artık yürürlükte değilse, söz gelimi  süresi sona erdiyse, buna paralel olarak iş sözleşmesinin içeriği haline gel miş olan bu hükümlerin bir yıl dolmadan değiştirilmesi mümkündür.  

Düzenlemede yer alan diğer ihtimal ise yeni işverenin işyerinde bir  toplu iş sözleşmesi bulunmasıdır. Bu durumda BGB 613a hükmü yukarıda  esastan ayrılmaktadır. Hükme göre, şayet işçi, yeni işverenin tarafı olduğu  toplu iş sözleşmesinden genel kurallar çerçevesinde yararlanabiliyorsa,  işçi otomatik olarak yeni işverenin işyerindeki toplu iş sözleşmesinin kap 

samına girecektir. Bu duruma örnek olarak, işçinin yeni işverenin tarafı  olduğu sözleşmenin diğer tarafı olan işçi sendikasına zaten üye olması  veya işçinin üyesi olduğu sendikanın imzaladığı bir sözleşmenin yeni iş verenin bağlılık beyanı sonucu yeni işyerinde de uygulanıyor olması gös terilmektedir. 

  1. 6356 Sayılı Kanun’daki İşyeri Devrine İlişkin Düzenleme 

Türk Hukukunda eski kanun olan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev  ve Lokavt Kanunu’nda toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde iş verenin değişmesinin toplu iş sözleşmesini sona erdirmeyeceği düzenlen mişti (m. 8)7. Günümüzde yürürlükte olan 6356 sayılı Kanun ise m. 37’de  

5 Alman hukukunda işyeri devrinin toplu iş sözleşmesine etkisi hakkında ayrıntılı bilgi  için bkz.: Gregor Thüsing / Axel Braun, Tarifrecht, Verlag C. H. Beck, Freiburg 2011,  s. 568 vd.; Manfred Löwisch / Volker Rieble, Tarifvertragsgesetz, 3. Auflage, Verlag Franz Vahlen, Münih 2012, s. 775 vd.; Wolfgang Däubler, Arbeitsrecht, 11. Auflage, Bund Verlag, Frankfurt am Main 2015, s. 420-421; Reiner Ascheid / Ulrich Preis / Ingrid Schmidt, Kündigungsrecht, 5. Auflage, C.H. Beck, Münih 2017, www.beck online.de, E. T. 01.04.2019, Rn. 107. 

6 Ascheid/Preis/Schmidt, Rn. 109; BAG’nin 22.04.2009 tarih ve 4 AZR 100/08 nolu  kararı. 

7 Eski dönemde konuya ilişkin tartışmalar ve görüşler için bkz.: Ali Güzel / Deniz Ugan  Çatalkaya, “İşyerinin veya Bir Bölümünün Devrinin Toplu İş Sözleşmesine Etkisi”, 

8 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

işverenin değişmesinin toplu iş sözleşmesini sona erdirmeyeceğini belirt tikten sonra, m. 38’de işyerinin veya bir bölümünün devri başlıklı ayrı bir  madde ile konuyu düzenlemiştir.  

6356 sayılı Kanun m. 38’de de bu işyeri devirlerinin toplu iş sözleşme lerine etkisi çeşitli ihtimallere göre farklı sonuçlara bağlanmıştır. İlgili ih timaller aşağıda başlıklar halinde incelenecek olup bunların dışında yetki  süreci devam ederken gerçekleşen devirlere de değinilecektir. 

  1. Uygulanmakta Olan Bir Toplu İş Sözleşmesi Varken Yapılan Devirler Bakımından 
  2. Devredilen İşletmede/İşyerinde veya Birimde Toplu İş Sözleş mesi Var İse 

6356 sayılı Kanun m. 38’de yer alan ilk ayrım, devredilen işyerinde ya  da işyeri bölümünde uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin varlı ğına ilişkindir. Şayet böyle bir toplu iş sözleşmesi var ise, bu sözleşme  hükümlerinin akıbeti, devralan işverenin işyerinde bir toplu iş sözleşmesi  bulunup bulunmamasına göre değişecektir. Ancak belirtelim ki, hukuku muzda benimsenmiş olan işkoluna göre sendikalaşma esasının bir sonucu  olarak, aşağıda incelenecek ihtimaller, ancak devredilen işyeri ile devrala nın işyerinin aynı işkolunda kurulu olması halinde söz konusu olur. Diğer  bir deyişle bu iki işyeri farklı işkollarında ise, şüphesiz ki ayrı ayrı toplu iş  sözleşmelerine konu olacaklar ve her toplu iş sözleşmesi diğerinden ba ğımsız olarak ilerleyecektir8

  1. Devralanın İşyerinde/İşletmesinde de Toplu İş Sözleşmesi Var İse 

6356 sayılı Kanun m. 38/1 uyarınca “İşletme toplu iş sözleşmesi kap samında olan ya da toplu iş sözleşmesi bulunan bir işyeri veya işyerinin  bir bölümünün devrinde, devralan işverenin aynı işkoluna giren işyeri  veya işyerlerinde yürürlükte bir toplu iş sözleşmesi var ise; devralınan iş yeri veya işyerlerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve  

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 15, Özel Sayı, Yıl 2013, s. 147- 199, s. 175 vd. 

8 Güzel/Ugan Çatalkaya, s. 189; Ömer Ekmekçi, Toplu İş Hukuku, On İki Levha  Yayıncılık, İstanbul 2018, s. 257-258. 

Esra Yiğit 9 

borçlar, iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder”. Bu doğrultuda, devre dilen işyerinde bir toplu iş sözleşmesi bulunuyor ve devralanın işyerinde  de uygulanan toplu iş sözleşmesi var ise, toplu iş sözleşmesi hükümleri  artık iş sözleşmesi hükümleri olarak devam edecektir. Madde metninde de  yer aldığı üzere, devralanın bir işyeri ya da işletme toplu iş sözleşmesi ta rafı olması, sonucu etkilemeyecektir. Her iki durumda da devredilen işye rinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri, iş sözleşmesi hükmü ola rak devam edecektir. 

Bahsettiğimiz ihtimalde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin iş sözleşmesi  hükmü olarak devam etmesi, bu hükümlerin taraflarca değiştirilebilmesi  sonucunu doğurur9. Kanunkoyucunun bu noktada Alman Hukukundaki  düzenlemeye paralel bir kural koyduğunu söylemek mümkünse de, Alman  Hukukundaki bir yıllık değiştirme yasağı Türk Hukuku bakımından söz  konusu değildir. Diğer bir deyişle, iş sözleşmesi hükmü olarak devam ede 

cek olan hükümler devirden sonra her zaman değiştirilebilir. AB Direk tifi’nde öngörülen ve Alman Hukukunda da benimsenen bir yıllık sürenin  Türk Hukukunda benimsenmemiş olması, hem işçiyi yeterince korumadı ğından bahisle, hem de Direktif’e uygun olmaması sebebiyle eleştirilmiş tir10. Her ne kadar bir süre sınırı getirilmemiş olması Direktif’e uyum sağ lamasa da, kanunkoyucunun devredilen işyerindeki toplu iş sözleşmesi hü kümlerinin iş sözleşmesi hükmü olarak devam etmesini öngörmesindeki  sebep, işverenin aynı işkolundaki işyerlerinde farklı toplu iş sözleşmeleri nin uygulanmasını önlemek ve ileride tek bir işletme toplu iş sözleşmesi  yapılmasını sağlamaktır. 

Devralanın işyerinde uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesi var ise,  devredilen işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümlerinin iş sözleşmesi  hükmü olarak devam etmesi, doktrinde toplu iş sözleşmesi ile iş sözleş mesi olarak devam eden hükümler arasında bir yararlılık tartışması yapılıp  yapılmayacağı tereddüdünü doğurmuştur. Bir görüşe göre11, devredilen iş yeri bir toplu iş sözleşmesi kapsamında olsa veya olmasa da, devralan iş verenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi kapsamına girecektir. Bu durumda  

9 Ekmekçi, s. 256. 

10 Gülsevil Alpagut, “6356 Sayılı Kanun’un Avrupa Konseyi, AB ve ILO Normlarına  Uyumu Açısından Değerlendirilmesi”, İş Hukukunda Güncel Sorunlar (3), Seçkin  Yayıncılık, Ankara 2013, s. 113-148, s. 134-135; Güzel/Ugan Çatalkaya, s. 189. 

11 Talat Canbolat, “6356 Sayılı Kanun’un Toplu İş Sözleşmesine İlişkin Hükümleri”, İş  Hukukunda Güncel Sorunlar (3), Seçkin Yayıncılık, Ankara 2013, s. 53-89, s. 74.

10 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

da devralanın işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümleri ile, devredilen iş yerinin iş sözleşmesi hükmü haline gelen hükümleri arasında yararlılık il kesi gözetilmeli ve işçi lehine olan hükümler uygulanmalıdır. Ancak, diğer  görüşün12 isabetli olarak belirttiği üzere, kanunkoyucu toplu iş sözleşmesi  kapsamındaki bir işyerinin devri halinde, bu işyerinin devralanın işyerin deki toplu iş sözleşmesinin kapsamına girmesini öngörmemiştir13. Dolayı sıyla devredilen işyerinin işçileri bakımından, yararlılık karşılaştırması ya pılacak bir toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi söz konusu değildir. 

Devredilen işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümleri iş sözleşmesi  hükmü olarak devam ederken, devredilen işyerinin işçileri, devralanın iş yerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin kapsamına girmezler.  İlgili toplu iş sözleşmesi sona erdikten sonra yapılacak yeni toplu iş söz leşmesinde ise şüphesiz ki devralınan işyeri de kapsama girecek ve süreç  o şekilde ilerleyecektir14

b.Devralanın İşyerinde Toplu İş Sözleşmesi Yok İse 

6356 sayılı Kanun m. 38/1 uyarınca “devralan işverenin işyeri ya da  işyerlerinde uygulanan bir toplu iş sözleşmesi yok ise; devralınan işye rinde yürürlükteki toplu iş sözleşmesinden doğan hak ve borçlar, yeni bir  toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar toplu iş sözleşmesi hükmü olarak  devam eder”. Diğer bir deyişle, devredilen işletmede/işyerinde veya işyeri  bölümünde uygulanan bir toplu iş sözleşmesi var olmakla birlikte, devra lanın işyerinde bir toplu iş sözleşmesi uygulanmıyor ise, devralan işveren  mevcut toplu iş sözleşmesinin tarafı haline gelir15. Bu durumda ilgili toplu  iş sözleşmesi, süresi boyunca mevcut hükümleriyle aynen devam edecek16,  yalnızca sözleşmenin işveren tarafı değişmiş olacaktır. 

Devredenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin, yine toplu  iş sözleşmesi hükmü olarak devam etmesinin sonucu olarak; devirden  sonra işçi ve işverenin anlaşmasıyla bu hükümlerin değiştirilmesi veya or tadan kaldırılması mümkün değildir17

12 Alpagut, Güncel Sorunlar, s. 179; Güzel/Ugan Çatalkaya, s. 191. 13 Ekmekçi, s. 256. 

14 Can Tuncay / Burcu Savaş Kutsal, Toplu İş Hukuku, 6. Bası, Beta Basım Yayım,  İstanbul 2017, s. 314; Ekmekçi, s. 256-257. 

15 Ekmekçi, s. 255-256. 

16 Ekmekçi, s. 256. 

17 Ekmekçi, s. 257.

Esra Yiğit 11 

Maddede ilgili toplu iş sözleşmesi hükümlerinin, “yeni bir toplu iş söz leşmesi yapılıncaya kadar” toplu iş sözleşmesi hükmü olarak devam ede ceğinin belirtilmesi doktrinde art etki bakımından isabetli bulunmamış tır18. Nitekim 6356 sayılı Kanun m. 36’da yer alan art etki kuralı doğrultu sunda “sona eren” bir toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine ilişkin hü kümleri yenisi yürürlüğe girene kadar iş sözleşmesi hükmü olarak devam  edecektir. Diğer bir deyişle toplu iş sözleşmesinin süresinin bitmesiyle, il gili hükümleri artık iş sözleşmesi hükmü olarak uygulanmaya başlanacak tır. Ancak devre ilişkin m. 38 hükmü, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin iş  

sözleşmesi hükmüne dönüşmesini değil, yeni bir toplu iş sözleşmesi yapı lana kadar bu hükümlerin yine toplu iş sözleşmesi hükmü olarak kalmasını  öngörmüştür. Doktrinde bu hükmün, toplu iş sözleşmesinin süresiyle sı nırlı olarak yorumlanması19 ve ilgili toplu iş sözleşmesinin bitimiyle bu  hükümlerin iş sözleşmesi hükmü olarak uygulanması gerektiği belirtilmiş tir20

Eklemek gerekir ki, toplu iş sözleşmesi uygulanmakta olan bir işyeri nin, toplu iş sözleşmesi tarafı olmayan bir işverence devralınması halinde,  devralan işverenin işyeri, bu toplu iş sözleşmesinin uygulanma alanına gir meyecektir21. Başka bir anlatımla, devirden sonra aynı işverene ait ve aynı  işkolunda olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi uygulanan ve uygulanma yan ayrı işyerleri söz konusu olacaktır. Bu durumda ise, toplu iş sözleşmesi  kapsamında olmayan işyerinde bir toplu iş sözleşmesi yapılabilmesi için,  devredilen işyerindeki toplu iş sözleşmesinin sona ermesi beklenecektir.  Zira devirle birlikte aynı işverene ait aynı işkolunda birden fazla işyeri söz  konusu olacağından, artık tüm işyerlerini kapsayan bir işletme toplu iş söz leşmesi yapma zorunluluğu doğacaktır22

  1. Devredilen Yerde Toplu İş Sözleşmesi Yok ve Devralanın İşlet mesinde/İşyerinde Toplu İş Sözleşmesi Var İse 

Çalışmanın başında yaptığımız ayrımın ikinci kısmı, devredilen işye rinde bir toplu iş sözleşmesinin uygulanmıyor olmasıdır. Belirtmek gerekir  

18 Canbolat, s. 74; Güzel/Ugan Çatalkaya, s. 186. 

19 Ekmekçi, s. 256. 

20 Canbolat, s. 74-75; Alpagut, Güncel Sorunlar, s. 180; Tuncay/Savaş Kutsal, s. 315. 21 Ekmekçi, s. 256. 

22 Ekmekçi, s. 256.

12 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

ki, devre konu işyerinde bir toplu iş sözleşmesi uygulanmıyor ve aynı şe kilde devralanın işyerinde de bir toplu sözleşme yok ise, bu durum toplu  iş hukuku bakımından bir özellik arz etmeyeceğinden, ayrı bir başlık açıl ması gerekli değildir. Ancak şüphesiz ki, devirle birlikte devralanın aynı  işkolunda birden fazla işyeri olacağından, ileride bir toplu iş sözleşmesi  yapılması söz konusu olursa, tüm işyerleri dikkate alınacaktır. Dolayısıyla  incelenmesi gereken ihtimaller, devralanın bir işyeri toplu iş sözleşmesine  veya işletme toplu iş sözleşmesine taraf olması halleridir. 

  1. Devralanın Bir İşyeri Toplu İş Sözleşmesine Taraf Olması 

6356 sayılı Kanun m. 38/2’de yalnızca, toplu iş sözleşmesi kapsamında  olmayan bir işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi kapsamında bir işveren  tarafından devralınması düzenlenmiştir. Diğer bir deyişle, işyerini devra lan işveren, işletme değil de, bir işyeri toplu iş sözleşmesi tarafı ise ne ola cağının cevabı yasada bulunmamaktadır.  

Doktrinde bir görüş, bu durumda kanunkoyucunun m. 38’i getirmek teki amacından hareket etmek gerektiğini, bu amacın bir işverene ait bir den fazla işyeri söz konusu ise uygulanan kurallarda birlik sağlamak oldu ğunu ve bu nedenle devir konusu işyerine de devralanın işyerindeki işyeri  

toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanacağını ileri sürmektedir23

Diğer bir görüş ise24, kanunkoyucunun devralanın bir işletme toplu iş  sözleşmesine taraf olmasını açıkça sonuca bağlamasına rağmen, işyeri  toplu iş sözleşmesine taraf olmasına aynı sonucu bağlamadığını vurgula maktadır. Bu doğrultuda, aşağıda inceleyeceğimiz otomatik olarak toplu iş  sözleşmesinin kapsamına girme durumunun, işyeri toplu iş sözleşmesi uy gulanan işyerlerinde söz konusu olmayacağı kabul edilmelidir. 

b.Devralanın Bir İşletme Toplu İş Sözleşmesine Taraf Olması 

6356 sayılı Kanun m. 38/2, devredilen işyerinde uygulanmakta olan bir  toplu iş sözleşmesi yokken, devralanın işletmesinde bir toplu iş sözleşmesi  uygulanıyor olması ihtimalini düzenlemiştir. Buna göre “toplu iş sözleş mesi bulunmayan bir işyerinin işletme toplu iş sözleşmesi tarafı olan bir  işverence devralınması durumunda işyeri, işletme toplu iş sözleşmesi kap samına girer”. Görüldüğü üzere kanunkoyucu maddenin ikinci fıkrasında,  

23 Güzel/Ugan Çatalkaya, s. 179. 

24 Ekmekçi, s. 258-259.

Esra Yiğit 13 

zaten işletmesinde bir işletme toplu iş sözleşmesi uygulanan işverenin,  aynı işkolunda bir işyerini devralmasını düzenlemiştir. Bu durumda dev redilen işyeri, mevcut işletme toplu iş sözleşmesinin kapsamına otomatik  olarak girecek ve herhangi bir sayısal şart aranmayacaktır25

Devredilen işyerinin devralanın işletmesindeki toplu iş sözleşmesi kap samına girmesinin ardından, ileride yapılacak toplu iş sözleşmesinde şüp hesiz ki devralınmış olan işyeri de dikkate alınarak tüm işyerlerini kapsa yan bir sözleşme yapılacaktır26

  1. Yetki Sürecindeki Devirler Bakımından 

6356 sayılı Kanun m. 38’de bir toplu iş sözleşmesinin imzasından son raki devirler düzenlenmiş, devredilen işyerinde veya devralanın işye rinde/işletmesinde bir yetki süreci devam ederken devir gerçekleşirse dev rin bu süreçlere etkisine yer verilmemiştir. Bu başlıkta ilgili ihtimaller  

açıklanacaktır. 

  1. Devredilen İşyerinde Yetki Süreci Devam Ediyor İse 

Yetki sürecinin devam ettiği bir işyerinin devredilmesine dair ilk belir tilmesi gereken, devir tarihine kadar ilerleyen yetki işlemleri ile yeni işve renin de kural olarak bağlı olacağıdır. Diğer bir ifade ile, işyerinin devri  toplu iş sözleşmesi imzalanmadan ve fakat yetki başvurusundan sonra ger çekleşmişse, işlemler kaldığı yerden yeni işveren ile devam edecektir27.  Dolayısıyla yetki sürecinin devam ettiği bir işyerinin devri halinde varıla cak sonuçlara ilişkin temel alınacak esas bu kural olmalıdır. 

Devre konu işyerinde bir yetki süreci devam ediyorken, devralanın  aynı işkoluna giren bir başka işyeri veya işletmesi var olabilir. İlk ihtimal  olarak, şayet devralan işverenin aynı işkolunda bir işyeri var ise, bu devir,  devraldığı işyerindeki süreci etkileyecek bir husus değildir. Diğer bir ifade  ile yukarıda belirttiğimiz esas doğrultusunda, devralan işveren devraldığı  işyerindeki yetki sürecine kaldığı yerden devam edecektir. Devralanın za 

ten mevcut olan işyerinde hiçbir örgütlenme faaliyetinin olmaması veya o  

25 Ekmekçi, s. 258. 

26 Canbolat, s. 75; Tuncay/Savaş Kutsal, s. 315. 

27 Ekmekçi, s. 255. Aynı yönde YHGK’nun 24.06.2009 Tarih, 2009/9-214 Esas ve  2009/284 Karar nolu kararı, www.kazanci.com.tr, E. T. 22.06.2019. 

14 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

işyerinin de bir yetki süreci içinde olması ya da o işyerinde zaten uygulan makta olan bir toplu iş sözleşmesi bulunması sonucu etkilemeyecektir. An cak şüphesiz ki ileride yapılacak bir toplu iş sözleşmesi her iki işyerini de  kapsayacak nitelikte olmalıdır. 

Bir diğer ihtimal olarak, yetki sürecinin devam ettiği işyerini devralan  işverenin halihazırda bir işyeri değil de, işletmesi olabilir. Bu durumda,  ilgili işletmede herhangi bir örgütlenme faaliyeti yoksa veya yetki süreci  devam ediyor ise, yukarıdaki esaslar geçerli olacak ve mevcut işletme ile  devralınan işyeri ayrı ayrı süreçlerle devam edeceklerdir. Ancak yetki sü 

recindeki işyerini devralan işverenin halihazırda toplu iş sözleşmesi uygu lanan bir işletmesi var ise, burada varılacak sonuç farklıdır. Nitekim yuka rıda detaylı olarak incelediğimiz m. 38 uyarınca, devredilen işyerinde bir  toplu iş sözleşmesi yok ve ancak devralanın işletmesinde bir toplu iş söz leşmesi var ise, artık devirle birlikte ilgili işyeri mevcut işletme toplu iş  sözleşmesinin kapsamına kendiliğinden girer. Dolayısıyla bu ihtimalde,  devir konusu işyerinde devirden önce bir örgütlenme çalışması var olma sının sonuca etkisi yoktur28. Bu doğrultuda devir konusu işyerinde bir yetki  süreci veya toplu görüşmeler başlamış ise, devirle birlikte bu işyeri zaten  bir toplu iş sözleşmesi kapsamına gireceğinden, ilgili yetki süreci de ken diliğinden son bulacaktır.  

  1. Devralanın İşyerinde/İşletmesinde Yetki Süreci Devam Ediyor İse 

Nihayet bir diğer ihtimal, mevcut işyerinde veya işletmesinde yetki sü reci devam ediyor olan bir işverenin, başka bir işyeri devralmasıdır. Bu  ihtimalde de temel kural, ilgili devirden işverenin işyeri veya işletmesin deki yetki sürecinin etkilenmemesidir. Böylece, şayet yetki süreci devam  eden bir işyeri/işletme sahibi işveren, herhangi bir örgütlenme faaliyetinin  bulunmadığı veya henüz yetki sürecinde olan bir işyerini devralırsa mev cut yetki süreci/süreçleri kesintisiz ve bağımsız olarak ilerleyecektir29

Devralan işverenin işyerinde/işletmesinde bir yetki süreci devam et mekle birlikte, şayet devre konu işyerinde uygulanmakta olan bir toplu iş  sözleşmesi var ise, hem 6356 sayılı Kanun m. 37 hem de m. 38 gereği,  

28 Ekmekçi, s. 258. 

29 Ekmekçi, s. 259.

Esra Yiğit 15 

işveren bu toplu iş sözleşmesinin tarafı haline gelecek ve sözleşmenin so nuna kadar bu sözleşmeyle bağlı kalacaktır. Nitekim m. 37/1 gereği işve renin değişmesi toplu iş sözleşmesini sona erdirmemekle birlikte, m. 38/1  uyarınca devralan işverenin işyeri ya da işyerlerinde uygulanan bir toplu  iş sözleşmesi yok ise; devralınan işyerinde yürürlükteki toplu iş sözleşme sinden doğan hak ve borçlar, yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılıncaya kadar  toplu iş sözleşmesi hükmü olarak devam eder. 

III.Kamuya İş Yapan Alt İşveren İşçilerinin Kamu İşverenine Ge çişi Kapsamında İşveren Değişikliği 

Bilindiği üzere 2018 yılında yapılan düzenleme ile, kamu kurumla rında 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca personel  çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler  tarafından 04.12.2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olan işçilerin, belirli  şartları sağlamaları koşuluyla, ilgili kamu kurumunun sürekli işçi kadro suna geçmesine imkan tanınmıştır. Bu imkan ile kadroya geçen işçilerin  işverenlerinin değiştiği şüphesiz olup, işverenin değişmesinin bu işçilerin  toplu iş sözleşmelerinden yararlanmaları bakımından nasıl sonuçlar doğu racağı önem taşımaktadır. Nitekim aşağıda inceleneceği üzere konuya iliş kin düzenlemelerde, yukarıda incelenen 6356 sayılı Kanun m. 38’den ay rılan hususlar dikkat çekmektedir. 

  1. İşçilerin Kadroya Geçişine İlişkin Mevzuat 

Taşerondan kadroya geçen işçilerin toplu iş sözleşmelerinden yararlan malarına dair temel düzenlemeler, 6356 sayılı Kanun geçici m. 7 ile 375  sayılı KHK geçici m. 23 ve geçici m. 24’te yer almaktadır. Ayrıca Bakan lık tarafından 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve  Geçici 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar30 yayınlan mıştır. 

375 sayılı KHK geçici m. 23, 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer  alan Mit Müsteşarlığı hariç kamu idareleri ile bunlara bağlı döner serma yeli kuruluşlar, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede  yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatlarında; ödemeleri merkezi yö netim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve ko 

30 RG., 01.01.2018, 30288.

16 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

ordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü bütçelerin den veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer  idareler için ise kendi bütçelerinden karşılanan 4734 sayılı Kanun ve diğer  mevzuattaki hükümler uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet  alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi iti barıyla çalıştırılmakta olanlara ilişkin düzenleme içermektedir. 

Yukarıdaki düzenleme, il özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuru luşlarında ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinde, birlikte  veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler  ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerde 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat  hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşme leri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştı rılmakta olanlar için uygulanmak üzere, geçici m. 24’te de aynen yer al mıştır. Her iki maddedeki düzenlemeler, aynı haliyle Bakanlık tarafından  yayınlanan usul ve esaslarda da tekrarlanmıştır.  

Sayılan bu düzenlemeler, ilgili işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na  bildirilmelerini, işverenlerinin değişmesinin yanı sıra işkollarının da deği şip değişmediğine göre ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. Bu işçilerin hangi  toplu iş sözleşmesinin getirdiği haklardan faydalanacaklar da, bu bildirim  farklılığı etrafında şekillenmektedir. Dolayısıyla aşağıda bu işçilerin bildi rimlerinin nasıl yapılacağı ve ardından ilgili işçilere uygulanacak toplu iş  sözleşmesi hükümleri, mevzuatta yer alan ihtimaller gözetilerek açıklana caktır. 

  1. Kadroya Geçişlerde İşkolu Değişikliği ve İşçilerin Bildirimine İlişkin Düzenlemeler 

6356 sayılı Kanun geçici m. 7/1 uyarınca; “5018 sayılı Kanuna ekli (I),  (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı  döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye  ekli (I) sayılı listede yer alan idareler ile birlikte veya ayrı ayrı sermaye 

sinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına  ait şirketler, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23 üncü ve  geçici 24 üncü maddeleri uyarınca sürekli işçi kadrolarına, geçici işçi po zisyonlarına veya işçi statüsüne geçirilen işçilerinden; geçişten önce işçi nin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolu mevcut işyerinin girdiği iş kolu ile aynı olanları o işkolundaki mevcut işyerinden, farklı olanları ise  geçişten önce işçinin çalıştığı alt işveren işyerinin girdiği işkolunda yeni 

Esra Yiğit 17 

tescil edilecek işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir”. Bu dü zenlemede kadroya geçiş yapan işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na bil dirilmelerine ilişkin kural belirlenmiş olup, iki ihtimal üzerinden bildirim  öngörmüştür. Buna göre, şayet işçinin çalıştığı alt işverenin işkolu ile, kad rosuna geçeceği kamu işverenin işkolu aynı ise, işçinin bildirimi mevcut  işyeri üzerinden yapılacaktır. Buna karşın, işçinin çalıştığı alt işverenin iş kolu ile işçinin geçeceği kamu kuruluşunun işkolu farklı ise, işçinin bildi rimi, kamu kuruluşu tarafından yeni tescil edilecek işyeri üzerinden yapı lacaktır. 

6356 sayılı Kanun geçici m. 7/1’in alt işverenin ve kamu işvereninin  işkollarının aynı olması halinde mevcut işyerinden bildirimi kabul etmesi  olağan olmakla birlikte, işkollarının farklı olması halinde, kamu işvereni nin kendi kadrosuna geçen işçiyi yeni bir işyerinden bildirmesi, genel ku rallardan ayrılmaktadır. Nitekim ilk bakışta olması gerekenin, kamu işve reninin kadrosuna geçen işçinin yine kamu işvereninin işyeri üzerinden  bildirilmesi olduğu akla gelmektedir. Ancak kanunkoyucunun bu duruma  özel ayrık bir düzenleme öngörmüştür. Bunun sebebi, işkolunu değiştiren  işçinin sendika üyeliğinin sona erecek olmasıdır. Zira alt işveren ile kamu  işvereninin farklı işkollarında olması halinde yeni bir işyerinden tescil ku ralı öngörülmese idi, bu durumdaki işçilerin kadroya geçişleri ile birlikte  işkolları değişeceğinden, sendika üyelikleri de sona erecekti. Ancak ilgili  düzenleme gereği, artık farklı işkolları söz konusu olduğunda, kamu işve reni aynı fiziki sınırlar içerisinde fakat alt işverenin işkolu ile aynı işko lunda olan yeni bir işyeri açılışı yapacak ve farklı işkolundan kendi kadro suna geçen işçileri bu işyeri üzerinden bildirecektir. Dolayısıyla kadroya  geçen işçilerin işkolu değişmediğinden, sendika üyelikleri de sona erme yecektir. 

Ekleyelim ki, zaten alt işveren ile kamu işvereninin aynı işkolunda ol duğu durumlarda, kadroya geçen işçinin işkolu değişmeyeceğinden, sen dika üyeliği de düşmeyecektir. Bu sebeple yeni işyerinden tescil edilme  kuralı, yalnızca iki işverenin farklı işkolunda olması hali için öngörülmüş tür. Şayet işçinin işkolu değişmiyorsa, mevcut işyeri üzerinden bildirimi nin yapılması yeterlidir. 

Yukarıda açıklandığı üzere, alt işveren ile kamu işvereninin farklı iş kollarında olması halinde, aslında kamu işvereni tek bir fiziki alanda iki  farklı işyerine sahip olmaktadır. Nitekim kamu işvereni, kendi işyerinin  yanında, farklı işkolundan kendi kadrosuna geçen işçiler için de yeni bir 

18 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

işyeri açılışı yapmaktadır. Bu durum, 6356 sayılı Kanun geçici m. 7/2’de  de yer bulmuştur. İlgili hükme göre, “birinci fıkra kapsamındaki işyerleri nin her biri bu Kanunun uygulanması bakımından bağımsız bir işyeri sa yılır”. Dolayısıyla yukarıda da belirtildiği gibi, kanunkoyucu, farklı işko luna sahip olan alt işverenden kadroya geçen işçilerin ayrı bir işyerinde  kalmalarını öngörerek, sendika üyeliklerinin de devam etmesini amaçla mıştır.  

İşçilerin bildirimi hususunda son olarak ekleyelim ki, 6356 sayılı Ka nun geçici m. 7/3 uyarınca, işkolunun değişmesi nedeniyle yeni işyerinden  bildirimi yapılan işçiler, bu madde kapsamındaki idarelerde geçiş işlemin den önce alt işveren işçileri için Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara  bağlanan ve en son sona erecek olan toplu iş sözleşmesinin sona ermesiyle  birlikte genel kurallara uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildiri lir. Maddede bahsi geçen toplu iş sözleşmesi 31.10.2020 tarihinde sona  erecektir. Dolayısıyla bu tarihten sonra işçiler, kamu işvereni üzerinden ve  kamu işvereninin işkolu kapsamında Kuruma bildirileceklerdir.  

  1. Kadroya Geçen İşçilere Uygulanacak Toplu İş Sözleşmesi Düzenlemeleri 

375 sayılı KHK m. 23’e göre; “Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler den, geçiş işlemi yapılırken mevcut işyerinin girdiği işkolunda kurulu iş yerinden bildirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları, bu madde  kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan,  Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona  erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uy gulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer mali ve sosyal haklardan fazla  olamaz. Sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerden; geçişten önce toplu iş  sözleşmesi bulunmadığından kadroya geçirildiği tarihte yürürlükte olan  bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin geçerli olduğu işçiler ile geçiş işlemin den önce yapılan ve geçişten sonra yararlanmaya devam ettiği toplu iş  sözleşmesi bulunmakla birlikte bu madde kapsamındaki idarelerde alt iş veren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağ lanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce  toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal hak ları, bu madde kapsamındaki idarelerde geçişten önce alt işveren işçilerini  kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en  son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenir.”. Ekleyelim ki aynı 

Esra Yiğit 19 

düzenleme geçici m. 24’te ve Bakanlıkça yayınlanan usul ve esaslarda da  yer almaktadır. 

Bahsi geçen düzenlemelerde çeşitli ihtimallere yer verilse de, kadroya  geçiş yapan işçilerin hakları bakımından devamlı olarak “geçişten önce alt  işveren işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağ lanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine” atıf yapıldığı  görülmektedir. İlgili sözleşme 31.10.2020 tarihinde sona erecektir. 

KHK düzenlemelerinde yer alan ilk ihtimal, kadroya geçen işçilerin  mevcut işyerinden bildirilmesi gereken işçilerden olmasıdır. Yukarıda  açıklandığı üzere bu işçiler, kadroya geçişte işkolu değişmeyen işçilerdir.  KHK düzenlemeleri uyarınca bu işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal  hakları Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020  tarihinde sona erecek olan toplu iş sözleşmesindeki hakları geçemeyecek 

tir. 

İkinci ihtimal olarak, kadroya geçen işçilerin kadroya geçişten önce bir  toplu iş sözleşmesi kapsamında olması ancak bu toplu iş sözleşmesinin  süresinin 31.10.2020 tarihinden önce sona ermesi düzenlenmiştir. Bu du rumda da ilgili işçilerin ücreti ile mali ve sosyal hakları 31.10.2020’de bi tecek olan sözleşmeye göre belirlenecektir. 

Düzenlemede yer alan son ihtimal ise, kadroya geçen işçileri kapsayan  bir toplu iş sözleşmesi olmaması ve bu işçilerin haklarının bireysel iş söz leşmesi ile belirlenmiş olmasıdır. Bu halde de ilgili işçilerin ücreti ile mali  ve sosyal hakları, yine 31.10.2020’de sona erecek olan toplu iş sözleşme sine göre belirlenecektir. 

Yukarıda açıklanan ihtimaller ışığında, kanun koyucunun kadroya ge çiş yapan tüm işçileri aynı haklara sahip kılmak istediği görülmektedir.  Hatta kanun koyucu bu yeknesaklığı sağlamak için, hiçbir toplu iş sözleş mesinin kapsamında olmayan işçilerin haklarının dahi, 31.10.2020’de bi tecek olan toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesini öngörmüştür. Ancak  hemen ekleyelim ki, işçilerin haklarının belirlenmesinde Yüksek Hakem  Kurulu tarafından karara bağlanan ilgili toplu iş sözleşmesinin esas alın ması, bu işçilerin bu toplu iş sözleşmesinin kapsamına girdikleri anlamına  gelmez. İlgili toplu iş sözleşmesi, bu işçilerin hakları bakımından yalnızca  bir tavan oluşturmaktadır. Bir toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinin  başka işyerinde de uygulanıyor olması, o işçilerin o toplu iş sözleşmesin den yararlandıkları anlamına gelmemektedir. Burada yalnızca kanunun 

20 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

açık hükmünden dolayı bir toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinin uy gulanması söz konusudur. Dolayısıyla geçiş yapan işçilerin ilgili toplu iş  sözleşmesinden yararlandıkları kabul edilemez.  

  1. Yetki Başvurusunda Bulunulmasına Dair Özel Düzenleme 

KHK’da yer alan ve yukarıda incelenen düzenlemenin devamında,  kadroya geçişlerden sonra yapılacak yetki başvurularının esasları yer al mıştır. Buna göre, “bu madde kapsamındaki idarelerde; 6356 sayılı Kanu nun geçici 7. maddesinde belirtilen mevcut işyerleri bakımından anılan  Kanuna uygun olarak yetki başvurusunda bulunulabilir, ancak geçişi ya pılan işçiler için yeni tescil edilen işyerlerinde, geçişten önce alt işveren  işçilerini kapsayan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve  süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihinden  sonra yetki başvurusunda bulunulabilir”. 

Yetki başvurusuna ilişkin düzenlemede de, daha önce incelediğimiz ve  işçinin Kuruma bildirilmesine yönelik olan ayrım üzerinden hareket edil diği görülmektedir. Hüküm uyarınca, şayet işçiler mevcut işyerinden bil dirilen işçiler ise, bu kamu işyeri için her zaman yetki başvurusunda bulu nabilir. Bu noktada, kadroya geçmiş olan işçilerin de yetki çoğunluklarının  belirlenmesinde dikkate alınıp alınmayacağı sorusu akla gelmektedir. Ka nun koyucu yetki başvurusunun yapılabilmesi ve çoğunlukların sağlan ması açısından kadroya geçen işçilerin ayrık tutulmasına dair bir kural ge tirmemiştir. Her ne kadar bu işçiler için 31.10.2020’ye kadar Yüksek Ha kem Kurulu tarafından karara bağlanan sözleşme hükümleri uygulanacak  olsa da, yukarıda açıklandığı üzere, bu hükümlerin uygulanması bu işçile rin ilgili toplu iş sözleşmesinin kapsamına girdiği anlamına gelmemekte dir. Dolayısıyla kadroya geçen işçiler de, geçiş sonrası yapılacak yetki baş vurularında dikkate alınmalıdır. Ancak bu işçilere, 31.10.2020 tarihine ka dar, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanmış olan sözleşme hü kümleri tavan olarak uygulanacaktır. İlgili tarihten sonra ise bu işçilerin  geçişten sonra başlayan yetki süreci sonunda imzalanacak toplu iş sözleş mesi hükümlerinden yararlanmalarına engel yoktur.  

Yetkiye ilişkin madde, alt işverenin ve kamu işvereninin işkollarının  farklı olması sebebiyle açılan yeni işyerleri bakımından ayrı bir düzenleme  öngörmüştür. Buna göre, kadroya geçen işçiler sebebiyle yeni tescil edilen  işyerleri için, 31.10.2020 tarihine kadar yetki başvurusunda bulunulamaz.  Bu düzenlemenin de kadroya geçişlere dair çizilen genel çerçeveye uygun 

Esra Yiğit 21 

düştüğü söylenebilir. Nitekim bu işyerleri, daha önce belirtildiği üzere, iş çinin işkolunun değişmemesi ve sendika üyeliğinin düşmemesi için tescil  edilmektedir. 31.10.2020 tarihinden sonra, 6356 sayılı Kanun geçici m. 7  uyarınca zaten bu işçiler genel kurallara uygun şekilde kamu işverenleri  üzerinden Kuruma bildirilecektir. Dolayısıyla bu süre dolana kadar bu iş yerleri için yetki başvurusunda bulunulamaması olağandır. İlgili tarihten  sonra ise işçiler kamu işvereni üzerinden bildirileceğinden, bu kamu işyeri  için sınırlama olmaksızın yetki başvurusunda bulunulabilecek ve kadroya  geçen işçiler de yetki çoğunlukları belirlenirken dikkate alınacaklardır. 

SONUÇ 

Doktrinde işyeri devrinin toplu iş sözleşmesine etkisi, bireysel iş söz leşmesine olan etkisi kadar incelenmemekle beraber, bu çalışmada ilgili  konu 6356 sayılı Kanun m. 38 kapsamında çeşitli ihtimallere göre açıklan maya çalışılmıştır. Bu doğrultuda yapılabilecek ilk tespit, kanun koyucu nun devredilen işyerinde veya devralanın mevcut işyerinde var olan toplu  iş sözleşmesinin devamlılığını sağlamaya çalıştığıdır. 

Her ne kadar 6356 sayılı Kanun m. 38’de yetki süreçlerindeki devir lerle ilgili düzenleme yer almasa da, m. 37’de yer alan ve işverenin değiş mesinin toplu iş sözleşmesini etkilemeyeceğine yönelik kuralın, işyeri de virlerinde de sonuca ulaşmak bakımından temel esas olarak kabul edilmesi  

gereklidir. Ancak devredilen işyerinde yetki süreci devam ediyor ve dev ralan işveren de bir işletme toplu iş sözleşmesi tarafı ise, artık yetki süreci  son bulacak ve devredilen işyeri işletme toplu iş sözleşmesi kapsamına gi recektir. 

Devredilen işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri, şayet  devralanın işyerinde de bir toplu iş sözleşmesi uygulanıyor ise iş sözleş mesi hükmü haline gelecekken; devralanın işyerinde bir toplu iş sözleş mesi yoksa, yine toplu iş sözleşmesi hükmü olarak kalacaklardır. Şayet  devredilen işyerinde bir toplu iş sözleşmesi yok ise ve devralan işverenin  işletmesinde bir toplu iş sözleşmesi uygulanıyorsa, devre konu işyeri ken diliğinden işletme toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecektir. 

Kamudaki işçi kadrolarına geçen alt işveren işçileri için ise durum daha  farklıdır. İlgili işçilerin geçişleri ile çalıştığı işkolları değişmiyorsa, mev cut işyerinden bildirilmeleri söz konusudur. Ancak işkolu değişen işçiler,  kamu işvereni tarafından yeni tescil edilecek bir işyeri üzerinden bildirile cekler ve böylece sendika üyelikleri düşmeyecektir. Bu işçilere sağlanacak 

22 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

haklar, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleş mesine göre belirlenecektir. Bu sözleşmenin sona erme tarihi ise  31.10.2020’dir. Ancak işçilerin haklarının bu toplu iş sözleşmesi baz alı narak belirlenmesi, bu işçilerin ilgili toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı  anlamına gelmemektedir. Sözleşmenin ücret ile mali ve sosyal haklara iliş kin hükümleri bu işçiler bakımından yalnızca bir tavan teşkil etmektedir.  

Son olarak, kadroya geçiş yapan işçilerin işkolları değişmiyor ve dola yısıyla mevcut işyerlerinden bildirimleri yapılıyor ise, geçişten sonra ya pılacak yetki başvurusunda bu işçiler de dikkate alınacaklardır. Şayet  31.10.2020 tarihinden önce yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanırsa, geçiş  yapan işçiler, ilgili tarihe kadar yeni toplu iş sözleşmesinden faydalanama yacak, ancak bu tarihten sonra ilgili toplu iş sözleşmesinin kapsamına gi receklerdir. Yeni işyerinden bildirimi yapılan işçiler için ise durum daha  farklıdır. Yeni tescil edilen işyerleri bakımından, 31.10.2020 tarihine ka dar yetki başvurusunda bulunamayacak, ancak bu tarihten sonra işçiler  kamu işverenleri üzerinden bildirilmiş olacak ve onların da hesaba katıla cağı şekilde yetki başvurusu yapılabilecektir. 

ZUSAMMENFASSUNG 

Neben dem Prozess vor der Unterzeichnung des Tarifvertrags, mit dem die Arbeit nehmer ihre Arbeitsbedingungen organisieren und verbessern können, ist es auch wich tig, die Kontinuität des Vertrags zu gewährleisten. Eine der Situationen, die diese Konti nuität wahrscheinlich beeinflusst, ist der Wechsel des Arbeitgebers, der Vertragspartei  

ist. In dieser Studie wird zunächst der Status des Tarifvertrags gegen die Übertragung  des Arbeitsplatzes im Rahmen des Gesetzes Nr. 6356 wird geprüft. Neben den im Artikel  genannten Möglichkeiten wurden auch Übertragungen während Tarifverhandlungen in  die Studie einbezogen. Anschließend wurden die Notverordnung Nr. 375 und das Gesetz  Nr. 6356, die Übergang von dem Sub-Arbeitgeber zum öffentlichen Arbeitgebers ermög 

licht haben, wurden untersucht. 

Die erste Feststellung, die im Rahmen von Artikel 38 des Gesetzes Nr. 6356 getroffen  werden kann, ist, dass der Gesetzgeber versucht, die Kontinuität des Tarifvertrags zu  gewährleisten, der am verlegten Arbeitsplatz oder am derzeitigen Arbeitsplatz des Über nehmers besteht. 

Das Gesetz Nr. 6356 enthält keine Regelung über die Übertragungen während Ta rifverhandlungen in Artikel 38. Artikel 37, der besagt, dass der Wechsel des Arbeitgebers  keinen Einfluss auf den Tarifvertrag hat, sollte jedoch als Grundprinzip akzeptiert wer den. Wenn jedoch die Tarifverhandlungen am verlegten Arbeitsplatz fortgesetzt werden  und der erwerbende Arbeitgeber Vertragspartei eines Betriebstarifvertrags ist, endet das  Genehmigungsverfahren. Der verlegte Arbeitsplatz ist im Betriebstarifvertrag enthalten. Die Bestimmungen des Tarifvertrags, die am verlegten Arbeitsplatz gelten, werden zu den 

Esra Yiğit 23 

Bestimmungen des Arbeitsvertrags, wenn am Arbeitsplatz des Übernehmers ein Tarifver trag gilt. Wenn der Erwerber jedoch am Arbeitsplatz keinen Tarifvertrag hat, bleibt diese  Bestimmungen als Tarifvertrag Bestimmungen. Wenn am verlegten Arbeitsplatz kein Ta rifvertrag besteht und ein Tarifvertrag im Betrieb des übergebenen Arbeitgebers besteht,  fällt der betreffende Arbeitsplatz automatisch in den Geltungsbereich des Tarifvertrags. 

Bei den Subunternehmer-Arbeitnehmern, die in den öffentlichen Sektor versetzt wer den, ist die Situation anders. Wenn sich die Branche dieser Arbeitnehmer nicht ändert,  sollten sie vom aktuellen Arbeitsplatz angemeldet werden. Arbeitnehmer, deren Branche  geändert wird, werden jedoch vom öffentlichen Arbeitgeber über einen neu registrierten  Arbeitsplatz angemeldet, damit die Gewerkschaftsmitgliedschaft nicht sinkt. Die Rechte,  die diesen Arbeitnehmern eingeräumt werden, werden in Übereinstimmung mit dem vom  Obersten Schiedsausschuß vereinbarten Tarifvertrag festgelegt. Das Ablaufdatum dieses  Tarifvertrages ist der 31.10.2020. Die Bestimmung der Arbeitnehmerrechte auf der  Grundlage dieses Tarifvertrags bedeutet jedoch nicht, dass diese Arbeitnehmer von dem  Tarifvertrag profitieren. Die Bestimmungen des Übereinkommens über Löhne und finan 

zielle und soziale Rechte bilden nur eine Obergrenze für diese Arbeitnehmer. 

Wenn sich die Branche der Arbeitnehmer nicht ändern und der Arbeitnehmer von  dem bestehenden Arbeitsplatze angemeldet wird, werden diese Arbeitnehmer im Zustän digkeitsantrag für den Tarifvertrag nach dem Wechsel berücksichtigt. Wenn vor dem  31.10.2020 ein neuer Tarifvertrag unterzeichnet wird, können die Arbeitnehmer bis zu  diesem Datum vom Tarifvertrag nicht profitieren. Nach diesem Datum werden sie jedoch  durch den entsprechenden Tarifvertrag abgedeckt. Bei Arbeitnehmern, die vom neuen  Arbeitsplatz angemeldet werden, ist die Situation anders. Bei neu angemeldeten Arbeits plätzen kann die Zuständigkeit nach 31.10.2020 beantragt werden. Nach diesem Datum  werden die Arbeitnehmer jedoch von öffentlichen Arbeitgebern benachrichtigt, und ein  Zuständigkeitsantrag kann so gestellt werden, dass sie berücksichtigt werden. 

KAYNAKÇA 

ALPAGUT, Gülsevil: “6356 Sayılı Kanun’un Avrupa Konseyi, AB ve ILO Normlarına  Uyumu Açısından Değerlendirilmesi”, İş Hukukunda Güncel Sorunlar (3), Seçkin  Yayıncılık, Ankara 2013, s. 113-148 (Güncel Sorunlar). 

ALPAGUT, Gülsevil: İşyerinin Devri ve İş Sözleşmesini Fesih Hakkı, Beta Basım Ya yım, İstanbul 2010 (İşyerinin Devri). 

ASCHEID, Reiner / PREIS, Ulrich / SCHMIDT, Ingrid: Kündigungsrecht, 5. Auflage,  C.H. Beck, Münih 2017, www.beck-online.de, E. T. 01.04.2019. 

AYDIN, Fazıl: Çalışma Mevzuatı ile İlgili Avrupa Birliği Direktifleri, Çalışma ve Sosyal  Güvenlik Bakanlığı, Yayın No: 11, www.ailevecalisma.org.tr, E.T. 21.03.2019. 

CANBOLAT, Talat: “6356 Sayılı Kanun’un Toplu İş Sözleşmesine İlişkin Hükümleri”,  İş Hukukunda Güncel Sorunlar (3), Seçkin Yayıncılık, Ankara 2013, s. 53-89. 

ÇELİK, Nuri / CANBOLAT, Talat / CANİKLİOĞLU, Nurşen: İş Hukuku Dersleri, 31.  Bası, Beta Basım Yayım, İstanbul 2018 (Güncel Sorunlar). 

ÇİÇEK, Mustafa: İşyerinin Devri, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2017.

24 TAÜHFD/ZtdR – 2019/2 

DÄUBLER, Wolfgang: Arbeitsrecht, 11. Auflage, Bund Verlag, Frankfurt am Main  2015. 

EKMEKÇİ, Ömer: Toplu İş Hukuku Dersleri, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul 2018. 

GÜZEL, Ali / UGAN ÇATALKAYA, Deniz: “İşyerinin veya Bir Bölümünün Devrinin  Toplu İş Sözleşmesine Etkisi”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi,  Cilt 15, Özel Sayı, Yıl 2013, s. 147-199. 

LÖWISCH, Manfred / RIEBLE, Volker: Tarifvertragsgesetz, 3. Auflage, Verlag Franz  Vahlen, Münih 2012. 

ÖZKARACA, Ercüment: İşyeri Devrinin İş Sözleşmelerine Etkisi ve İşverenlerin Hukuki  Sorumluluğu, Beta Basım Yayım, İstanbul 2008. 

SÖNMEZ TATAR, Gülsüm: İşyeri Devrinin Kazanılmış Haklara Etkisi, TÜHİS Yayın ları No:74, Ankara 2011. 

SÜZEK, Sarper: “İşyerinin Devri ve Hukuki Sonuçları”, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk  Fakültesi Dergisi, Cilt 15, Özel Sayı, Yıl 2013, s. 311-330. 

THÜSING, Gregor / BRAUN, Axel: Tarifrecht, Verlag C. H. Beck, Freiburg 2011. 

TUNCAY, Can / SAVAŞ KUTSAL, Burcu: Toplu İş Hukuku, 6. Bası, Beta Basım Ya yım, İstanbul 2017. 

UÇAROL, Fatma Bengü: İşyeri Devrinin İş Sözleşmesine Etkisi, Seçkin Yayıncılık, An kara 2017. 

Leave a Reply

Your email address will not be published.